Anahtar kelimeler: Cismani Bam Esaskarar Yazildiği Başkan Anonim Adana Katip Ölüm Üye

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
Başkan
:
Üye
:
Üye
:
Katip
:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: 2021/... Esas, 2023/... Karar
DAVACI
: ... -
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
: ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -
VEKİLİ
: Av.
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30.11.2023 tarih 2021/... Esas 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2017 tarihinde ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın yaya olan müvekkil...'a çarpması sonucunda tek taraflı, maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin meydana gelen trafik kazasında malul kayacak şekilde yaralandığını, ... plakalı aracın kaza tarihinde sigortalı olduğu ... Sigorta Şirketine, ... Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın █████/2021 tarihli yönetmeliğe uygun maluliyet raporu ile █████/2021 tarihinde başvurarak tazminat talep edildiğini ancak davalı şirketin herhangi bir ödeme yapmadığını, akabinde arabuluculuk görüşmelerine geçildiğini ancak 2020/... sayılı dosyası üzerinden yürütülen görüşmelerde de bir anlaşmaya varılamadığını, bu nedenlerle müvekkilinin sürekli iş gücü kaybı oranı, geçici iş göremezlik oranı ve geçici iş göremezlik süresi boyunca bakıma muhtaç olup olmadığının tespit edilerek, şimdilik 100,00 TL olmak üzere zararın kapsamı belli olduktan sonra miktarı açıklanacak sürekli iş gücü tazminatının davalı yandan sigorta limitini aşmamak üzere, temerrüt tarihinden işletilecek ticari faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; davacının müvekkil şirkete başvuru yaptığını, başvuru neticesinde ... numaralı dosyanın açıldığını ancak başvuru konusu olayın kanunda tanımlı trafik kazası niteliğinde olmaması nedeni ile talebinin reddedildiğini ayrıca yapılan başvuruda sağlık kurulu raporu ibraz etmediğinden davanın reddinin gerektiğini, dosyanın kusur raporu alınması için trafik ihtisas dairesine gönderilmesi, akabinde maluliyet raporun alınması için ATK'ya gönderilmesini, araç sürücüsünün kusurlu bulunması ve davacının kaza sebebiyle kalıcı maluliyetinin olması halinde teknik faizi ile birlikte tazminat hesaplanması için aktüerya konusunda uzman bilirkişiye verilmesini, davacıya SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını yapılmış olması halinde hesaplamadan tenzilini talep ettiklerini bu nedenlerle öncelikle davanın esasa girilmeksizin zamanaşımı ve dava şartı sebebi ile reddini mahkeme aksi kanaate ise geçici işgöremezlik, tedavi ve bakıcı giderlerine ilişkin taleplerin reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ 30.11.2023 TARİHLİ KARARI: Davanın kabulü ile, 82.383,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
: Karara karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Meydana gelen kazanın trafik kaza olmadığını, sigortalı aracın silah olarak kullanıldığını, araç ile davacının kasten yaralanmasına kasten sebep olunduğunu, yargı makamlarının sehven bu durumu trafik kazası olarak değerlendirdiklerini, kaza tespit tutanağının dahi düzenlenmediğini, bilirkişi raporunda da bu durumun belirtilerek olayın trafik kazası olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin belirtildiğini, ilgili kanun maddesinde de açık bir şekilde kast durumunun söz konusu olması halinde sigorta şirketlerinin bir sorumluluğunun olmayacağının belirtildiğini, temerrüt tarihi olduğu iddia edilen 11.09.2020 tarihinden itibaren faiz hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini, müvekkil şirket aleyhine faiz, vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin haksız olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, trafik kazası sonucunda oluşan cismani zarar nedeniyle kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı vekili, olayın trafik kazası olmayıp illiyet bağı koptuğundan adli vaka olarak değerlendirilmesi gerektiğini, sigortalı aracın kavga olayında silah olarak kullanılmış olduğunu, bunun tespitinin başvuruda sunulan evraklarla mümkün olmayıp yargılama gerektirdiğinden davalının temerrüte düştüğünden de bahsedilemeyeceğini, bu nedenle davalı aleyhine faiz, vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Ankara 23.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/... Esas, 2019/... Karar sayılı dosyası incelendiğinde, müştekilerin Bünyamin Kodalcı ve (davacı) ... olduğu, sanıkların ise (davalıya sigortalı aracın sürücüsü) ... ve ... olduğu, suç tarihinin █████/2017 olup isnat edilen suçun kasten yaralama suçu olduğu, yapılan yargılama neticesinde sanık ...'ın müşteki Mustafa'ya karşı kasten yaralama suçunu işlediği sabit görülmekle neticeten 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup hükmün itiraz edilmeksizin █████/2019 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece alınan █████/2022 tarihli kusur raporunda, 23.07.2017 tarihinde saat 18:00 civarında ... sevk ve idaresindeki ... plakalı beyaz Şahin tipi otomobil kavga ve tartışmanın olduğu olay yeri olan ... market önüne gidişi esnasında, olay yerinde yaya olarak bulunan...'a çarpması neticesinde yaralanma ile sonuçlanan olaylı kaza meydana geldiği, kaza yol içerisinde meydana gelmiş olup kaza sonrası...'ın kaldırıma çekildiği, kaza sonrası kavga ve tartışmaların devam ettiği, ... ve yanında bulunan şahıslarla ile diğer şahıslar arasında kavga ve tartışma olduğu esnada, ... plakalı otomobil sürücüsü ... kavga ve tartışmanın olduğu olay yerinde bulunan kalabalığın içerisine giriş yaptığının anlaşıldığı, kolluk kuvvetlerince düzenlenen Şikayetçi - Şüpheli İfade Tutanağında ...'nın olayı “..kalabalığın içerisine aracımla intikal ettim....” şeklinde ifade etmiş olduğu, ...'nın aracını bilerek olay yerindeki kalabalığa doğru sürdüğünün anlaşıldığı, olayın trafik kazası olarak değerlendirilmemesi gerektiği, olayın asayiş olayı olduğu, aksi kanaat halinde ise dava dosyasında mevcut bulunan belgelerin incelenmesi sonucu meydana gelen trafik kazasının oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ... tedbirsiz, dikkatsiz ve kontrolsüz araç kullanarak ve davranarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na bağlı olarak çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Hız Sınırlarına Uyma ve Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama" hususlarını düzenleyen 101. Maddesinin “a” bendinde yer alan “Sürücüler Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun getirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.” kuralını ihlal ettiğinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84. maddesi ve bu kanuna bağlı olarak çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 157. maddesine göre asli kusurlu olup kusur oranın %70 olduğu, yaya... tedbirsiz, dikkatsiz ve kontrolsüz davranarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na bağlı olarak çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Yayalar" hususlarını düzenleyen 138.maddesinin “d” bendinde yer alan “Yaya yollarında, geçitlerde veya mecburi hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek, tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunmaları, dikkatsiz hareket etmeleri, oynamaları veya bu yerleri saygısızca kullanmaları yasaktır.” kuralını ihlal ettiğinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84. maddesi ve bu kanuna bağlı olarak çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 157. maddesine göre tali kusurlu olup kusur oranın %30 olduğu belirtilmiştir.
Karayolları Trafik Kanununun 86. maddesine göre; işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı başlıklı B.4-a maddesine göre "Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise," rücu edilebileceği düzenlenmiştir.
Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2022/... Karar sayılı, █████/2025 Tarihli kararı incelendiğinde; "... mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı araç sürücüsü sanığın, eldeki dosyada davacı katılana davalı şirkete trafik sigortalı araç ile çarparak kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ve hükmün Yargıtay'ca onanarak kesinleştiği görülmüştür. Ceza yargılamasında, sigortalı araç sürücüsünün davacıya aracı ile kasten çarparak kasten öldürmeye teşebbüs ettiği sübut bulmuştur. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafça hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; sigortacının, sigortalının sorumluluk konusu olayı kasten gerçekleştirmesinden doğan zararlardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davaya konu kaza, Karayolları Trafik Kanunu'nun 86. maddesinde sayılan mücbir sebep, zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan kaynaklanmamış, aracın işletilme halinde olması, zarar verici fiil, zarar ve uygun illiyet bağı sorumluluk için aranan şartların mevcut olduğu, davalı araç sürücüsünün kasıtlı eylemi teminat dışı hallerde düzenlenmeyip rücuya tabi hallerde düzenlenmiş olmasına göre; işletenin sorumluluğu ortadan kalkmayacağından ve zarar teminat dışı olmamasına göre davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğu gözetilerek davalı sigorta şirketi vekilinin bu yönden istinaf istemi reddedilerek diğer istinaf sebepleri incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmiş olması isabetli olmamıştır.." şeklinde belirtilmiş olup, dosya kapsamı nazara alındığında davalı sigortanın sorumluluğu söz konusu olup mahkemece davanın kabulüne dair kurulan hüküm yerinde görülmekle davalı vekilinin bu yönlü tüm istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.627,60 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 1.407,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 4.220,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. █████/2026
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!