Anahtar kelimeler: Bam Başkan Açılmadan Yazim Katip Üye Hallerden Karara Yoluna Aleyhine

T.C. ... BAM ... HUKUK DAİRESİ

T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO
: .../....
KARAR NO
: .../...
BAŞKAN
: ... ...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ... ...
KATİP
: ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: .... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: .../....
KARAR NO
: .../....
KARAR TARİHİ
: ....
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: ...-...
DAVACI
: ... -
VEKİLİ
: Av. ... -
DAVALILAR
: 1-... - ...
2-... - ...
3-... - ...
4-... - ...
5-... - ...
VEKİLİ
: Av. ... -
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
B.A.M. KARAR TARİHİ
: ....
KARAR YAZIM TARİHİ
: ....
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların murisi ile Açık Satış Noktası Sözleşmesi imzalandığını, murise toplam 67.000,00.-TL katkı sağladığını, sözleşmenin 2.maddesi uyarınca “davacı şirketin bira ürünlerini düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde satın almayı ve 3.maddesi uyarınca 48.000 litre ürünü müşterilere satmayı taahhüt ettiğini, .... ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .../... D.iş sayılı dosyası ile işletmenin kapatıldığının tespit edildiğini, 20.maddeye göre ödenen katkı payının ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle geri isteme hakkı doğduğunu, ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, ödeme yapılmayınca .... .... İcra Müdürlüğü’nün .../.... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalıların ödeme emrine itiraz ettiklerini, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınmadığını beyanla itirazın iptaline ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, murisin vefat ettiğini sözleşmeye aykırılık bulunmadığını, davacının murise yaptığı katkıyı ispatlaması gerektiğini, ihtarnamenin mirasçılara tebliğ edilmediğinden temerrüt gerçekleşmediğini, sorumluluk bulunmadığını belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, vefatın sözleşmeye aykırılık sayılamayacağını, mücbir sebep olduğunu, mirasçıların sözleşme nedeniyle sorumluluğu üstlenebileceği, ancak üstlenmediklerine göre mal varlığı miktarını da kabul etmemeleri gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 42.212,80.-TL asıl alacak ve 779,60.-TL tespit dava masrafı olmak üzere 42.992,40.-TL üzerinden takibin devamına, alacağın miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, murisin taahhüdü yerine getirmeden işletmenin kapandığı ve ürün alımının sonlandığını, sözleşmede yer alan 20.madde nedeniyle ödenen bedelin tamamının iadesi gerektiğini beyanla kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde, murisin tacir olmadığını, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, ölü kişiye takip başlatmanın kötü niyetli olduğunu, icra takibinin iptali gerektiğini, paranın bira satması karşılığında değil, 48.000 litre bira satma taahhüdüne karşı verildiğini, miktar taahhüdüne ulaşılmasının 20.madde kapsamında kalmadığını, dava ve takibin dürüstlük kuralına uymadığını, katkının KDV’sinin murise yansıtıldığını, reddedilen kısmın likit olduğunu, kötü niyet tazminatına karar verilmesi gerektiğini, ihtarnamenin murise ulaşmadığının bilinmesine rağmen takip öncesi faiz işletildiğini, hükmün gerekçesi bulunmadığını belirterek kararın kaldırılarak itirazlar doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taahhüt yerine getirilmeden sözleşmenin sona ermesi nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı ile davalıların murisi ... arasında Açık Noktası Satış Sözleşmesi imzalandığı, davalılar murisinin sahibi ve işleticisi olduğu iş yerinde 48000 litre ürünü satmayı üstlendiği, bunun karşılığında murise █████/2016 tarihinde 25.000,00.-TL, █████/2017 tarihinde 42.000,00.-TL ödendiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken uyuşmazlık 1750 litre bira alınarak taahhüdün kısmen yerine getirilmesinden sonra murisin █████/2017 tarihinde vefatı ve işyerinin kapanması ile ödenen 67.000,00.-TL’nin davalılardan tahsil edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davacı vekili sözleşmenin 20. maddesi nedeniyle 67.000,00.-TL’nin tamamının iade edilmesi gerektiğini, davalılar vekili ise iadenin şartlarının yerinde olmadığını istinafa getirmiştir. Davalıların murisi sözleşmenin 9.maddesine göre, işyerini █████/2016 tarihinde faal olarak işletmeye açmayı ve ürün satışını sağlamayı üstlenmiştir. Sözleşmenin 20. maddesinde işletmenin çalıştırılmaması halinde, kendisine yapılan katkısının henüz ödenmemiş kısmını talep etme hakkını yitireceği, nakit katkıların tümünü avans faizi ile geri ödeyeceği düzenlemesi bulunmaktadır. Murisin vefatı ile birlikte, işletmenin faaliyetine son verdiği hususu da sabittir. Bilirkişi raporunda “davacının taahhüt ettiği KDV dahil 67.000,00.-TL’nin davalıya teslim edildiği, defter kayıtlarından ve murisin imzaladığı evraklardan tespit edildiği, davacı her ne kadar 67.000,00.-TL vermişse de murisin eline geçen tutarın KDV’siz tutar olup 56.779,66.-TL olduğu, davacının KDV karşılığı olan 10.220,34.-TL’yi indirim yoluyla maliyeden alacağı, murisin faydalandığı 56.779,66.-TL katkı karşılığında 17758 litre bira satılarak taahhüdün kısmen yerine getirilmiş olduğu" saptandığı dikkate alındığında; mahkemece, murisin vefatının mücbir sebep sayılarak sözleşme ile üstlenilen taahhüdün yerine getirildiği kısmına göre bir değerlendirme yapılması usul ve yasaya uygun ise de, katkının KDV’si karşılığı 10.220,34.-TL’nin muris tarafından kullanılmadığı dikkate alındığında katkıdan bu bedel indirildikten sonra oranlama yapılan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi gerektiği halde KDV’li bedel üzerinden iadeye karar verilmesi doğru görülmediğinden davacının tamamının iadesine karar verilmesi istinafı yerinde olmamakla birlikte davalıların istinafı kısmen yerinde görülmüştür.
Davalılar, murisin tacir olmadığını, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu istinafa getirmişti. █████/2021 tarihli ....Vergi Dairesi Başkanlığının yazı cevabına göre; murisin bilanço esasına göre beyanname verdiği ve bilanço esasına göre defter tuttuğu birinci sınıf tüccar olduğu bildirildiğinden, taraflar tacir olup ticaret mahkemesi görevli olduğundan istinaf nedeni yerinde değildir.
Davalılar vekili, ölü kişi aleyhine takip başlatılamayacağını icra takibinin iptali gerektiğini istinafa getirmiştir. Takipten önce muris adresine gönderilen ihtarname adreste tanınmadığı açıklaması ile iade olunmuştur. Ölü kişi aleyhine takip başlatılması kabul edilebilir hatadan meydana geldiği, aynı takip içinde mirasçılara ödeme emrinin tebliğ edilmiş olması nedeniyle istinaf nedeni yerinde değildir.
Davalılar vekili reddedilen kısmın likit olduğunu, kötü niyet tazminatına karar verilmesi gerektiğini istinafa getirmiştir. İcra İflas Kanunun'un 67/2. maddesi uyarınca itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötü niyetli değilse, aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilemez. Davacı sözleşmenin 20.maddesinden kaynaklanan yetkisini kullanarak takip başlattığından kötü niyetli olduğu kabul edilemeyecek olup istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Davalılar vekili ihtarnamenin murise ulaşmadığını bilinmesine rağmen takip öncesi faiz işletildiğini istinafa getirmiştir. Sözleşmenin 20. maddesinde, katkının ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile geri ödeneceği düzenlemesi yapılmış olup iade edilecek tarih kesin olarak kararlaştırıldığından bu istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.
HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek kazanılmış haklarda gözetilerek yeniden hüküm kurulması gerekmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-... .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... tarih .../....-..../.... sayılı kararına karşı davacı vekilinin yaptığı istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı vekilinin .... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih .../...-.../.... sayılı kararına karşı yaptıkları istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
2-a)Davanın KISMEN KABULÜ ile ... ....İcra Dairesi'nin .../.... sayılı takip dosyasına davalı-borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE,
b))Takibin 35.771,95.-TL asıl alacak, 779,60.-TL tespit dava masrafı olmak üzere toplam 36.551,55.-TL üzerinden takip talebindeki şartlarla birlikte DEVAMINA,
Alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı taleplerinin REDDİNE,
c)Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 2.496,83.- TL harçtan başlangıçta alınan 824,26.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.672,57.-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
d) Davacı tarafça yapılan 1.719,66.-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 921,00.-TL'sinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerine bırakılmasına,
e)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen kısım için belirlenen 5.482,73.- TL nispi vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
f)Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen kısım için belirlenen 4.754,38.- TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
3-a)İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından karar verilmesine yer olmadığına,
b)İstinaf kanun yoluna başvuran davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde taraflara iadesine,
4-a)Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerini kendi üzerinde bırakılmasına,
b)İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından herhangi bir istinaf gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Karar tebliğ ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile █████/2023 tarihinde karar verildi.
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!