Anahtar kelimeler: Bam Cismani Başkan Açılmadan Yazim Katip Ölüm Üye Karara Yoluna

T.C. ... BAM .... HUKUK DAİRESİ
T.C....BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A.... HUKUK DAİRESİ K A R A RDOSYA NO
: .../...KARAR NO
: .../...BAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ... ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ../...KARAR NO
: ../...KARAR TARİHİ
: ...İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: ...DAVACILAR
: 1-...2-... - ...VEKİLİ
: Av. ... - .DAVALI
: 1 -... - ...2-.VEKİLİ
: Av. ... -DAVALI
: 3 -...VEKİLİ
: Av. ... -DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )B.A.M. KARAR TARİHİ
: ...KARAR YAZIM TARİHİ
: ....Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalılar ...... ve ...... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin kardeşi olan müteveffa .....'ın █████/2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ... ...'nın kullanmış olduğu ...... plakalı kamyonun çarpması neticesinde █████/2011 tarihinde hayatını kaybettiğini, kazaya sebebiyet veren aracın davalılardan ....... adına kayıtlı olduğu kaza nedeniyle .... ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin ..../.... esas sayılı dosyası üzerinden açılan dava neticesinde müteveffanın annesi ..... adına 40.000,00-TL, babası ..... adına 40.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan alınarak ödenmesine karar verildiğini, söz konusu kararın kesinleştiğini, böylece dava konusunu teşkil eden █████/2011 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili manevi tazminat alacağı ile ilgili aynı olayla ilgili taraflar arasında kesinleşmiş emsal tarafları bağlayıcı yargı kararının olduğunu, davanın kabulü ile müvekkili ... için 40.000,00-TL manevi tazminat, müvekkili ...... için 40.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ....... açısından █████/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu olarak tahsiline, davalı ... açısından temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte dava konusu alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde, .........plakalı aracın müvekkili tarafından █████/2011-█████/2012 vadeli ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile sigortalandığını, müvekkili şirketin sorumluluğu limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte temerrüt süresi kaza tarihinden itibaren değil delillerin tümünün müvekkili şirkete tebliği tarihinden itibaren 8 iş günü geçmesi ile başladığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ...... ve ..... vekili cevap dilekçesinde, söz konusu kazaya ilişkin olarak kaza sonrası müteveffanın annesi, babası ve eşi tarafından .... ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ..../.... esas sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat talepli dava ikame edildiğini, kabul edilerek kesinleştiğini, kazanın meydana gelişi meydana gelen zarardan ve hatta kazanın meydana gelmesi ile talep tarihi arasında geçen zaman göz önüne alındığında zenginleşme sebebi olacak kadar son derece fahiş olup bu talebinin de müvekkili ...... ve müvekkili şirket tarafından kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacıların her biri için 25.000,00'er TL manevi tazminattan (davalı ......'nın 20.000'er TL kısmından sorumlu olmak üzere) davalılar ........ ve .......'nin yönünden █████/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... yönünden █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, (davalı ... Şirketinin poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına,) karar verilmiştir.Davalılar....... ve .... vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, veraset ilamını göre kazalı müteveffanın mirasçılarının eşi, anne ve babası olduğu görüldüğü, davacıların mirasçı olmadıkları, bu nedenle davanın öncelikle sıfat ve hukuki yarar yokluğundan taraf ehliyeti bulunmayan davacılar yönünden reddi gerektiği, kazadan sonra mirasçılar tarafından açılan manevi tazminat davasına rağmen davacıların kazadan 7 yıl sonra açtıkları bu davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiği, davacıların haksız kazanç elde etmeye çalıştıkları, hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğu, tarafların her birinin sosyal ve ekonomik durum araştırmasının yapılmadığı, müvekkili ...'nin aylık gelirinin 2.334,00.-TL olduğu ve hükmedilen tazminatı karşılayamayacağı, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağı, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava,trafik kazası nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir.Davalı ... ve ...... vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf istemibakımından, 6098 sayılı TBK 72 maddesi gereği, haksız fiilden kaynaklı tazminat davalarında zaman aşımı süresi tazminat yükümlüsünü öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl ve eylem tarihinden itibaren 10 yıldır. Ancak tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zaman aşımını öngördüğü bir fiilden kaynaklanıyorsa, ceza zaman aşımı uygulanacaktır.KTK'nın 109. maddesinin 2. fırkasındaki düzenleme ile ceza kanununda öngörülen daha uzun zaman aşımı süresinin tazminat talebiyle açılacak davalar için de geçerli olabilmesi, sadece eylemin ceza kanunlarına göre suç sayılması koşuluna bağlanmıştır. Zira sonuçta haksız eylemin cezayı gerektiren bir fiil teşkil etmesi durumunda o fiil için öngörülen ceza zaman aşımı süresi hukuk yargılamasında da uygulanacaktır.Ölümlü trafik kazasından kaynaklı davada 15 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresi uygulanması gerektiğinden davalı vekilinin zamanaşımı itirazları yerinde değildir.Davacılar, ölenin kardeşi olup, ölümden üzüntü ve elem duyduklarının kabulü gerekecek olup, bunun ayrıca ispatı gerekmeyeceği gibi manevi tazminat alacaklısı olmaları için ölenle aynı evde yaşamaları gerekmez. Bu hususa yönelik yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddi gerekmiştir.6098 sayılı TBK 56/1. maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle bedensel zarar halinde, zarar gören, manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilecektir. 6098 sayılı TBK 56. maddesine göre; hakimin özel halleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O hâlde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut hâlde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkân nispetinde iadesini amaçladığından hakim, 4721 sayılı MK 4 maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir.Hakim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir.Meydana gelen kazada kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde hükmedilen tazminat miktarı uygun olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf istemi yerinde değildir.Diğer yandan, müşterek ve müteselsil borçlulardan biri bakımından diğerine göre daha az miktarda tazminat ile sorumlu tutulması doğru değilse de, bu husus davacı tarafından istinaf konusu edilmediğinden kaldırma nedeni yapılmamış eleştirilmekle yetinilmiştir.HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davalılar ....... ve ... vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... tarih ve .../..-.../... sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davalı ...ve ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalılar ... ve ... tarafından yatırılması gereken 3.415,50.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 853,88-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.561,62-TL istinaf karar harcının davalılar ....ve ...'dan alınarak hazineye irat kaydına,3-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi....Başkan......Üye......Üye......Katip...