Anahtar kelimeler: Adeti Kglik Çimento Çimentoyu Beyaz Satımdan Ödeyerek Toplamda Yatırdığını Anlaştıklarını

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, beyaz çimento almak için davalı şirketle iletişime geçtiğini, taraflar arasında yapılan görüşmeler sonucunda müvekkili şirketin, davalı şirketten adeti 350,00.-TL'den 540 adet 50 kg'lik beyaz çimentoyu toplamda 189.000,00.-TL bedelle satın alacağı üzerine anlaştıklarını, yapılan anlaşma üzerine müvekkilinin, 18.12.2024 tarihinde satış bedeli olan 189.000,00.-TL tutarı davalı şirket hesabına yatırdığını Müvekkilinin satış bedelini ödeyerek borcunu yerine getirdiğini ancak davalı şirket satış bedeli ödenmesine rağmen anlaşma konusu ürünleri müvekkiline teslim etmediğini, Süreç içerisinde müvekkilince, davalı tarafla birçok defa iletişime geçilip söz konusu ürünlerin teslimi edilmesi talep edilmişse de bu talebinin kabul görmediğini, Ürünlerin teslimi talebinin kabul görmemesi üzerine davalı taraftan satış bedelinin iadesi istediğini ancak bu talebin de davalı tarafından yerine getirilmediğini davalının borcunu ifa etmemesi müvekkilinin zarara uğramasına sebep olduğunu, taraflarınca davalı tarafa 06.02.2025 tarihinde noterden ihtarname gönderildiğini, İhtarnamede davalı tarafa, ihtarnamenin kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 3 gün içerisinde ürünlerin teslimi için süre verildiği aksi takdirde sözleşmeden dönüleceği ve davalıya ödenen 189.000,00.-TL satış bedelinin ve edimin ifa edilmemesi sebebiyle müvekkilinin Uğradığı zararın tazmin edileceği belirttiğini, davalı tarafın bu süre içerisinde de ürünlerin teslimini gerçekleştirmemesi üzerine taraflarınca sözleşmeden dönüldüğünü Sözleşmeden dönülmesi sonucunda satış bedeli olan 189.000,00.- TL tutarın taraflarına ödenmesi için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyan ederek Davanın kabulünü, Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ... Esas numaralı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin devamını, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemesini, Söz konusu itirazın kötü niyetli olması hasebi ile davalı aleyhine takip tutarının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.Mahkememizce Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ... borçlusunun ... olduğu, 189.000,00 TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi ...'den rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu █████/2025 tarihli raporunda özetle; "Nihai takdir hakkı ve karar verme yetkisi mahkemeye ait olmak üzere ; Davacı ve davalı firma arasında cari hesap sözleşmesine rastlanılmadığı, Davacı firmanın davalı firmaya 189.000,00-TL tutarında ödeme yaptığı, Davacı firma cari hesap ekstresi ve yevmiye defter kaydına göre 189.000,00.-TL alacaklı olduğu, Davacı firmanın davalı firmadan alacaklı olduğu 189.000,00.-TL tutarın ödeme tarihinden icra tarihine kadar yasal faizinin 13.356,00.- olarak hesaplandığı ve faiz ile birlikte 202.356,00.-TL olacağı, Davalı firma yerinde inceleme evraklarını Sayın Mahkemenin belirlediği günde tarafıma sunmadığı ve tarafımca ulaşılabilecek bir iletişim bilgisi paylaşılmadığından davalı taraf defter ve belgelerinin incelenemediği, Görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde belirtmiştir.Dava; ticari satımdan kaynaklı alacak davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı doyasına konu taraflar arasındaki ticari iş kapsamında davacının davalıdan aldığı ürünlerin davalı tarafından davacıya teslim edilip edilmediği, davacının ödediği bedeli davalıdan talep edip edemeyeceği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.TBK.m.112 hükmü uyarınca borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceği ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Görüldüğü üzere anılan yasa hükümleri gereği, sözleşmenin haklı olarak feshedilmesi sonucu, oluşan bütün zararların, müsbet ve menfi zarar kapsamında, davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği açıktır.Menfi zarar, uyulacağına ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifa etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarardır. Başka bir anlatımla, sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarar olup, menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkar (Y. 15. HD.nin E. █████████, K. █████████ sayı ve 24.5.2004 tarihli kararı). Menfi zarar kapsamına; sözleşme yapılmasına güvenilerek başka bir sözleşme fırsatının kaçırılmasından doğan zarar, sözleşme giderleri, sözleşmenin yerine getirilmesi ve karşılık edanın kabulü için yapılan masraflar, sözleşmenin yerine getirilmesi dolayısıyla uğranılan zarar, başka bir sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan zarar ve dava masrafları girer (Y. 15. HD.nin E. █████████, K. █████████ sayı ve 24.5.2004 tarihli kararı).Müspet zarar (olumlu zarar); sözleşme nedeniyle mal varlığında artışı beklenen meblağın, sözleşmenin haksız feshinden ötürü mal varlığına girmemesinden kaynaklanan zarardır. Müspet zarar; alacaklının gereği gibi ve vaktinde olan ifaya taalluk eden menfaatine tekabül eder. Yani borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne vaziyette bulunacak idi ise bu vaziyetle mamelekin hali hazır vaziyeti arasındaki fark, müspet zararı oluşturur.Sözleşmeden dönme, sözleşmeye geçmişe etkili olarak sona erdirme hakkını ifade eder. Taraflar sözleşmeden dönme hakkını sözleşmede düzenleyebilir. Sözleşmede buna ilişkin bir düzenleme yoksa, TBK genel hükümlerde sözleşmeden dönme, alacaklıdan kaynaklanan nedenlerle borçlunun borcunu ifa edememesinin alacaklı temerrüdü (TBK m. 106-110) ve alacaklı yüzünden borcun ifa edilemediği diğer hallerden (TBK m. 111) kaynaklanması halinde borçlunun başvurabileceği bir yoldur. Ayrıca tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde borçlunun ifa güçsüzlüğü nedeniyle ifanın tehlikeye düşmesi halinde TBK m. 98’de ve borçlunun temerrüdü halinde TBK m. 125/ f. 3) alacaklıya tanınmış bir haktır. Borçlunun sözleşmeden dönme hakkı ise alacaklının temerrüdü halinde söz konusudur (TBK m. 110 ve m. 111). Sözleşmeden dönmenin sonuçları sadece borçlu temerrüdüne ilişkin TBK m. 125/ f. 3 hükmünde düzenlemiş olup, buradaki hükümlerin niteliğine ters düşmedikçe diğer sözleşmeden dönme hallerinde de uygulanır.Somut olayda davacının taraflar arasındaki beyaz çimento alım satım alış ilişkisinden kaynaklı olarak, davalıya ödediği bedeli, davalının alım satım ilişkisine konu ürünlerin teslimini gerçekleştirmemesi sebebiyle tarafına iadesi isteminde bulunduğu, bu noktada takip başlatmadan evvel davacının Bakırköy .... Noterliği'nin 05.02.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini davalıya göndererek ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren üç iş günü içerisinde malların teslim edilmesini talep ettiği, aksi halde sözleşmeden dönüleceğini ve satım bedeli olarak ödenen 189.000,00-TL'nin iadesinin talep edileceğini ihtar etmiş olduğu görülmüş, söz konusu ihtarnamenin davalıya 12.02.2025 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda davacı tarafın sözleşme uyarınca ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiği ancak davalı tarafın ürün tesliminde temerrüde düştüğü tespit edilmiştir. Davacı tarafın durumu tespit eden dönme hakkını kullandığını beyan ettiği ihtarnameye bir dönüş olmadığı, bu şartlar altında davacının dönme hakkını kullanmasının şartlarının oluştuğu ve sözleşmenin geçmişe etkili olarak sona erdiği anlaşılmıştır.Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte ibraz edilen ödemeye dair banka dekontu, davacının davalıya çekmiş olduğu ihtarname içeriği ve mali belgeler birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında beyaz çimento alım satımına ilişkin anlaşma sağlandığı, bu kapsamda davacı tarafça davalıya 189.000,00-TL ödeme yapılmış olduğu, buna rağmen davalı tarafça ürünlerin tesliminin yapılmadığı, davacının lehine delil vasfını haiz ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde de davacının 189.000,00-TL tutarda alacaklı olduğunun görüldüğü tespit edilmiş, davacının davalıyı ihtarname ile temerrüde düşürdüğü, ihtarnamenin tebliğ tarihinin █████/2025 tarihi olup, ihtarnamede ürünlerin teslimi için davalıya tanınan üç iş gününün █████/2025 tarihinde sona erdiği, bu bakımdan faiz başlangıç tarihinin de bu tarih olarak kabul edilmesi gerektiği, bu tarihten takip başlangıç tarihi olan █████/2025 tarihine kadar faiz türü bakımından takip talebi ile bağlı kalınarak mahkememizce yapılan hesaplamadan anlaşıldığı üzere işlemiş faizin 5.468,05-TL olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu belirtilen esaslar çerçevesinde davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, bu yönde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın Kısmen Kabul, Kısmen Reddi ile,-Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine yürütülen icra takibine yapılan itirazın 189.000,00-TL asıl alacak, 5.468,05-TL işlemiş faiz alacağı bakımından İPTALİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,-Davalı itirazında haksız çıktığından ve alacağın likit olması sebebiyle İCRA İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ ile 189.000,00-TL asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 37.800,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 13.284,11-TL ilam harcından peşin alınan 2.349,72-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.934,39-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,3-Davacı tarafından sarf edilen 615,40-TL Başvuru Harcı, 2.349,72-TL Peşin Harç olmak üzere toplam 2.965,12-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4600 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 4.564,98-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4600 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 35,01-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,6-Davacı tarafından sarf edilen 6.500,00-TL bilirkişi ücreti, 922,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 7.422,50-TL den kabul red oranına göre hesaplanan 7.365,99-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,8-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır