Anahtar kelimeler: İşsahibi İfada Uzatımı Davadavacı Tevzi Bitirilip Tesisat Proje Cari Zamanında

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendiDAVA
:Davacı vekili ---- harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında imzalanan ---- tarihli Elektrik Tesisat İşleri'nin yapılmasına ilişkin sözleşmede davacının işsahibi, davalının ise yüklenici olduğu; sözleşmenin 22. maddesinde proje geçici kabule hazır hale getirme süresinin sözleşmenin imzalanmasından itibaren 270 gün olarak belirlendiği; davalı tarafça geç ve eksik ifada bulunulduğu; sözleşmenin 23. maddesinin "Gecikme cezası; işveren tarafından varsa verilen süre uzatımı hariç, iş zamanında bitirilip teslim edilemediği takdirde, (İşverenin gecikmeden kaynaklanan zararlarını talep hakları saklı kalmak kaydıyla) sözleşme bedeli üzerinden 75.000TL. gecikilen her takvim günü için yüklenicinin hak edişinden gecikme cezası kesilir." şeklinde olduğu beyan edilmiş ve şimdilik 400.000TL'lik belirsiz alacağın tahsiline, tespit edilecek cezai şartın da alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren temerrüt faiziyle ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın taraflar arasında imzalanan ------maddesi uyarınca cezai şart bedeli alacağı konulu olması, talep miktarının likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olması nedeni ile hak ve yükümlülüklerin geçen 5 yıllık süre içerisinde zamanaşımına uğradığını, sözleşme gereği sözleşmenin icrası için toplamda 270 günlük süre öngörülmüş ise de davacının kusurlu ve eksik ifası nedeni ile işin teslim süresinin uzadığını, davacının ------ müşaviri olarak yardım aldığını elektrik tesisat işlerinin yerine getirilmesi için inşai ve teknik eksikliklerin proje müşaviri ve davacıya bildirildiğini, fakat eksikliklerin ve yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeni ile gecikmenin olduğunu, sözleşme gereği davacı tarafa hakediş ücretlerini yatırması yükümlülüğünü düzensiz ve eksik olarak yerine getirdiği, davacının kusuru ile yaşanan gecikmede müvekkilinin zarar ve sorumluluklara katılmasını kabul etmeyeceklerini, davacının kötüniyetli ve haksız olduğunu belirtmiş bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Teslimde gecikme olup olmadığı, gecikme var ise vaki cezai şartın talep edilebilir olup olmadığı taraflar arasındaki ihtilaftır. Sözleşme tarihinde 6098 sayılı Borçlar Yasası'nın 470. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere, yanlar arasındaki akdi ilişki bir "eser sözleşmesi" olup, uyuşmazlığın, eser sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilip çözülmesi gerekli ve zorunludur.Eser sözleşmelerinde teslim yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hakimiyetine geçirmesi olarak tanımlanmaktadır. Teslim yapılması da hukuki bir işlem olmayıp maddi vakıadır.Teslimin yapıldığı ve bedele hak kazanıldığını da yüklenici ispat etmek zorundadır. Davalı taraf zamanaşımı defiinde bulunmuş ise de teslim gerçekleşmedikçe zamanaşımı işlemeye başlamayacağı da dikkate alınarak TBK 147/6 maddesi uyarınca yerinde görülmemiştir.TBK'nın 179. Maddesi " Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir.Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır. " hükmüne haizdir. Ceza koşulu borçlunun alacaklıya karşı mevcut bir borcu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde ödemeyi üstlendiği hukuki işlem ile belirlenmiş ekonomik değeri olan bir edimdir. Ceza koşulu zararı tazmin amacı değil, sözleşmeden doğan borcun ifasını sağlama amacı güder. Ceza koşulu asıl alacağı kuvvetlendirme amacı güder. Bu bakımdan ceza koşulu kuvvetlendirilecek asıl borcun mevcut olmasını gerektirir. Asıl borç yoksa ceza koşulu da söz konusu olmaz. Bu niteliği itibarı ile ceza koşulu asıl borca bağlı bir yan borçtur. Asıl borç geçerli olarak meydana gelmemişse veya sonradan ifa , ibra, takas veya yenileme yoluyla ortadan kalkmışsa yan nitelikteki ceza koşulu da meydana gelmez veya ortadan kalkar.Taraflar arasında imzalanmış -----tarihli sözleşmenin 23. Maddesinde ‘Gecikme cezası, işveren tarafından varsa verilen süre uzatımı hariç iş zamanında bitirilip teslim edilemediği takdirde(işveren’in gecikmeden kaynaklanan zararlarını talep hakları saklı kalmak kaydıyla) sözleşme bedeli üzerinden 75.000 TL gecikilen her takvim günü için yüklenicinin hak edişinden gecikme cezası kesilir’ hükmü olduğu görülmüştür. Taraflar arasında imzalanan sözleşmede kararlaştırılan cezai şart niteliği itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179/2. maddesinde ------- düzenlenen ifaya ekli cezadır. Bu cezanın talep edilebilmesi için eser teslim alınırken anılan cezayı isteme hakkının saklı tutulması veya sözleşmede ihtirazi kayda gerek olmaksızın cezai şart istenebileceğine dair bir hüküm bulunması gerekir. Aksi halde ihtirazi kayıt konulmaksızın eserin teslim alınması durumunda ceza düşer. Somut olayda taraflar arasındaki elektrik tesisat işlerinin yapılmasına yönelik sözleşmede gecikme olduğunun uyuşmazlık konusu olmadığı taraflar arasında dava konusu iş kapsamında son olarak----- tarihinde geçici kabule yönelik tespit tutanağı düzenlendiği bu haliyle dosyada teslimin sağlanmadığının açık olduğu bununla birlikte gecikmenin hangi taraftan kaynaklandığı hususunda bir tespite varılamayan --- tarihli bilirkişi raporuna karşı tarafların itirazları da dikkate alınarak ----- tarihli aldırılan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere gecikmeye sebep olacak aksiyonların zamanında alınmamasından ve kusurlu alınmasından dolayı asıl kusurlunun davacı işveren ve proje yönetimi kaynaklı olduğu bu nedenle davacı tarafça cezai şart talep edemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2- Peşin alınan 6.831,00 TL harçtan, alınması gerekli 615,40 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 6.215,60 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 64.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025