Anahtar kelimeler: Unsurlu Markaya Kod Ülkede Geçmişe İstemli Birçok Tanınmış Yurtdışında Statüsüne

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ Esas, ███████ Karar
ASIL DAVA KONUSU
: Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
BİRLEŞEN DAVA KONUSU
:Markaya Tecavüzün Tespiti İstemli
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, ...esas unsurlu ......kod nolu markaların sahibi olduğunu, markanın yurtdışında birçok ülkede tescilli olduğunu, "...." markasının 40 yıldan fazla bir geçmişe sahip...... kod numarası ile tanınmış marka statüsüne sahip bir marka olduğunu, yurt içinde ve yurt dışında bilinen ve tanınan bir marka olduğunu, davalı tarafın, ...... kod numarası ile 35. Sınıfta ve .....kod numarası ile 25. Sınıfta... ibareli markayı tescil ettirdiğini, karşı tarafın, ...... giysiler üretmek üzere hazırlığa başladığını, Instagramda bu konuda paylaşım yaptığını, müvekkilinin markasının da ... giysilerde bilinen ve tanınan bir marka olduğunu, ...'de büyük bir toptan satış mağazası bulunduğunu, davalı tarafın, kötü niyetli olarak tescil ettirdiği markalar ile müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanarak, haksız kazanç elde etme düşüncesinde olduğunu, açıklanan nedenlerle, ....... kod numarası ile 35. Sınıfta ve ..... kod numarası ile 25. Sınıfta tescilli... ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; müvekkili markası ile davacı yanın markası arasında esaslı farklılıklar olduğundan, davacının müvekkili markasının hükümsüzlüğüne ilişkin talebinin yersiz olduğunu, müvekkili markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi için, davacının markasıyla aralarında esaslı benzerlikler olması gerektiğini ve markaya tecavüz teşkil edecek kullanımlar olması gerektiğini, marka hakkına tecavüzün varlığı için taklit edilen marka ile tescilli marka arasında karıştırılma ihtimalinin varlığı arandığını, markaların karıştırılma ihtimalinin varlığı için, mütecaviz tarafından kullanılan işaretin tescil edilmiş markanın aynısı veya onun benzeri olması ve tescil edilmiş markanın, tescil edildiği mal ve hizmetlerle aynı veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılmasının şart olduğunu, bunun yanı sıra, karıştırma ortalama bir tüketici bakımından olması gerektiğini, yani tescilli marka ile tescilsiz olarak kullanılan işaretin, tüketici tarafından karıştırma ihtimali bulunması gerektiğini, ortalama bir tüketici tarafından ...markası ile... markası arasında bir bağlantı kurulabilme olanağı bulunmadığını, davacı marka görselinde sade bir renk ile ...yazısı bulunduğunu, bu görselin... markasının görseli arasında ayırt edilemeyecek şekilde bir benzerliği bulunmadığını, müvekkilinin... markasını 1 yıldır kullandığını, davacının..... üretimi üzerinde tekel oluşturmayı istediğini, her iki marka arasında görsel, işitsel ve anlamsal fark bulunduğunu, davacının, müvekkili markasını hayalperest bir bakış açısıyla kendi markasına benzetip, müvekkilinin markasını kurban seçmesinın kötü niyetli olup ve müvekkilimizin itibarını düşürmek amaçlı olduğunu, açıklanan nedenlerle, haksız ve mesnetsiz davanın reddi, bu dava nedeniyle ticari itibarı zedelenen ve müşteri kaybeden müvekkili hakkında re'sen maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DOSYADA DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ...'un ...esas unsurlu ...kod nolu markaların sahibi olduğunu, ayrıca yurtdışında birçok ülkede tescilli markasının bulunduğunu, müvekkili adına tescilli "..." markasına ilişkin "..." arama motoru üzerinden arama yapıldığında ..... sırada müvekkilinin markasının yer aldığını, davalı tarafın, ...... kod numarası ile 35. Sınıfta ve .....kod numarası ile 25. Sınıfta... ibareli markayı tescil ettirdiğini, müvekkilinin, ilk ...." ibareli marka başvurusunun 40 yıl önce olduğu gözetildiğinde SMK 155. Madde gereği davalının sonraki tarihli marka başvurularını savunma gerekçesi olarak ileri sürmesinin mümkün olmadığını, davalı tarafın da müvekkilinin markasını 25 / 35 / sınıfta kullandığını, davalının müvekkili ile aynı/benzer mal ve hizmetleri sunmasının, müvekkilinin markadan doğan haklarının bilinçli şekilde ihlali anlamına geldiğini, müvekkil ile aynı sektörde ve piyasada faaliyet gösteren bazı firmaların müvekkilinin tescilli "..." markasını farklı yazı karakterleri tasarlayarak, harf değiştirerek, tescil alma girişiminde bulunduğunu, müvekkili firmanın bu tür tescil girişimlerini önlemek için Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde itirazlarda bulunduğunu ve bu yolda büyük emek ve para sarf ettiğini, açıklanan nedenlerle, marka hakkına tecavüzün tespit ve menine, davalının... ibareli markayı kullanmasının engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
:
"....Davalı markalarında yer alan .....harfinin görsel olarak konumlandırıldığı yer itibariyle "..." ..... olarak algılanması sebebiyle davalı markaları "... - ...." şeklinde görülme ve okunma ihtimali yüksek bulunmaktadır. Özellikle taraf markalarının hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin özel bir eğitim ve dikkat seviyesine sahip olmadığı ve davacı markalarının sektörel olarak yüksek bilinirliği nazara alındığında, daha önce davacı markaları ile karşılaşmış ve zihninde bu markalarla ilgili bir imaj oluşmuş ortalama tüketici gözünde, kavramsal, işitsel ve görsel olarak bu benzerliği barındıran davalı markaları ile davacı markaları arasında işletmesel ya da ekonomik bir bağlantı kurma ihtimalinin bulunduğu, bu itibarla SMK 6/1 anlamında tecavüz ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır.Kötüniyet iddiası yönünden yapılan incelemede; Kötüniyetten ne anlaşılması gerektiği ve hangi koşullarda varlığının kabul edilmesi gerektiği her somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husus olmakla birlikte "ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak ve başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlamaya yönelik olarak, "önceki marka sahibini tescil konusu ürünleri pazarlamaktan alıkoyma, piyasaya girmesini engelleme amacı ile" yapılmış tesciller kötüniyetli kabul edilmektedir. Hukukumuzda iyiniyet asıldır. Yani kötüniyet iddiasında bulunan bu iddiasını ispat külfeti altındadır. Davaya konu olayda davalının kötüniyetli tesciline delalet eder yeterli ve somut delil dosyaya sunulmadığı ve bu iddianın ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan tüm gerekçelerle asıl dava ve birleşen davanın kabulüne karar vermek gerekmiş;
ASIL DAVADA
:
1-Davacının davasının KABULÜ ile;
-Davalıya ait ....... ve ..... tescil numaralı markların hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine,
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZE AİT 2023.....ESAS SAYILI DAVADA :
1-Davacının davasının KABULÜ ile;
-Davalının, davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile, bu tecavüzün men'ine, davalının tecavüz oluşturan "....." ibaresini markasal kullanımının men'ine, " Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
:
Davalı vekili istinaf isteminde özetle;Markalar arasında esaslı farklılıklar olduğunu, müvekkilinin markasında ...ibaresi bulunmadığını, davacının göstermiş olduğu markalarda ise "..." kelimesi olduğunu, kelimelerin sıralanış, yazılış ve oknuşlarına bakıldığında markaların birbirine benzemediği açık olduğunu Ortalama bir tüketici tarafından ...markası ile ...markası arasında bir bağlantı kurulabilme olanağı bulunmadığını, Tüketici ...markasının, sade bir ...yazısından ibaret olduğunu, görselin sağında solunda herhangi bir ekleme olmadığını bildiğini, Marka hakkına tecavüzden söz edilebilmesi için davalının ürün ambalajında ve etiketlerinde kullandığı görselin, ürünün tüketiciler tarafından davacı markası ile iltibasa neden olacak şekilde düzenlenmiş olması gerektiğini,
Müvekkilinin tescilli markası olduğunu, ... LİMİTED ŞİRKETİ adına şirket kurduğunu, tescilli bir markanın kullanımı suç olmadığını, Müvekkili lehine tescil edilen marka hakkına dayanarak 25-35 sınıflarda ürün imalatı ve satışına başladığını, haksız fiil olmadığını, davacının kötü niyetli davasında haksız olduğu gibi piyasada kendisine karşı rakip istememekte ve sektörde tekel oluşturmak istediğini, Müvekkilinin kendisine haksız yarar sağladığına, haksız rekabet ettiğine veya kötü niyetli olduğuna ilişkin hiçbir delil olmadığını, Müvekkilinin kullanmış olduğu ve davacının markasıyla benzerlik gösterdiğini iddia ettiği kelime "..." ve "..." kelimeleridir. "..." ibaresini bir çok marka kullanmakta olduğunu, bu ibarenin Vikipedi'de bir..... çeşidi olarak tanımlandığını, ..... ..... manasına geldiğini, Müvekkilinin "..." ve "..." ibarelerini birlikte kullanarak kendine has ve hiçbir markaya benzemeyen bir marka seçtiğini, Markanın hükümsüzlüğü ve men'i için aranan şartlar bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davaların reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Asıl dava, markanın hükümsüzlüğü; birleşen dava ise, markaya tecavüzün tespiti, meni, refi istemlerine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacının ...esas unsurlu seri markaları ve ... tanınmış markası olduğu, dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre davalının... ibareli markasal kullanımın davacının markasının tescil sınıfında olduğu, kullanımların ortalama tüketici nezdinde karışıklığa neden olacağının yerinde olarak tespit edildiği, davalının markaları tescilli ise de SMK 155.maddesi gereğince sonraki marka tescilinin önceki marka sahibine karşı savunma argümanı olarak ileri sürülemeyeceği, markaya tecavüz koşullarının oluştuğu, taraf markalarının tescil sınıflarının aynı/benzer olduğu, markalar bütünsel olarak karşılaştırıldığında yüksek derecede benzerlik olduğu, bilirkişi raporunun yeterli vve hükme elverişli nitelikte olduğu dikkate alındığında markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi de yerinde olduğundan mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya ilişkin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin asıl ve birleşen dava yönünden yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Asıl davada alınması gereken 732TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-Birleşen davada alınması gereken 732TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 20TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!