Anahtar kelimeler: Köpeğe Köpek Görmüştür Davadavacı Görmemesi Bakımı Uyarı Şirketçe Yapısını Tevzi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
:Davacı vekili ---- harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirkete ----plakalı araç,--- tarihinde -------istikametine seyir halinde iken yola köpek çıkan köpeğe çarpması hasar görmüştür. İşbu hasar sebebiyle müvekkil şirketçe sigortalı ilgilisine sigorta tazminatı ödenmiştir. Resmi makamlarca tutulan tutanakta yer aldığı üzere, davalı taraf "karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak şekilde yapmak ve bulundurmakla yükümlüdür. " kuralını ihlal ettiğinden ve üçüncü kişilerin zarar görmemesi için tüm uyarı tedbirlerini alma v.s. yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle dava konusu hasarın oluşumundan sorumludur.
TTK 1472 ve diğer ilgili maddeleri ile ----- Şartlarınca sigortalısına ödeme yapan müvekkil şirket, sigortalısının dava ve talep hakkını devralarak, halefiyet yoluyla hasar sorumlularına karşı 2918 Sayılı KTK ve Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerince rücu davası açma hakkına sahip olmakla, aynı zamanda ibraname temlikname hükmünde olduğundan sigortalısının talep ve dava haklarını temlik almıştır. Resmi makamlarca tutulan tutanağa göre, yolun seyrüsefere açık olması, gerekli tedbirlerin alınmaması, tedbirsizlik/dikkatsizliği v.s. nedeniyle kazanın meydana geldiği açık olmakla ve davalı tarafa atfedilecek bir kusur olduğu anlaşılmakla müvekkil şirkete ---- lakalı araç kazaya uğramış olduğundan maddi zararın meydana gelmesinde davalı taraf kusurlu ve/ veya kusursuz sorumludur.Kaza ile davalının eylem/ eylemsizliği arasında illiyet bağı bulunduğundan TTK 1472 ve alacağın temliki hükümleri gereğince sigorta tazminatı ödeyerek kanunen sigortalı yerine geçerek taraf sıfatı kazanan müvekkil --- tarafından, davalılara karşı Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerince işbu rücuen tazminat talebinde bulunulması zorunluluğu doğmuştur.Huzurdaki dava açılmadan önce, davalı aleyhine -------Sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış, davalı tarafça takibe itiraz edilmiştir. Bunun üzerine, hukuki uyuşmazlığın taraflarca müzakere edilmesi ve dava şartının yerine getirilmesi amacıyla ---- numarası ile arabuluculuk yoluna başvurulmuştur. Arabuluculuk son tutanağı “anlaşamama” olarak düzenlenmiş ve huzurdaki işbu alacak davasını açma zarureti hasıl olmuştur." denmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Dava yetkili mahkemede açılmamıştır. Dava görevli mahkemede açılmamıştır. Sayın mahkemenizin Re'sen göz önünde bulunduracağı üzere dava süresinde açılmamıştır ve zaman aşımı itirazımız bulunmaktadır. Davanın zamanaşımına uğramış olması sebebi ile de reddini talep ediyoruz.Usule ilişkin itirazlarımızı yineleyerek, itirazlarımızın reddi halinde, asla davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte ve dava dilekçesinde aleyhe beyanları kesinlikle kabul etmeyerek davacının haksız ve mesnetsiz açmış olduğu davanın reddini talep etmekteyiz. Bu çerçevede davaya cevaplarımızı sunuyoruz. Karayolları Trafik Kanununda yapılan düzenleme ile yaban hayvanlarının geçiş yollarının düzenlenmesi hususunda yasal bir düzenleme yapılmıştır. Ancak bu düzenleme tüm yolun bir tel kafese alınmasını veya tel çit çekilmesini kapsamadığı gibi, kedi ve köpek gibi yaban hayvanı olmayan hayvanlar için geçiş yolu düzenleneceğini kapsamamaktadır. İş bu sebeple davacının dayanak olarak gösterdiği belgelerde müvekkil şirkete atfedilen “tamamen kusurlu olduğu” kanaatine katılmak mümkün değildir. 2918 sayılı Trafik Kanunu 7. maddeye eklenen m bendinde özellikle “yaban hayvanı” denmektedir. --------- “yaban”ı “insan yaşamayan ıssız yer, vahşi olan, evcil olmayan canlı” diye tanımlamaktadır. Kazaya sebebiyet veren köpek, bir yaban hayvanı değildir. Kaldı ki ---------görev ve yetkileri arasına, “otoyolların habitatları böldüğü yerlerde ----- görüşünü alarak yaban hayvanlarının geçişlerine izin verecek menfez, ekolojik köprü ve benzeri tesisleri yapmak”, ve “karayollarına yaban hayvanlarının muhtemel yaşam alanlarının bulunduğu bölgelerde uyarıcı levhalar koymak” maddeleri eklenirken, “yaban hayvanları” ve “habitatların bölündüğü yerler” e ilişkin düzenleme yapılmıştır. Yine habitat ile kastedilen yerin bitkilerin doğal olarak yetiştiği ve yerleşim olmayan yerin kastedildiği açıktır. Kazanın olduğu yer habitat alanı değildir. Kaldı ki; Müvekkil Şirket tarafından Uygulama Sözleşmesi ve uygulamaya ilişkin İdare yönergeleri tahtında üstlenilen yükümlülüklere uygun olarak -----------her 4 (dört) saatte bir devriye turu yapılmakta ve tespit edilen olaylara müdahale edilmektedir. Dolayısıyla, ilgili mevzuat tahtında Müvekkil Şirket üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiştir. Bu kapsamda, araç sürücüsü tarafından belirtilen hususlara özen gösterilmemesi nedeniyle yaşanan kazalara ilişkin olarak Müvekkil Şirket’in kusurunun varlığından bahsedilebilmesi mümkün değildir. Müvekkil Şirket üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirmiş ve ilgili durumların önüne geçilebilmesi adına ---- etrafı çit ile çevrelenmiştir. Ayrıca, ilgili mevzuat kapsamında --- çevresinde yer alan tel çitlerde 10 cm açıklık bulunması izin verilmekte olup, Müvekkil Şirket tarafından yapılan uygulamalar neticesinde, --------- çevresinde yer alan tel çitlerde mümkün olduğunca 10 cm açıklık bulundurulmadığını bildiririz. Tüm bunlara ek olarak, tel çit bakımında herhangi bir aksaklık olmadığı ve/veya tel çitlerde açıklık olmadığı durumlarda dahi, hayvanların toprağı kazıyarak ve ilgili mevzuat uyarınca izin verilen açıklıktan geçerek --- ulaşabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Huzurdaki işbu davaya konu --- tarihli trafik kazası ,sürücü --- sevk ve idaresindeki --- plakalı araç ile belirtilen Km 301 civarlarında -----çıkan başıboş hayvana çarpması sonucu meydana gelmiştir. ---- sürücülerin uyması gerekli trafik kuralları 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile ilgili mevzuat kapsamında belirlenmiş olup, sürücüler de ----- seyir esnasında tedbirli davranmakla ve değişken hava ve yol şartlarını dikkate alacak şekilde üzerine düşen özeni göstermekle yükümlü kılınmıştır. Öte yandan önemle belirtmek isteriz ki, davacıya ait araç sürücüsünün ---------seyir hızının tespit edilmediği görülmektedir. Bu durumda ortalama bir hız tespiti olmadan sürücünün dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin tespiti de mümkün olamamaktadır. Dolayısıyla eksik tutanak doğrultusunda, eksik bilgilerle varsayımlarla araç sürücüsünün kusursuz olduğuna karar vererek tüm kusurun müvekkil şirkete yüklendiği rapor, huzurdaki davaya dayanak teşkil edemez. Zaten köpeğin gelişinin, aracın hız sınırları içerisinde seyrediyor olması durumunda görülebilir olacağı aşikârdır. İlgili mevzuat kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmeden trafiği tehlikeye düşürecek şekilde ----seyreden araç sürücülerinin gerçekleştirdiği kazalarda söz konusu sürücülerin sorumluluğunun varlığı esastır. Somut olayda, araç sürücüsünün kazanın meydana geldiği sırada KTK tahtında alması gereken tedbirleri almadığı tespit edilmiş olup, ilgili mevzuat uyarınca öngörülen kuralları ihlal eden araç sürücüsünün söz konusu kazada sorumlu olduğu açıktır. Ayrıca belirtilmelidir ki, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlamak” başlıklı 52. maddesi 1-B bendi uyarınca araç sürücüleri “Hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak” ile yükümlüdür. İlgili mevzuat gereğince, araç sürücüsü hızını ------ bulunan kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yay ve hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken azaltmak, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun getirdiği şartlara uydurmakla yükümlüdür. Ayrıca, ilgili mevzuatta ----seyreden araçların hız limitleri --- ana gövde, bağlantı yolları ve kavşak kolları için ayrı ayrı belirlenmiştir. Somut olayda, araç sürücüsü kazanın meydana geldiği sırada KTK tahtında alması gereken tedbirleri almadığı ve KTK tahtında öngörülen kuralları ihlal eden araç sürücüsünün tespite konu kazada sorumluluğunun varlığı esastır. Kaza tespit tutanağında, Müvekkil Şirket’in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 19. maddesini ihlal ettiğini iddia edilmiş ise de söz konusu tutanağı tutan memurun, kazanın gerçekleştiği ------kesiminde var olduğu iddia edilen yapısal kusurları tespit etmeye imkan verecek eğitim, bilgi ve tecrübeden yoksun olduğundan bahisle, böyle bir tespiti yapamayacağı açıktır. Memur tarafından tutulan tutanak bilgilendiren bir tutanak olup, Müvekkil Şirket’in kusurunun bulunup bulunmadığı polis memuru tarafından belirlenmemektedir. Yargı kararları dikkate alındığında polis tutanağı resmi belge niteliğinde olduğu değerlendirilmekte olup, --------- tarihli ilamında "Kaza tespit tutanağı aksi ispat edilene kadar geçerli resmi belge niteliğindedir..." hükmü yer almaktadır.Ek olarak, polis memurlarının olay yerinde yaptıkları tespitler hakkında Trafik Denetimlerinde Ve Trafik Kazalarında Alınacak Önlemlere İlişkin Yönerge madde 49/1-f uyarınca “Kaza yerinde iz ve deliller tespit edilerek, gerekli ölçümler yapılır, kaza yerinin farklı açılardan bölüm, araçların hasarlı kısımları ise hem dar hem geniş açıdan ayrı ayrı fotoğraflanır, inceleme; kaza yerini içine alacak şekilde büyük bir daire çizilerek (sanal), dairenin en dışından ve çabuk kaybolabilecek delillerden başlanarak merkeze doğru gelmek suretiyle, gerekiyorsa, daire eşit parçalara bölünerek yapılır.” hükmü dikkate alındığında, kaza tespit tutanağının gerekli incelemeler ve tespitler yapılmadan tutulduğu, tel-çit açıklığına ilişkin herhangi bir tespitin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan sebeplerle işbu kaza tutanağı hukuki dayanaktan yoksundur. Müvekkil Şirket tarafından ------ güvenliği açısından gerekli tüm tedbirler ve önlemler yukarıda bahsi geçen mevzuat, Teknik Şartnameler ve standartlara uygun olarak alınmıştır. Olay günü düzenlenmiş Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında ve ekli krokisinde, mahalde yol kenarındaki tel çitlerde tespit edilmiş açıklık, yırtık, devrilme olduğuna dair bir tespitin bulunmamasının yanında, yol kenarındaki bariyer veya tel örgülerdeki eksiklikle ilgili idareye bildirim yapıldığına dair herhangi bir bilgi ya da belge olmadığından dolayı Müvekkil Şirket’in sorumluluğu bulunmamaktadır. Eksik ve hatalı rapor dayanak yapılarak açılan davadaki maddi tazminat isteminin kabulü mümkün değildir. Araç hızı, fren izi olay anında ortalama olarak tespit edilmemiş, tutanakta da açıkça yazdığı üzere sürücü beyanından yola çıkılarak sürücünün kusurunun bulunmadığı yönünde hakkaniyete aykırı bir rapor hazırlanmıştır. Oysa sürücünün aşırı hız yaparak dikkat ve özen yükümlülüğünü getirmediği görülmekte, kusurlu davranışı nedeniyle görüş alanındaki köpeği göremeyerek kazaya sebebiyet vermiş olduğundan, hız tespiti yaptırmayarak sorumluluktan kurtulma iradesi de kolayca anlaşılmaktadır.Bu sebeple davacının;TTK 1472 ve diğer ilgili maddeleri ile ----- sigortalısına ödeme yapan davacı şirket ,sigortalısının dava ve talep hakkını devralarak ,halefiyet yoluyla hasar sorumlularına kariı 2918 sayılı KTK ve Borçlar Kanununun haksız fiil hükümlerince rücu davası açma hakkına sahip olduğunu,aynı zamanda ibraname temlikname hükmünde olduğundan bahisle sigortalısının talep ve dava haklarını temlik aldığını ,resmi makamlarca tutulan tutanağa göre,yolun seyrüsefere açık olması ,gerekli tedbirlerin alınmaması ,tedbirsizlik /dikkatsizlik v.s nedeniyle kazanın meydana geldiğini,davalı tarafa atfedilecek bir kusur olduğunu ,müvekkil şirkete ----- plakalı araç kazaya uğramış olduğundan maddi zararın meydana geldiğini,davalı tarafın kusurlu ve/veya kusursuz sorumlu olduğunu ,kaza ile davalının eylem /eylemsizliği arasında illiyet bağı bulunduğunu TTK 1472 ve alacağın temliki hükümleri gereğince sigorta tazminatı ödeyerek kanunen sigortalı yerine geçerek taraf sıfatı kazanan davacı müvekkil -----Tarafından davalılara karşı Borçlar Kanunun haksız fiil hükümlerince iş bu rücuen tazminat talebinde bulunduklarını, davalı aleyhine ----- Sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla 46.813,44 TL hasar bedelinin ödeme tarihi olan 17.10.2023 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi için açılan iş davanın kabulü mümkün değildir. Ortada ayıplı hizmet ya da kusur bulunmamaktadır. Buna karşılık davacının kötüniyetle haksız kazanç çerçevesinde hukuka aykırı bir şekilde maddi yarar temin etme çabası açıkça ortadadır.Müvekkil şirketin davalıya böyle bir borcu bulunmamaktadır. Dava konusu talep miktarı da haksızdır. Müvekkilin hiçbir kastı ve ağır kusuru bulunmadığı halde ---- plakalı araçta meydana gelen hasara karşın davacı sigorta şirketinin ödemiş olduğu 46.813,44 TL hasar bedelinin müvekkilden rücu talebi kabul edilemez.Kusur oranın tespitine yönelik raporlarını da kabul etmiyoruz. Sayın mahkemece gerekli araştırma yapılarak kusur oranın tespitine yönelik bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmekteyiz .Ayrıca açılan davayı kabul etmemekle birlikte ekspertiz raporunda belirtilen hasar tutarına da itiraz ediyoruz. Ekspertiz raporunu hazırlayan kişinin hasara ilişkin miktar tespiti de hukuki dayanaktan yoksundur.Ekspertiz raporunu hazırlayan kişinin hasara ilişkin miktar tespiti de hukuki dayanaktan yoksundur.Hukuki dayanaktan yoksun ekspertiz raporu ile müvekkil aleyhine açılan davanın reddi gerekmektedir. Hangi kıstasa göre ve ne sebeple 46.813,44 TL zarar tespit edilmiş olduğu tarafımızca anlaşılamamıştır. Tamamen afakî ve dayanaksız olarak yapılan hesaplama neticesinde hasar miktarı belirlenmiştir. Bu rakamı sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu özel bir ekspertiz şirketi belirlemiş olup ,taraflı bir şekilde düzenlendiği ortadadır.iş bu nedenlerle sayın mahkemece yapılan bilirkişi neticesinde araçta meydana gelen zararın tespiti için ehil bilirkişi tarafından rapor alınmasını talep ederiz.
Buna karşılık davacının kötüniyetle haksız kazanç çerçevesinde hukuka aykırı bir şekilde maddi yarar temin etme çabası açıkça ortada olup haksız ve mesnetsiz davalarının reddine karar verilmesini talep ederiz.Müvekkil hakkında haksız dava açan kötü niyetli davacı tarafın, aşağıdaki Hukuk Muhakemeleri Kanunu 329. maddesi uyarınca disiplin para cezası ödemesine karar verilmesini talep etme zorunluluğu doğmuştur.Haksız davanın usulden ve esastan reddine,
Kötü niyetli ve haksız olarak açtıkları dava sebebiyle davacı tarafın HMK md. 329 gereği tazminat ve disiplin para cezasına mahkûm edilmesine,Yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz." denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalıdan 6102 Sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir.TTK nun 1472-(1)maddesi; "Sigortacının, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlululara karşı dava hakkı var ise bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmış ise, sigortacı mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek ,dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklindedir. Halef olma (halefiyet) bir kişinin hukuken diğerinin yerine geçmesi anlamına gelir.
6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Haksız fiile dayalı bir borcun doğabilmesi için, hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, fiili işleyenin kusuru olmalı, sonuçta bir zarar doğmalı, zarar ile işlenen fiil arasında da uygun nedensellik bağı bulunması gerekir.
KTY Madde 19’da ‘İlgili bütün kuruluşlar, yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu oldukları karayollarında; a) Karayolu yapısını, b) Trafik işaretlerini, trafik güvenliğini sağlayacak şekilde yapmak ve bulundurmakla yükümlüdürler.’ KTK Madde 47/d “d) Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere, uymamak,”KTK Madde 7 / a) Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, f) Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak, l) -----habitatları böldüğü yerlerde ---- görüşünü alarak yaban hayvanlarının geçişlerine izin verecek menfez, ekolojik köprü ve benzeri tesisleri yapmak, m) Otoyollarda yaban hayvanlarından kaynaklanacak trafik kazalarını önlemek maksadı ile kafes tel çit yapmak, n) Yaban hayvanlarının muhtemel yaşam alanlarının bulunduğu bölgelerdeki karayollarında uyarıcı levhalara yer vermek, zorundadırlar. ‘KTK Madde 13 Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür.’ Şeklinde düzenlemeler bulunmaktadır.Somut olayda; davalı -----------işleteni firmanın dava konusu kazanın gerçekleştiği otoyolda sorumluluklarını yerine getirmediğinden tek taraflı trafik kazasının ve davaya konu zararın meydana geldiği iddia edilmektedir.
Bilindiği üzere, 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Öte yandan, bugüne kadarki yerleşik Uyuşmazlık Mahkemesi kararları ile son dönem gelişen ve ------karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağı; Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri başlıklı 7.maddesinde yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, araçların güvenli geçmesi ile ilgili tüm tedbirleri almak, davalının görevleri arasındadır. Bu açıklamalar ışığında somut olayda; davalının tazmin sorumluluğundan bahsedebilmek için zarar, kusur ve illiyet bağı unsurlarının bulunması gerektiği mahkememizce alınan ----- tarihli bilirkişi raporları ile dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalının yukarıda belirtilen kuralları ihmal ve ihlali nedeniyle %75 oranında kusurlu olduğu davacı sigortalısının ise %25 oranında kusurlu olduğu tespitine varıldığı ayrıca dava konusu araçta meydana gelen hasar bedelinin ---- olduğunun tespit edildiği ancak davacı tarafça yapılan ödeme nispetinde talebe hak kazanacağı gözetilmekle yapılan ödemeler toplamı olan --- kusur oranı dikkate alınarak---- üzerinden ödeme tarihi olan --- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulüne; ---- tazminatın ödeme tarihi olan ----- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 2.398,36 TL harçtan peşin alınan 799,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.598,90 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
3- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 799,46 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 35.110,08 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 11.703,36 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan 5.300,00 TL bilirkişi ücreti ve 111,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.411,50 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 4.058,62 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7- Kabul red oranına göre belirlenen 2.700,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 900,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!