Anahtar kelimeler: Cismani Bam Esaskarar Yazildiği Başkan Anonim Katip Adana Ölüm Üye

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
:ÜYE
:ÜYE
:KATİP
:İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVACI
: ...VEKİLLERİ
: Av.DAVALI
: ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİVEKİLLERİ
: Av.DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.12.2023 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2020 tarihinde yaya olan müvekkiline ... plakalı aracın çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, müvekkillerinin kaza sonrasında yaralandığını ve beden gücü kaybına uğradığını, iş bu nedenlerle 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatını başvuru tarihinden itibaren faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin sigortalı araç kusuru oranında tazminat yükümlülüğü bulunacağını, davacının sürekli iş göremezlik durumunun ATK tarafından tespiti gerektiğini, dava konusu kaza nedeniyle davacının elde ettiği gelirin tespiti gerektiğini, müterafik kusur hususunun irdelenmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin ancak dava tarihi olabileceğini bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ 14.12.2023 TARİHLİ KARARI: Davanın kabulü ile; 1.911,04 TL geçici iş göremezlik, 57.771,46 TL kalıcı iş göremezlik olmak üzere toplam 59.682,50 TL'nin █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar vermiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
: Karara karşı davalı vekili; Dava konusu kazanın trafik kazası olup olmadığının net olmadığını, zararın trafik kazası nedeniyle gerçekleşmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda TRH-2010 tablosuna göre hesaplama yapılmış ise de hesaplamada progresif rant yönteminin kullanılmış olmasının genel şartlara aykırı olduğunu, savunmalarının saklı kalmak kaydı ile poliçe genel şartları uyarınca geçici iş göremezliklerden sigorta şirketlerinin sorumlu olmadığını, müvekkilinin sigorta şirketinin faiz sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, trafik kazası sonucunda oluşan cismani zarar nedeniyle kalıcı iş göremezlik ve geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekilinin olayın trafik kazası olup olmadığına ve kusur oranlarına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;Davalı vekili olayın trafik kazası olup olmadığının net olmadığını, kaza tespit tutanağı, görgü tanığı, kamera görüntüsünün de bulunmadığını, keşif yapılmadan ve tanık dinlenmeden kusur oranlarının belirlenmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ██████████ soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde, suçun █████/2020 tarihli olduğu, şüphelinin (davalıya sigortalı araç sürücüsü) ... olup mağdurun da (davacı) ... olduğu, yapılan soruşturma neticesinde şüphelinin araçla mağdurun sol ayağının üzerinden geçtiği, mağduru hastaneye götürdüğü, alınan █████/2020 tarihli adli rapora göre mağdurun yaralanmasının BTM ile giderilemeyeceği, vücudunda orta (2.) derece kemik kırığı olduğu, mağdurun şikayetçi olmaması sebebiyle suç nedeniyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.Davalıya sigortalı ... plakalı araç sürücüsü (şüpheli) ...'nın kollukta alınan █████/2020 tarihli ifadesinde davacının beyanlarını doğrular şekilde aracıyla davacının sol ayağının üzerinden geçtiğini fark ettiğini, sonrasında davacıyı alarak hastaneye götürdüğünü belirttiği görülmüş, ... Devlet Hastanesi'nin dosyada mevcut kayıtları incelendiğinde davacının olay tarihi olan █████/2020'de hastanenin acil bölümüne giriş yapmış olup "sol ayak üstünden araba geçtiği şikayetiyle/ trafik kazası sonrası muayene ve gözlem" açıklamasıyla tedavisinin başlatıldığı anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalı vekilinin olayın trafik kazası olmadığına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Mahkemece alınan █████/2021 tarihli kusur raporunda; yaya ...; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 68/1-a-3 maddesi “Her iki tarafında yaya yolu ve banket bulunmayan veya kullanılır durumda olmayan iki yönlü yollarda yayalar gidişlerine göre taşıt yolunun sol kenarında yürümek zorundadırlar.” kuralını ihlal ettiği, yaya ...'un kaza tarihinde evine gitmek için yürüyerek seyir halinde bulunduğu ... Caddesinin her iki yanında yaya kaldırımı veya banket bulunmadığı, bu nedenle 2918 sayılı yasa gereği yaya kaldırımı ve banket bulunmayan yollarda yayaların kendi can güvenliklerini ön planda tutmak adına yürüdükleri yollarda gelen trafik akımına yüzlerinin dönük olması gerektiği, yani iki yönlü yollarda istikametlerine göre yolun sol kısmını kullanmaları gerektiği, davacı ...'un ise ... Caddesinde istikametine göre yolun sağ kısmından yürüdüğü, gelen trafik akımma arkası dönük olup tehlikeye karşı tedbirsiz olduğu, gelen trafik akımıma yüzünün dönük olması halinde karşı istikametinden gelen tehlikeyi görerek meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı önceden tedbir alabileceği, ancak davacının bu dikkat ve özeni göstermediği, iki yönlü yolda gelen trafiğe arkası dönük şekilde yürüdüğü sırada arkasından gelen tehlikeyi önceden göremeyip kedisini koruyup tedbir alamadığı ve ... plakalı otomobilin sağ ön teker kısımlarının kendi sol ayağının üzerinden geçmesi neticesi yaralanması ile sonuçlanan kazanın oluşumunda yasa gereği %75 oranında (asli) kusurlu olacağı, ... plakalı otomobil sürücüsü ...; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 82/1b "araçların hızını görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak" kural ve yasaklarını ihlal ettiği, sürücü ... sevk ve idare ettiği otomobili ile ... Caddesi üzerinde seyrini sürdürdüğü sırada yaya kaldırımı ve banket bulunmayan ve bu nedenle yayaların zorunlu olarak taşıt yolunu kullandığı meskun mahal içi bu yolda taşıt yolundan faydalanan diğer unsurları da dikkate alarak daha yavaş, dikkatli ve tedbirli araç sürmesi, gündüz vakti görüşün açık olduğu ve her tarafın rahatlıkla görüldüğü yolun sağından yürümekte olan yaya ...' a yaklaştığı sırada klakson çalmak sureti ile varlığını belirtip yaya şahsı uyarması kenara çekilmesini sağlayarak yanından güvenli şeklide geçmesi veya bu yayanın sol kısmında bulunan yolun boş alanından rahatça aracını sürebileceği geniş alanı kullanması gerektiği ancak sürücünün dikkatsiz araç kullanması, yola azami özen göstermemesi nedeni ile ön ilerisinde yolun sağında yürüyen yaya ...' a doğrudan çarpması ile sonuçlanan kazanın oluşumunda % 25 oranında (tali) kusurlu olduğu belirtilmiş, raporun dosya kapsamıyla ve olayın oluşuyla uyumlu, tarafların beyanlarına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmekle davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;Anayasa Mahkemesinin ███████-███████ E.K sayılı █████/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin █████/2021 gün ve █████████ Esas ve █████████ karar sayılı kararları, █████████ Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile asgari ücret baz alınarak davacının zararının belirlendiği anlaşılmakla raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;Davalı vekili her ne kadar davacı tarafından talep edilen geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu ve sorumluluklarının bulunmadığını ileri sürmüş ise de, █████/2020 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin ███████-███████ Esas-Karar sayılı █████/2020 günlü kararı dikkate alındığında davacının zararının belirlenmesinde █████/2015 günlü ZMSS genel şartlarının tümü ile dikkate alınamayacağı anlaşılmaktadır. Bu yönüyle davacının tedavi sürecinde uğramış olduğu geçici iş görmezlik zararının davacının gerçek zararı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından davacının uğramış olduğu bu zararın karşılanması gerektiği anlaşıldığından davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.(Aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin █████████ esas ve █████████ karar sayılı █████/2020 günlü kararı)Davalı vekilinin hükmolunan faize yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;Davalı vekili temerrüte düşmemiş olduklarını, bu nedenle davacının faiz talebinin de yerinde olmadığını ileri sürmüş ise de, davacının davalıya dava açılmadan önce göndermiş olduğu başvuru dilekçesinin ekinde soruşturma evrakları ve ... Hastanesinin evraklarıyla birlikte █████/2020 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş olduğu, buna ilişkin tebliğ- tebellüğ belgesinin dosyaya sunulmuş olduğu, 8 iş günü sonrası olan █████/2020 tarihinde davalının temerrüte düşmüş olup mahkemece bu yönlü kurulan hükmün de yerinde olduğu kanaatine varılmakla, davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun da reddine karar vermek gerekmiştir.HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.076,91 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 1.020,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 3.056,91 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. █████/2026Başkane-imzalıdırÜyee-imzalıdırÜyee-imzalıdırKatipe-imzalıdırİş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.