Anahtar kelimeler: Süreç Mühür Edenin Görüşü Hukukî İzmir Neticesinde Edilebilir Sonrasında Sonrasındaki

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: █████████ E. ████████ K.SUÇ
: Mühür bozmaHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇA. BozmaSanık hakkında mühür bozma suçundan İzmir 12 Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın sanık tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 25.10.2022 tarihli kararı ile bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.B. Bozma Sonrasındaki Yargılama SüreciBozma üzerine İzmir 12 Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan suçundan hapis cezasından çevrilen 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanığın Temyiz İstemiSanığın suç işleme kastının bulunmadığı, atılı suçu işlemediğine, hükmün bu nedenle bozulması gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeMühür bozma suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK'nın 203. maddesinde temel cezanın hapis veya adli para cezası şeklinde seçimlik olarak öngörülmesi ve aynı Kanun'un 50/2. maddesinde düzenlenen “hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez.” hükmü karşısında, tercih ve tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezanın sonradan para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi isabetsizliği, aleyhe temyiz istemi bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.Bozma üzerine yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiş mahkemece verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 12 Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2023 tarihli kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İzmir 12 Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.