Anahtar kelimeler: Müddet Ettirmiş Unvanlı Mezkur Bordroda Bildirgesinin İntikal Cetveline Tahsis Giriş
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 01.05.1992 tarihinde dava dışı ... numaralı işyerinde çalışmaya başladığını, dava konusu mezkur çalışmanın bir müddet devam ettiğini, ...unvanlı işveren müvekkilin söz konusu çalışmasını davalı Kurum kayıtlarına intikal ettirmiş, müvekkile ... sayılı sigorta numarası tahsis edildiğini, davalı Kurumun müvekkile sigorta numarası verilmiş olmasına karşılık, hizmet cetveline işe giriş bildirgesinin işlenmemesi ve bordroda adı görülmemesi üzerine müvekkil tarafından söz konusu işe giriş bildirgesindeki tarihin bordrolara işlenmesi talep edilmiş olsa da davalı Kurumun bu talebi olumsuz karşıladığını belirterek; müvekkilinin 01.05.1992 tarihinde bir gün süre ile çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Kurum Başkanlığı cevap dilekçesinde, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.05.1992 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2024 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA KARARI
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 04.10.2024 tarihli kararı ile davacının dava şartı olan Kuruma başvuru şartını yerine getirmediğinden Kuruma başvuru yapması için davacıya kesin süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mahkememizce bozma ilamına uyularak davacının Kuruma başvurusu sağlanmış ve dava şartı eksikliği giderilmiştir.
Mahkememizce bozma kararı öncesi dinlenen tanık anlatımları, tanıklar ve davacıya ait Kurum kayıtları değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Bozma sonrası usuli eksiklik giderildikten sonra esasa ilişkin yeniden araştırma yapılmamıştır. Daha önceki gerekçede de belirtildiği gibi;
Dinlenen tanıklar davacıyla birlikte çalıştıklarını söylemişler, hizmet döküm cetvelleri çıkartılmış, ... sicil sayılı işyerinden hizmet bildirimlerinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Tanıkların işe giriş bildirgelerini içerir şahsi dosyaları getirtilmiş, tanık ...'in de 01.05.1992 tarihinde işe başladığına dair ... İnşaat isimli ... sicil sayılı işyerinden İller Bankası lojman inşaatı işi için 29.05.1992 tarihinde kurum kayıtlarına giren işe giriş bildirgesi verildiği görülmüştür. Aynı tarihte verilen işe giriş bildirgeleri davacının iddiasının doğru olduğu kanaati oluşturmuş ve tanıkların samimi beyanları nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.05.1992 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, fiili çalışmanın ispatlanamadığını belirterek karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2, 6, 9, 79, 108. maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa'nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
davacı adına dava dışı ... ünvanlı işverenin ... sicil. no.lu işyerinden 01.05.1992 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, işyerinin İller Bankası ... inşaatı mahiyetinde olup 11.07.1991-14.08.1991 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, işyerinden dava konusu 1992 yılından dönem bordrosu verilmediğinin bildirildiği, komşu işyeri araştırması yapılmadığı, Mahkemece İller Bankasından anılan işe ilişkin ihaleye ilişkin araştırma yapılmadığı, Mahkemece iki davacı tanığı dinlendiği bunlardan ...'in işyerinden verilmiş 01.05.1992 tarihli işe giriş bildirgesi olduğu ancak bildiriminin olmadığı diğer davacı tanığı ...'in ise işyerinden bildirimi olmadığı gibi işe giriş bildirgesinin de olmadığının bildirildiği, böylelikle anılan tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre, Mahkemece, İller Bankasından yapılan işe ilişkin tüm ihale,sözleşme ve diğer kayıtlar celbedilerek yapılan işin hangi tarihler arasında yapıldığı, varsa bu işte çalıştırılan kişilere ait puantaj,ücret bordrosu,liste vs. celbedilerek davacı adına bir kaydın olup olmadığı araştırılmalı, çalışanlara ilişkin bir kaydın gelmesi halinde bu kayıtlarda yer alanların beyanlarına başvurulmalı, işyerinden verilmiş dava konusu dönem bordrosu olmadığından,işyerine dava konusu dönemde komşu işyeri ve kayda geçmiş çalışanları,emniyet, belediye, SGK ve vergi dairesi aracılığıyla da yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak,sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, komşu işyeri ve çalışanlarının tespit edilememesi halinde tarafların da beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
4.Kabule göre de, davacının sigortalılığın başlangıcı, işverence yasal süresinde verilmekle zorunlu sigortalılık tescilinin dayanağını oluşturan bildirgede işe giriş günü olarak yazılı tarihin kabul edilmemesi yönündeki Kurum işleminin iptali ile anılan bir günlük çalışma süresinin geçerliliğinin tespiti niteliğinde olduğundan davacının dava dışı işyerinde sigorta başlangıcının yanı sıra aynı tarihte 1 gün süre ile çalıştığının da tespiti yönünde hüküm kurulması gerektiği ile işveren ünvanı ve işyeri sicil no.su belirtilerek infaza elverişli hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemiş olması isabetsiz bulunmuştur.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!