Anahtar kelimeler: Süreç Edenin Görüşü Hukukî Hakaret Suçlar Tehdit Neticesinde Edilebilir Esastan

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Tehdit, hakaretHÜKÜMLER
: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde;Tehdit suçundan verilen hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.Hakaret suçu yönünden verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında hakaret ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince düzeltilerek esastan reddine, tehdit suçu yönünden ek karar ile temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSuça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi; sosyal inceleme raporu alınmayarak eksik kovuşturma sonucu karar verildiğine, katılanın görevi nedeniyle suça konu eylemin gerçekleştirilmediğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇEHakaret Suçundan Kurulan Hüküm YönündenSuça sürüklenen çocuğun savunması, şikayetçinin beyanı, tanık anlatımı ve tüm dosya kapsamından; suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan mahkumiyetine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde isabetsizlik bulunmadığı, haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan şartların somut olayda gerçekleşmediği, sosyal inceleme raporunun alınmama gerekçesinin gösterildiği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.Suça sürüklenen çocuğa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.IV. KARARA. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden5271 sayılı Kanun'un 286/2-d maddesinin ilgili bölümünde yer verilen; “… ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun'un 296/2. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; "... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder." şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm YönündenGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir 2. Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.11.2025 tarihinde karar verildi.