Anahtar kelimeler: Gemlik Bam Esaskarar Başkan Açılmadan Yazim Katip Bursa Derdest Üye

T.C..... BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .../... -.../...

T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
.... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO
: .../...
KARAR NO
:.../...
BAŞKAN
: ...
ÜYE
: ...
ÜYE
: .....
KATİP
: ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: .../...
KARAR NO
: Derdest
KARAR TARİHİ
: ...
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ...
.
VEKİLİ
: Av. ..
BİRLEŞEN ... ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN .../...E.-.../...K.
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av. ....
GEMLİK/ BURSA
DAVANIN KONUSU
: Alacak
B.A.M. KARAR TARİHİ
: ...
KARAR YAZIM TARİHİ
: ....
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan dava sırasında talep edilen ihtiyati tedbirin reddi kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirketin tır parkı işletmeciliği yaptığını, şirketin işlerini temsilen görmesi adına davalının vekil tayin edildiğini, davalının şirket aleyhine pek çok işlem yaptığını, vekaletnamedeki yetkilerini kötüye kullandığını fark ettiklerini, bunun üzerine davalının azledildiğini, davalının vekaletnamedeki yetkilerini kötüye kullanarak haksız kazanç sağladığını belirterek telafisi mümkün olmayan zararlara uğratılması ihtimali göz önüne alınarak davalı yanın mallarının devrinin önlenmesi bakımından tüm mal varlığına ihtiyati tedbir konulmasına, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 5.000,00.-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde, davanın belirsiz alacak davası olarak görülemeyeceğinden öncelikle hukuki yarar yokluğu, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesini, davalının vekaletname süresince bütün işlemlerini vefat eden şirket sahibi ........'ın bilgisi ve talimatlarına istinaden yerine getirdiğini, yaptığı hiçbir işleme itiraz edilmediğini, .........'ın vefatından sonra haksız ve mesnetsiz iddialarla dava açılmasının iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili birleşen dosyada dava dilekçesinde, davacı şirketin tır parkı işletmeciliği yaptığını, şirket ortağı ............ile kardeşi ........'ın şirket kayıtlarını incelemesi sonrasında bazı kiracı firmaların uzun süredir kira bedellerini ödemediğini fark etmeleri üzerine kiracılara ihtarname gönderdiklerini, kiracı firmalardan İntercombi isimli firmanın ihtarname cevabında kira bedelini davalı ..........isimli firmaya ödediğini belirttiğini, bunun üzerine bu firma hakkında yapılan araştırmada vefat eden ortak .......... tarafından davalı şirket yetkilisi ......'in şirket işlerini temsilen görmesi adına ... ....Noterliği'nin █████/2012 tarihli vekaletnamesi ile vekil tayin edildiğini, .........'in bu yetkiyi kötüye kullanarak şirket aleyhine pek çok işlem yaptığını, kendisine haksız kazanç sağladığını, bu nedenle ....... aleyhine ... .... ATM'nin .../...esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, telafisi mümkün olmayan zararlara uğratılması ihtimali göz önüne alınarak davalı yanın mallarının devrinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesine aksi kanaate ise ihtiyati haciz kararı verilmesine alacak davası olarak şimdilik 30.000,00.-TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı..... Şirketi vekili birleşen dosyada cevap dilekçesinde, açılan davayı kabul etmediklerini, davanın belirsiz alacak davası olarak görülemeyeceğinden öncelikle hukuki yarar yokluğu, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesini, müvekkili şirketin diğer davalı Sabri Güner tarafından kurulmadığını, 2015 yılında kurulan şirketin hisselerinin müvekkili tarafından devralındığını, müvekkili şirketin tır ve kamyon parkı işletmeciliği yaptığı gibi satın alarak kurduğu araç yıkama ve kantar sistemi ile ticari faaliyet yürüttüğünü, davacı tarafın bazı kiracıları olan şirketlere park hizmetini de davacı şirketin sahibi.......'ın ve oğlu ..........'ın muvafakatleri ve ortaklık beyanlarıyla vermiş olduğunu, müvekkili şirketin hisselerini devralan diğer müvekkilinin davacı şirketin ve vefat eden .........'ın işyerinin bütün işletmeciliğini yürüttüğünü, ........ın vefatından sonra haksız ve mesnetsiz iddialarla dava açılmasının iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada, █████/2021 tarihli tensip tutanağının 6 nolu bendiyle" davacının ihtiyati tedbir talebinin para alacağı söz konusu olmakla ihtiyati haciz talebi olarak kabul edilmekle esasen ihtiyati haciz kararının da bir tür ihtiyati tedbir kararı olduğu" gerekçesiyle, dosya içerisindeki mevcut deliller kapsamında takdiren teminatsız olarak İİK'nun 257/1 maddesi uyarınca ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davalının ihtiyati haciz kararına itirazı üzerine duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda; █████/2021 tarihli ara kararı ile dosya içerisindeki mevcut ve toplanan delillere göre ihtiyati tedbir talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle asıl dava dosyasında verilen ihtiyati hacze itirazın reddine, birleşen dava yönünden davacının talebinin bir miktar para alacağı ile ilgili olmakla ihtiyati haciz talebi olarak değerlendirilerek ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalılar vekilinin istinaf istemi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonucunda ........tarih .../...-.../... sayılı kararı ile asıl ve birleşen davada davacı vekili ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş olmasına rağmen talep dışına çıkılarak ihtiyati haciz karar verilmesi nedeniyle HMK 24. madde gereğince asıl davada ihtiyati haciz kararına itirazın reddine ilişkin kararın birleşen davada ihtiyati haciz ara kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiştir.
Dosyanın mahkemesine iadesinden sonra davacı vekili █████/2022 tarihli dilekçesi ile davacının mal varlığının müvekkilinin zararını karşılaması hususunda ve malvarlığını dava süresince elinden çıkartmasına yönelik ciddi endişeleri bulunduğunu, belirsiz alacak davasında, hakkın bulunması ve sebebin ortaya çıkması halinde borçlunun taşınır veya taşınmaz malları üzerine ihtiyati tedbir konulmasında ve karar verilmesinde yasal bir engel bulunmadığını, telafisi mümkün olmayan zararlara uğratılması ihtimalinin yüksekliği göz önüne alınarak öncelikle teminatsız, bu talebin uygun görülmemesi halinde mahkemece takdir edilecek teminat karşılığında davalı yanın mallarının devrinin önlenmesi hususunda malları üzerinde ihtiyati tedbir konulması kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dava konusu olmayan şey üzerine ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması veya tamamen imkânsız hale gelmesi ihtimali söz konusu olduğunu, hal böyle iken davacının mal varlığının müvekkilinin zararını karşılaması hususunda ve malvarlığını dava süresince elinden çıkartmasına yönelik ciddi endişeleri bulunduğunu, belirsiz alacak davasında, hakkın bulunması ve sebebin ortaya çıkması halinde borçlunun taşınır veya taşınmaz malları üzerine ihtiyati tedbir konulmasında ve karar verilmesinde yasal bir engel bulunmadığını, telafisi mümkün olmayan zararlara uğratılması ihtimalinin yüksekliği göz önüne alınarak kararın kaldırılarak teminat karşılığında malların devrinin önlenmesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava, vekalet yetkisinin kötüye kullanılması nedeniyle alacak, birleşen dava; davalının vekaletsiz iş görme hükümlerine istinaden davacının zararına ve kendi yararına olmak üzere gördüğü işler sebebiyle sağladığı kazancın iadesi ve zararın giderilmesi; talep ise, davalıların tüm malvarlıklarına ihtiyati tedbir konulmasını istemine ilişkindir.
İhtiyati tedbir öğretide "...kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır." şeklinde tarif edilmiştir (Medeni Usul Hukuku 12.Baskı Sh.714-Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof. Dr. Oğuz Atalay, Prof. Dr. Muhammet Özekes). Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.
HMK’ nun 389. maddesinde, meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbir kararı ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilir.
Somut olayda, dava dilekçesindeki talepler dikkate alındığında, alacak istemine ilişkin davada dava konusu edilmeyen davalıların mal varlığına HMK 389. madde gereğince tedbir konulması mümkün olmadığından talebin reddine dair ilk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun olup davacının istinaf nedenleri yerinde değildir.
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
.... ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin . ..... tarihli ..../... sayılı ara kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından peşin yatırılan istinaf karar harcının mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
4-İstinaf talebinde bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,
5-Karar tebliğ işlemlerinin 7035 sayılı Yasa ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 359/3 hükmü gereğince İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere █████/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
..
..
Üye
..
..
Üye
..
..
Katip
....

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!