Anahtar kelimeler: Fiilden Başkan Davacıkarşı Davalıkarşı Katip Sevk Üye Ankara İdaresindeki Araç

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ███████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: 23.01.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: 05.02.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı-karşı davacı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; 20.07.2024 tarihinde davacı ... sevk ve idaresindeki araç ile trafikte seyir halindeyken, davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın, sağa dönüşü kaçırması sebebiyle trafik seyrüseferini aksatacak biçimde hareket ettiğini, herhangi bir sinyal vermediğini, iş bu davaya konu trafik kazasının gerçekleşmesine sebep olduğunu, davacının trafik kazasının meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmadığını, olay yerine gelen kolluk görevlilerinin kusur oranı belirlemediğini, tutanağa kusur oranı geçmediğini, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2024.E.470171 numaralı dosyası kapsamında bilirkişi ve eksper raporları alındığını, kusur ve hasar onarım bedeline ilişkin hesaplamalar yapıldığını, bilirkişi raporunda; davalılardan ...'ın aracını kaza günü ve kazadan sonraki bir saatte sigortalattığından bahisle sigorta şirketinin bir sorumluluğunun olmadığı yönünde rapor düzenlendiğini, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu belirterek şimdilik 25.000,00 TL hasar tazminatının kısmi dava ile; 100,00 TL değer kaybı tazminatı ve 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin HMK madde 107 gereğince belirsiz alacak davası ile tahsil edilmek suretiyle şimdilik toplam 25.200,00 TL tutarında tazminatın 20.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ve karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin maliki olduğu aracın normal şekilde sinyali vererek sağa dönüş yaptığı esnada; davacının sevk ve idaresindeki aracın makas atarak, 82 km hız limitinin olduğu yerde 140 -150 km civarı hızla, kontrolsüzce ve tam kusurlu olarak davalının maliki olduğu araca arkadan çarpması nedeniyle davalının maliki olduğu aracın ciddi şekilde hasarlandığını ve değer kaybına uğradığını, dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesinde davacı tarafın kontrolsüzce aracı kullandığı ve mezkur kazaya tam kusuru nedeniyle sebebiyet verdiğinin açıkça tespit edileceğini, zararı da kabul etmediklerini belirterek davacının davasının reddine karar verilmesini; karşı dava olarak ise meydana gelen kaza neticesinde, davalı/karşı davacı şirketin aracında da değer kaybı meydana geldiğini, ayrıca araç mahrumiyeti zararı da oluştuğunu, zararlarından davacı/karşı davalının sorumlu olduğunu belirterek; HMK’nın 107. maddesi gereğince 100 TL değer kaybı, 100 TL araç mahrumiyeti zararının davalı/karşı davacıdan tahsilini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; asıl ve karşı davanın trafik kazasından kaynaklandığı, eldeki davanın incelenmesinde, asıl dava konusu olan aracın ticari araç mahiyetinde olmadığı, davalı tacir ise de haksız fiilden kaynaklanan ilişkinin karşı tarafı olan gerçek kişi davacı/karşı davalının tacir sayılmasının mümkün olmadığı, uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen bir konudan da kaynaklanmadığı gibi özel bir düzenleme ile ticaret mahkemelerinin görev alanında bulunduğu belirtilmediği için davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, gerekçesiyle; "Mahkememizin görevsizliği nedeniye dava dilekçesinin HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine, HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,” karar verilmiş hüküm davalı/karşı davacı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar ve karşı davacı vekili, ... adına verdiği istinaf başvuru dilekçesinde; davalı ticaret şirketi olduğunu, iş ve işlemlerinin ticari nitelik arz ettiğini, bu nedenle görevsizlik kararının yerinde olmadığını, davalı hakkındaki uyuşmazlıkta Asliye Ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Asıl dava ve karşı dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemidir. Asliye Ticaret Mahkemesine açılan davada; mahkemece davanın, nispi ya da mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, bu nedenle ticari dava niteliğinde bulunmayan uyuşmazlıkta asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle, mahkemenin görevine ilişkin dava şartı bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekili tarafından, trafik kazasının davalı açısından "ticari iş" olduğundan davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olması gerektiğinden bahisle istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin görevi açısından uyuşmazlığın "ticari işten kaynaklanmış" olması yeterli görülmeyerek, TTK'nın 4. Maddesinde açıklanan nispi ya da mutlak ticari davalardan olmasının aranmasına, bu nedenle trafik kazasının davalı açısından "ticari işten" kaynaklanmış olmasının, tek başına mahkemenin görevine etki edecek bir husus olmamasına, kazanın davacı açısından ticari işletmesiyle ilgili husustan kaynaklanmamış olduğundan, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir uyuşmazlık olmaması (nispi dava) yanı sıra, uyuşmazlığın ticari dava olarak görülmesi gereken uyuşmazlıklardan da olmamasına (mutlak dava) göre; davalı-karşı davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalı-karşı davacı ... Grup Gıda İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 23.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan ...
Üye ...
...
Üye ...
...
Katip ...
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!