Anahtar kelimeler: Kasko Araca Yazildiği Rücu Poliçe Usulden Ödemesi Kazası Plakalı Ankara

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ █████████ Esas █████████ Karar

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ Esas ███████ Karar
DAVA
: İtirazın İptali (Kasko Rücu )
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle yetki yönünden davanın usulden reddine yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı; 143401430 numaralı poliçe ile sigortalanan ... plakalı sigortalı araca, █████/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle tazminat ödemesi yapılarak TTK madde 1472 uyarınca ödenen tazminat kadar sigortalısının haklarına halef olduğunu, olay tarihinde, sürücü ... sevk ve idaresindeki sigortalı ... plakalı aracın, Alanya istikametinden Manavgat istikametinde Payallar Mahallesinde seyri sırasında davalı şirkete ait aydınlatma direğinin rüzgarın da etkisiyle aracın geçişi esnada, devrilmesi sebebiyle aracın sol ön kısımları ile aydınlatma direğine çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde bir kusuru bulunmadığını, kusurun tamamının davalı şirkete ait olduğunu, araçta toplam (KDV Dahil) 32.810,80-TL hasar bulunduğunu, davalı tarafa rücu mektubu gönderildiğini, ödeme yapılmaması üzerine davalı aleyhine Ankara 5. İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ██████████ esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, █████/2023 tarihinde davalı tarafça borca ve yetkiye itiraz edilmesi ile takibin durdurulduğunu belirterek takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı; Şirketin enerji nakil hattı ya da aydınlatma direkleriyle ilgili görev ve sorumluluğu bulunmayıp kusuru da olamayacağını, dava konusu uyuşmazlığın bölgelerinin elektrik dağıtım şirketini ilgilendirdiğini, kendisinin elektrik dağıtım şirketi olmadığını, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; Davalı borçlunun ikametgahının Antalya olduğu, haksız fiilin vuku bulduğu, zararın meydana geldiği ve zarar görenin yerleşim yerinin de Alanya olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davalının Ankara icra dairesinin yetkili olmadığına, yetkili icra dairesinin kendi seçimine göre de Antalya icra dairesi olduğuna dair icra dairesinin yetkisine yapmış olduğu itirazının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle; " Ankara icra dairesinin yetkili olmadığı ve ortada geçerli bir icra takibi bulunmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine" ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; Ankara mahkemeleri ve icra dairelerinin de KTK'nın 110/2 maddesi uyarıca yetkili olduğunu, kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen tazminatın TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı sigorta; sigortalısına ödediği kasko tazminatını, halefiyete dayalı, kazaya kusuruyla sebebiyet verdiğini ileri sürdüğü davalıdan tahsili amacıyla, Ankara 5. İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sırasında takip başlatmış, yasal süresinde davalı borçlunun takibe ve icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı üzerine 1 yıllık hak düşürücü süre içinde ise işbu itirazın iptali davasını açarak takibin devamına karar verilmesini istemiş, Mahkemece; takibin yetkili icra dairesinde yapılmaması nedeniyle davanın, dava şartları yokluğundan bahisle reddine ilişkin yazılı olduğu üzere karar verilmiştir.
Kasko sigorta sözleşmesi nedeniyle sigortacı ile sigorta ettiren arasında çıkan uyuşmazlıkta yetkili mahkeme, HMK'nın 6. maddesi vd yetki kurallarına göre belirlenir. Buna göre; genel yetkili mahkeme olarak HMK'nun 6.maddesi gereğince "davalının yerleşim yeri" mahkemesi olacaktır.
Kasko Sigortası Genel Şartlar C.8. maddesinde ise "sigorta şirketinin merkezinin" veya" sigorta sözleşmelerine aracılık yapan acentenin bulunduğu" veya "rizikonun gerçekleştiği" yer mahkemesinin de yetkili olabileceğine yönelik düzenleme bulunduğu görülmektedir.
HMK'nın 19.maddesinde "(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3)Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4)Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir. " hükmü düzenlenmiştir.
Hemen belirtmek gerekirse ilamsız bir takipte yetkili icra dairesi İİK'nın 50. maddesinin yollaması ile HMK'nın genel hükümlerine göre belirlenecek olup HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesi olup aynı Kanunun 10. maddesine göre ise, sözleşmeden doğan takiplerde, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkilidir. Bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Takip davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Yine 6100 sayılı HMK'nun 19/2.maddesi uyarınca, yetkinin kesin olmadığı durumlarda icra dairesinin yetkisine itiraz edilmesi halinde yetkili icra dairesinin neresi olduğunun açıkça belirtilmesi gerekir. Aksi halde yetki itirazı dikkate alınmayacaktır.( Yargıtay 19. Hukuk Dairesi ██████████ E., █████████ K. Sayılı, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi ██████████ E., ██████████ K. Sayılı ilamları)
Somut olayda dava ve takibe konu uyuşmazlık; haksız fiilden kaynaklı alacağın tahsiline yönelik halefiyete dayalı başlatılan ilamsız icra takibinde icra dairesinin yetkisine ve borca vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı sigortanın, bu durumda işbu davayı/ takibi, sigortalısının haksız fiil hükümlerine göre davalıya karşı yöneltebileceği yer icra daireleri ile mahkemelerinde açabileceğinin kabulü gerekir. Söz konusu kazanın ve kaza sonucu oluşan zararın Alanya İlçesinde meydana geldiği, davalı şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinin ise Antalya İlinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafın, icra dosyasına sunduğu █████/2023 tarihli borca ve yetkiye itiraz dilekçesi kapsamında, yetkili icra dairesinin yerleşim yeri olan Antalya İcra Daireleri olduğunu belirttiği, bir başka ifadeyle seçimlik hakkını kullanarak usulüne uygun yetki itirazında bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece, ilamsız bir takipte yetkili icra dairesi, İİK'nın 50. maddesinin yollaması ile HMK'nın genel hükümlerine göre belirlenecek olup HMK'nın 19/2 madde hükmü de göz önünde bulundurulmak suretiyle davalı tarafın, süresi içinde usulüne uygun icra dairesinin yetkisine itirazda bulunması nedeniyle yazılı olduğu üzere, geçerli bir icra takibi bulunmadığından bahisle davanın dava şartları yönünden usulden reddine yönelik karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin usulden reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, her ne kadar yetkisizlik kararı ile dosyanın gönderilmesine karar verildiği Antalya Ticaret Mahkemesi farklı Bölge Adliye Mahkemesi yargı çevresi kapsamında ise de HMK'nın 362/c maddesi hükmü ile HMK'nın ilk derece mahkemelerinde yetkiye yönelik ihtilafın istinaf kanun yolu sürecinde sonuçlandırılarak kesinleşmesine ilişkin amacı gözetildiğinde ( Dairemizce benzer şekilde kesin olarak verilen bir başka ilamın Yargıtay 3.HD tarafından onanmasına yönelik Yargıtay 3.Hukuk Dairesi █████/2023 tarihli █████████ Esas █████████ Karar emsal kararı da göz önünde bulundurularak) kesin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Her ne kadar yetkisizlik kararı ile dosyanın gönderilmesine karar verilen Antalya Ticaret Mahkemesi yetkili Bölge Adliye Mahkemesi yargı çevresi içinde ise HMK 362/c maddesi ve HMK'nun İlk Derece Mahkemesi yetkiye ilişkin ihtilafın istinaf sürecinde kesinleşme amacı gözetildiğinde kararı kesin olarak vermiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. █████/2025
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!