Anahtar kelimeler: Züccaciye Beyaz Mobilya Satımdan Yeterince Yürüttüğü Pek Kardeşi Adreste İlgilendiğini

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ ███████
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ün .....'de bulunan iş yerinde beyaz eşya, mobilya ve züccaciye işi ile ilgilendiğini, diğer davacıların ...'ün eşi ve çocukları olduğunu, müvekkilinin dava dışı kardeşi ...'ün başka bir adreste müvekkilinden ayrı ve bağımsız olarak yürüttüğü işletmesi ile yeterince ilgilenmediğinden pek çok yere borçlandığını, davalıya verdiği çekleri de ödeyemediğini, davalının ...hakkında icra takipleri başlattığını, müvekkillerinin bu dosyalarda borçlu sıfatına sahip olmadıklarını, müvekkili ile dava dışı ...arasında ticari ilişki bulunmadığını, davalının dava dışı ...'ün borcu nedeniyle başlattığı icra takibi sonrası müvekkilinin iş yerine haciz için gidildiğini, davacı ...'ün haciz sırasında davalı vekiline iş yerinin borçlu dava dışı ...ile ilgili olmadığını söyleyerek buna ilişkin belge ibraz ettiğini ancak davalı vekilinin hacizde ısrarcı olduğunu, devam eden haciz sırasında dava dışı ...'e ait hiçbir belge bulunamadığını, buna rağmen davalı vekilinin haciz ve muhafazada ısrarcı olarak borcun 400.000,00-TL sinin peşin kalanını da senet düzenleyip vermesini aksi halde iş yerinde haciz ve muhafaza uygulanacağının söylediğini, müvekkilinin bu teklifi reddettiğini, daha sonra muhafaza işlemlerinin başlaması üzerine daha önce böyle bir durumla karşılaşmayan müvekkilinin tedirginlik ve korku yaşaması nedeniyle toplam 1.056.000,00-TL borcu kabul etmek zorunda kalarak protokol ve senetleri imzaladığını, müvekkili protokol uyarınca 150.000,00-TL tutarında ödemeyi alacaklı vekiline ödediğini, davalı yanın 6098 sayılı kanunun 37. maddesine aykırı davranıldığını ileri sürerek dava konusu bonoların icra takibine konu edilmemesi nedeniyle öncelikle ihtiyati tedbir konulmasına, davacıların keşidecisi olduğu ve davalı lehine düzenlenen █████/2021 tanzim, █████/2021 vade tarihli ve 200.000,00-TL tutarlı bono ve aynı tarihli protokol nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile iptaline karar verilmesini, davacıların keşideci olduğu ve davalı lehine düzenlenen █████/2021 tanzim, █████/2021 vade tarihli 856.000,00-TL tutarlı bono ve aynı tarihli protokol nedeniyle müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile iptaline, müvekkili tarafından davalıya ödenen 150.000,00-TL'nin istirdatına, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların istirdat isteminin husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacıların söz konusu davayı açmakla hukuki yararının bulunmadığını, istirdat açma hakkının yalnızca dosya borçlusuna ait olduğunu, borcu ödeyen davacı 3. şahısların borçluya karşı genel mahkemede sebepsiz zenginleşme davası veya menfi tespit davası açabileceğini, davacıların bunun yerine kötüniyetli olarak bu davayı açtıklarını, davacıların her ne kadar 21.05.2021 tarihli protokolleri haciz ve muhafaza baskısı altından imzaladıklarından söz etmişseler de öncelikle mahalde kendilerince herhangi bir baskı yapılmadığını ve fiili haciz yapılmadığını, borçlu aleyhine açılan icra takiplerinde borçlunun ...olduğuhu, haciz ve muhafaza baskısı sonuçlarının borçlu üzerinde olduğunu, davacıların borçlu olmadıkları dosyada haciz ve muhafaza baskısı gördüklerinden bahsetmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacıların kötüniyetli olduğu savunarak davanın husumet yoluğundan reddine, esasa ilişkin olarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar █████/2023 Tarihli karar aleyhinde yapılan istinaf kanun yoluna başvuru neticesinde Dairemizin ████████ Esas █████████ Karar █████/2023 Tarihli ilamıyla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Dairemiz kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada;
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla; "...Somut uyuşmazlıkta; davacıların asıl dosyada borçlu sıfatının bulunmadığı, davacıların adresine 21.05.2021 Tarihinde haciz işlemi için gidildiği, davacıların hacze gelininen yerin asıl borçlu kardeşleri ...ile ile ilgisi olmadığını beyan ettiği, mahalde ilişkili evrak bulunamadığından, alacaklı vekilinin başkaca talepte bulunmadığı ve haciz işlemine son verildiği haciz tutunağından görülmüştür. Aynı tarihli protokol ile;"█████/2021 vadeli 200.000,00-TL bedelli ve █████/2021 vadeli 856.000,00-TL bedelli bonolar ile aynı tarihli protokollerin, dava dışı ...aleyhine davalı alacaklı tarafından İstanbul .... İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyası İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ve İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile başlatılan takipler nedeniyle düzenlendikleri , İstanbul 32. İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyası üzerinden davacılara ait işyerine hacze gelindiği için haciz baskısı ve tehdidi altında protokol ve bonoların düzenlenmesi ile imzalandıkları iddia edilmiş ise de protokolle borcun davacılar tarafından kayıtsız şartsız kabul edildiği, havale makbuz açıklamalarında senet ve icra dosyaları belirtilerek borç ödemesi yapıldığı anlaşılmakla davacıların haciz tutanağı dışında düzenlenen protokol ile borcu açıkça kabul ettiği, protokolde ve ödeme belgelerinde ihtirazi kayıt bulunmadığı, bu durumda borcun üstlenilmesi söz konusu olmakla davanın reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Dava konusu olayda çözülmesi gereken konu protokol ve senetlerin müvekkil davacının hür iradesi ile düzenlenip düzenlenmediği ve müvekkili davacının bu protokol ve senetlerden sorumlu olup olmadığı hususu olduğunu, düzenlenen protokol ve senetlerin davacı müvekkilinin özgür irade ile düzenlendiğinin kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, olay anına ilişkin iş yeri güvenlik kamerası kayıtları, dava konusu protokolün ve senetlerin tanzim edildiği anda olay mahallinde bulunan tanık işçilerin mahkeme huzurunda verdikleri beyanlar, protokollerin ve bonoların haciz tarihi ile aynı tarihi taşıması, haciz mahalline polis, nakliye ve hamal çağrılmış olması, iş yerinde deki eşyaların sökülüp nakliye aracına taşınmaya başlanması, haciz mahallinde bulunan müvekkilinin tüm akrabalarının kefil sıfatı ile imzasının alınması, haciz ekibinin mahalde dört saatten fazla kalmış olması birlikte değerlendirildiğinde müvekkili davacının manevi cebir, icra tehdit ve baskısı altında, ekonomik özgürlüğünün ve geleceğinin zarar göreceği, itibar kaybına uğrayacağı korkusuyla 21.05.2021 tarihli iki adet protokol ve bu protokollere bağlı düzenlenen 200.000TL ve 856.000TL tutarlı senetleri imzaladığı hususunu doğruladığını,ilk derece mahkeme gerekçesinde yer alan "protokolün düzenlendiği sırada ve yapılan ödeme belgelerinde ihtirazi kayıt bulunmadığı" hususu doğru olmadığını, hayatın olağan akışına uygun olmadığını, öte yandan dava sırasında ihtiyadi tedbir taleplerinin kabul görmemesi nedeniyle davalı taraf 21.05.2021 tarihli protokole bağlı düzenlenen 21.06.2021 vadeli 200.000TL bedelli senet İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından icra takibine konu edildiğini ve müvekkili 200.000TL tutarlı borcu icra masrafları ile birlikte 242.320TL olarak ödemek durumunda kaldığını, 21.05.2021 tarihli tutanak haciz mahallinde yeniden düzenlenmiş olup hale mutabık değildir. Şöyle ki icra memurunun haciz işlemi için geldiği müvekkil davacıya ait iş yerinde bulunan güvenlik kamera kayıtlarında haciz işleminin saat 12.24 başlayıp saat 16.32'de sonlandığı ve 4 saat 6 dakika 48 saniye sürdüğü sabit olduğunu, söz konusu tutanağın gerçeği yansıtmadığını, haciz için gelindiği ilk anda müvekkili davacı iş için dışarda bulunduğunu tanık anlatımlarından anlaşıldığını, tutanak incelendiğinde sanki müvekkili davacı başından beri haciz mahallinde bulunuyormuş gibi zapta geçirildiğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:
Dava, haciz baskısı altında imzalandığı iddia edilen protokol ve bonolar uyarınca davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ve ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından dava dışı ...hakkında yürütülen icra takibinde, davacılara ait işyerine gelinip, uygulanan haciz bakısı nedeni ile protokoller gereği verilen bonolardan dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespiti ve yapılan ödemenin davalıdan istirdatı talep edildiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, sunulu haciz tutanağında mahalin borçluyla ilgisinin tespit edilememesi üzerine işleme son verildiğinin belirtildiği, davacı tarafından her ne kadar haciz tutanağının yırtıldığı ve yeniden tutanak tanzim edildiği iddia edilmiş ise de video görüntülerinin metin haline getirildiği bilirkişi raporunda bu hususta bir tespit bulunmadığı gibi tanzim edilen haciz tutanağı altının ihtirazı kayıt beyanı bulunmaksızın imza edildiğinden tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, yine sunulu protokol içeriğinde "bononun düzenlenerek verilmesi" somut vakıasına yönelik ihtirazı kayıt bulunmadığının görüldüğü gibi borcun kayıtsız şartsız kabul ve kefalet edilerek bonoların verildiğinin yazılı olması karşısında bono bedel ödemelerinin ihtirazı kayıtla yapılmasının tek başına sonuca etkisi bulunmadığından davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacılar yandan alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile artan 304,40 TL harcın davacılardan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
3-Davaclar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!