Anahtar kelimeler: İiddialar Ytarihi Kestiğini Satımdan Esaskarar Bahse Yana Yapmaya Yan Durduğunu

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
...
DAVA
: İtirazın İptali / Ticari Satımdan Kaynaklı
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR Y.TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasındaki ticari iş ve ilişki sebebi ile müvekkilinin davalı yana 14.07.2023 tarihli fatura kestiğini ancak, davalı yan tarafından hiçbir şekilde müvekkiline ödeme gerçekleştirilmediğini, bahse konu fatura bedellerinin ödenmemesi sebebi ile ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla; itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından, müvekkili ile arasındaki ticari ilişki kapsamında üstlenilen işlerin taraflarca belirlenen koşullara uygun olarak yerine getirilmediğini, davacının müvekkili şirkete kestiği faturalara konu mal ve hizmetlerin eksik, aranan şartlara uygun olmayan ve fahiş fiyatlarda olması sebebiyle 27.03.2023 ve 27.04.2023 tarihli faturalar ile iade gerçekleştirildiğini ve bu iadelerin ve gerekçelerinin ikrar ile davacı tarafça kabul edildiğini, davacı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkili şirketin kötü niyetli olmasından söz edilemeyeceğini beyanla, davanın reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
3. Taraflar arasında satım sözleşmesi bulunduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
4. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki satım sözleşmesine dayalı olarak davacının davalıdan cari hesap bakiyesine göre alacağının bulunup bulunmadığı ile buradan varılacak neticeye göre alacağın tahsili için girişilen takibe yapılan itirazın haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
5. ... sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının .... olduğu, 1.359.160,91.-TL asıl alacağın tahsili amacıyla █████/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı şirketin yetkiye, borcun tamamına, faize, faiz oranı ile türüne ve her türlü ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu ve işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı anlaşılmıştır.
6. Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla talimat yolu ile bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; davalı tarafın, 2021-2022-2023 dönemi...onaylı defterlerin açılış- kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde usulüne uygun olarak ... bilgi sistemine yüklendiği, davalı şirketin, davacı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri Muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak 2019-2020- 2021-2022-2023- yılı defter kayıtlarına işlediği, tüm faturalardan sonra oluşan 19.07.2023 icra takip tarihi itibariyle 1.098.160,91 TL defter ve kayıtlarında davacıya borçlu olduğu, bu alacağın 2024 yılına devrettiği başkaca ödemenin olmadığı, 13.07.2023 tarihli ... n.olu 261.000 TL tutarındaki kaynak makinası fiyat farkı faturasının davalı kayıtlarında tespitinin yapılamadığı, bu faturadan kaynaklı davacının alacağıyla örtüşmediği, iş bu faturanın elektronik ticari fatura olduğu, davalıya elektronik ortamda tebliğ edildiği, davalının 7 gün içerisinde reddetme olanağına sahip olduğu, reddedilmeyen faturanın otomatik olarak sistem tarafından kabul edildiği, davalının defter ve kayıtlarında davacı alacağının 1.098.160,91 TL olarak tespit edildiği bildirilmiştir.
7. Mahkememizce dosya üzerinde Mali Müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmış olup alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; tarafların, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin; HMK'nın 222/2 maddesi uyarınca ticari davalarda delil olarak kabul edilebilme niteliğine sahip olduğu, tarafların ticari defterlerinin, takip ve dava tarihleri itibari ile davacının 1.098.160,90 TL alacaklı, davalının 1.098.160,90 TL borçlu olması hususunda mutabık olduğu; tarafların ticari defterleri arasındaki 261.000.-TL farkın; 13.07.2023 tarihli 261.000.- TL tutarlı davacının düzenlemiş olduğu fiyat farkı faturasının; davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olmasından, davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmakta olduğu; davacının 548 ve 551 nolu faturalarına istinaden; davalının 27.03.2023 tarih 12 nolu 256.650,00TL tutarlı fiyat farkı iadesi faturası düzenlemiş olduğu; anılan davalı faturasının tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu; diğer bir deyişle tarafların borç-alacak hesabına dahil edilmiş olduğu; davalının 27.03.2023 tarih 12 nolu 256.650,00TL tutarlı fiyat farkı iadesi faturasını davacının kendi ticari defterlerine 27.03.2023 tarihinde kayıt etmesinden sonra; davacının, davalının düzenlemiş olduğu 12 nolu fiyat farkı iadesi faturasını esas alarak; (davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olan davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olmayan) 13.07.2023 tarih 261.000,00 TL tutarlı fiyat farkı faturasını düzenlemiş olduğu; davacının 13.07.2023 tarih 261.000,00 TL tutarlı fiyat farkı faturası düzenleyebileceğine ilişkin bir belge görülememiş olduğu bildirilmiştir.
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
8. Dava, taraflar arasındaki ticari nitelikteki satım sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
9. Davalı yanca takibe itirazında ve davaya cevabında yetki yönünden de itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla, öncelikle takibin yetkili icra dairesinde yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
10. 2004 sayılı İİK’nın 50. maddesinin birinci fıkrasına göre; para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesi, 6100 sayılı HMK’nin yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir.
11. HMK’nin 6. maddesine göre; genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
12. Aynı Yasanın “Sözleşmelerden doğan davalarda yetki” başlıklı 10. maddesinde ise; sözleşmeden doğan davaların, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmıştır.
14. İfa yerinin belirlenmesi ise TBK m. 89 hükmü uyarınca yapılmakta olup öncelikle borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Taraflarca açık veya zımni olarak belirlenmediği durumlarda ise "para borcu alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri, parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, bunların dışındaki bütün borçlar ise, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde" ifa edileceği hüküm altına alınmıştır.
13. Somut olayda taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakta ise de satım sözleşmesi iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerden olup davalı yanca sözleşme ilişkisi reddedilmemiştir. Taraflarca açık veya örtülü bir ifa yeri belirlemesi yapılmadığı nazara alındığında, takip konusu para borcu olduğu ve para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinden, ifa yeri de alacaklının yerleşim yeri olacağından alacaklı kendi yerleşim yerinde bulunan icra dairesinde de takip yapabilecek ve dava açabilecektir.
14. Yukarıda açıklanan sebeplerle para borçları, alacaklının ikametgahında ödenmesi gerektiğinden, alacaklının faturadan doğan para alacağını kendi ikametgahının bulunduğu yerdeki icra dairesinde takibe koyması ve itirazın iptali davasını açması TBK'nın 89. maddesi uyarınca mümkündür.
15. Bu bakımdan, davacı/alacaklı şirketin adresi ... olduğu anlaşılmakla davalının yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
16. Somut olayda; davacının, taraflar arasında akdedilen satım sözleşmesine ilişkin düzenlenen fatura bedelinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğu, davacının eldeki dava ile; itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini istediği görülmüştür.
17. Davalı ise tebliğ aldığı ödeme emrine karşı; takibin tümüne, bu miktara işlemiş olan faize ve tüm ferilerine itiraz etmiştir.
18. Davacı yan, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu ve takibe konu ettiği faturaların bu ticari ilişki kapsamında verilen hizmete ilişkin düzenlendiğini iddia ettiğine göre öncelikle davacı yanın faturaya konu edilen hizmetin davalıya sunulduğunu ispat etmesi, bu vakıanın ispatı halinde davalı yanca hizmet bedelinin ödendiğini ve borcun sona erdiğini ispat etmesi gerekmektedir.
19. Davacı yan ispat vasıtaları olarak takip dosyası, taraflara ait ticari defterler, belgeler, faturalar, bilirkişi incelemesi delillerine dayanmıştır. Kendisine yapılan ön inceleme tensip zaptının tebliği üzerine HMK m. 139/1-ç hükmü uyarınca başka yerden getirtilecek belgelere yönelik her hangi bir beyanda bulunmamıştır.
20. Fatura konusu alacak yönünden yapılan incelemede, davalının defterlerini bilirkişi incelemesine hazır ettiği, davalıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan incelemede; davalının defter ve kayıtlarında, 19.07.2023 icra takip tarihi itibariyle davacının satıcılar hesap numarasının 1.098.160,91 TL alacak bakiyesi verdiği, 13.07.2023 tarihli ... nolu 261.000,00.-TL tutarındaki kaynak makinası fiyat farkı faturasının kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.
21. Davacı yanın da defterlerini bilirkişi incelemesine hazır ettiği, davacıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan incelemede; davacının, kendi ticari defterlerine göre 10 adet toplam 1.775.820,45.-TL tutarlı faturaların bakiyesi 1.359.160,90.-TL davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
22. Tarafların ticari defterleri arasındaki 261.000,00.-TL farkın; 13.07.2023 tarihli 261.000,00.- TL tutarlı davacının düzenlemiş olduğu fiyat farkı faturasının; davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olmasından, davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmakta olduğu; Davacının 548 ve 551 nolu faturalarına istinaden; davalının 27.03.2023 tarih 12 nolu 256.650,00.-TL tutarlı fiyat farkı iadesi faturası düzenlemiş olduğu; anılan davalı faturasının tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu; davalının 27.03.2023 tarih 12 nolu 256.650,00.-TL tutarlı fiyat farkı iadesi faturasını davacının kendi ticari defterlerine 27.03.2023 tarihinde kayıt etmesinden sonra; davacının, davalının düzenlemiş olduğu 12 nolu fiyat farkı iadesi faturasını esas alarak; 13.07.2023 tarih 261.000,00.-TL tutarlı fiyat farkı faturasını düzenlemiş olduğu anlaşılmaktadır.
23. Fiyat fakrına yönelik olarak bu yönde bir alacak talebi için taraflar arasında anlaşma ya da fiili uygulama bulunduğunun iddia eden yanca ispat edilmesi gerekmekte olup davacı yanca, fiyat farkı faturasına yönelik bir anlaşma olduğu iddiası ve buna yönelik her hangi bir delil sunulmamış olduğu görülmüştür. Bu bakımdan davacının fiyat farkı alacağı isteminin kabul edilmemesi gerektiği değerlendirilmiştir.
24. Görüldüğü gibi tarafların defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında, takip ve dava tarihleri itibari ile davacının 1.098.160,90.-TL alacaklı, davalının 1.098.160,90.-TL borçlu olması hususunda mutabık olduğu; bu durumda davacının sözleşme uyarınca edimini ifa ettiğinin kabulü gerektiği değerlendirilmiştir.
25. Davalı yan ödeme iddiasında bulunmamış, defterinde kayıtlı olan fatura içeriğindeki hizmetin verilmediği yönünde savunmada bulunmakla yetinmiştir. Zira, hizmetin verilmediğini savunmasına karşın takibe konu fatura davalı defterinde kayıtlı olduğundan artık davacının edimin ifasını ispat ettiğinin kabulü gerekmekte, artık ödeme vakıasını ise davalının ispat etmesi gerekmekte olup ancak ödeme yönünde savunmada bulunmadığından bu yönde bir inceleme de yapılması da mümkün değildir.
26. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıdan taraflara ait ticari defterlerde kayıtlı bulunan 1.098.160,90.-TL kadar alacaklı olduğu, tarafların ticari defterleri arasındaki 261.000,00.-TL farkın; 13.07.2023 tarihli 261.000,00.-TL tutarlı davacının düzenlemiş olduğu fiyat farkı faturasının; davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olmasından, davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmakta olduğu, davacı yanca, fiyat farkı faturasına yönelik bir anlaşma olduğu iddiası ve buna yönelik her hangi bir delil sunulmamış olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne; itirazın bu tutar üzerinden iptaline, alacağın likit olduğu anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
VI-HÜKÜM
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-... takip sayılı dosyasına davalının vaki itirazlarının İPTALİ ile,
3-Takibin 1.098.160,90.-TL asıl alacak ve takipteki koşullarla devamına
4-Fazlaya yönelik taleplerinin REDDİNE,
5-Hüküm altına alınan alacak tutarları toplamı 1.098.160,90.-TL’nin % 20 oranında hesaplanan 219.632,18.-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
Karar ve İlam Harcı
6-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 75.015,37.-TL harçtan peşin alınan 19.660,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 55.355,37.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
7-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 685,00.-TL, bilirkişi ücreti olarak 10.000,00.-TL yapılan toplam 10.685,00.-TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 7.574,33.-TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç ve vekalet harcı toplam 19.968,25.-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin giderinin red/kabul oranına göre 2.211,69.-TL’sinin davalıdan, 908,31.-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
10-HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE,
Vekalet Ücreti
11-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 165.742,53.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
12-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 71.650,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ....yasa yolu açık olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
...
NOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!