Anahtar kelimeler: Medenî Uğranılan Oluşması Tazmini Ret Anadolu Şartı Eksiklikleri Kaydının Sayisi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 27. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki tapu kaydının hatalı oluşması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 32 15... parsel sayılı taşınmazın ███████ hissesi 24.06.1983 tarihi itibarıyla dava dışı ... adına kayıtlı iken; hiç tanımadığını iddia ettiği ... isimli kişiye verilen sahte vekâletname ile ... ve ...'a satıldığını, sahte vekâlet kullanılmak sureti ile satış yapıldığını, sahte vekâlet işleminin davalı ...'ın kardeşi müteveffa ... tarafından yapıldığını tespit ettiğini, sahte vekâletname ile işlemin yapıldığının öğrenmesi üzerine Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, ancak Cumhuriyet Savcılığının ██████████ Esas sayılı soruşturma dosyasında tasarruf işlemine ilişkin cezai yönden zamanaşımına uğraması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, sahtecilik işleminin müvekkili ... ve ...'ın ortaklaşa eylemleri ile sebebiyet verildiği gerekçeleriyle taşınmazın tapu iptal tesciline; bunun mümkün olmaması halinde bedel iadesine karar verilmesi talebiyle İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyası ile dava açılmadığını, ...'un kötü niyetli olarak dava konusu taşınmazın dışında birçok taşınmazın da satışının üzerinden 20-25 yıl geçtikten sonra haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, vekâletnamedeki imzanın ...'un iddiasının aksine ... eli ürünü olarak tespit edildiğini, ancak anlaşılmaz bir şekilde ... tarafından tapuda yapılan satışlardan sadece müvekkil açısından tapu senedindeki imzanın ...'e ait olmadığı tespit edildiğini, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak doğan tüm zarardan davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyası ile müvekkil ve birçok malik aleyhine ... tarafından tapu iptal ve tescil talepli dava açıldığını, dava dilekçesinde ... kendi adına kayıtlı olan ... Mahallesi 32 15... parselde kayıtlı taşınmazda ██████ hissenin ..., ██████ hissenin de ...'tan ...'a; ondan da ...’a intikal ettiğini, bu tapu kayıtlarının sahtecilik ile oluşturulduğunu, ... tarafından bu satışlar ile bu binada başka yerlerinde vekâleten satıldığını öğrendiğini, ancak ...'in vekâletinin sahte olduğunu iddia ederek yaklaşık 20 yıl sonra bir çok malik hakkında tapu iptal ve tescil mümkün olmaması halinde tazminat talepli dava açtığını, ... tarafından ...'e verilen vekâletnamedeki imzanın ...'a ait olduğu yani vekâletnamenin sahte olmadığının tespit edildiğini, ancak her nasıl olduysa bu satışlarda ki resmî senetlerden sadece müvekkilin taşınmazı satın aldığı ...'a yapılan satıştaki resmî senetteki imzanın vekil ...'e ait olmadığının tespit edildiğini, diğer davalılara yapılan satışlarda böyle bir durum bulunmadığı için onlar aleyhine açılan davaların reddedildiğini, ancak müvekkil ...'ın taşınmazı satın aldığı ...'a yapılan satışa ilişkin resmi senetteki imzanın ...'e ait olmadığı Adli Tıp Kurumu ve bilirkişi raporları ile tespit edildiğini ve müvekkilin taşınmazı sattığı ... için dava red edilirken müvekkilinin tazminata mahkum edildiğini, bu sebeple zarara uğrayan müvekkil tarafından tapu memurluğunun sorumluluğa dayalı olarak işbu davanın açıldığını, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, tapu memuru satış işlemi için resmî senedi düzenlerken ...'in kimliğini kontrol etme ve imzayı bizzat huzurda atma görevini yerine getirmediğini ve bu imza kimliği belli olmayan birisi tarafından atıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasında hakkında verilen tazminat kararı nedeniyle oluşan zararının 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsilini talep etmiş olup, söz konusu dava dosyasında davacı ...’ın tapuda yapılan satış işleminde üçüncü el konumunda olmasına rağmen temlik işleminde iyiniyetli olmadığı, bu sebeple oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle aleyhine tazminata hükmedilmiş olup davacı ...’ın dava konusu taşınmazı satın alırken durumu bilen veya bilmesi gereken konumunda olduğu, iyiniyetli olmadığı, davacının kendi kusuruna dayanarak tazminat talebinde bulunamayacağı, davacının ...’in iyi niyetli olmadığının söz konusu dava dosyasında kesinleştiği ve iyi niyetli olmaması sebebiyle aleyhine tazminata hükmedildiği, dolayısı ile 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine dayalı tazminat koşulların oluşmadığı gerekçesi ile Mahkemece davanın reddine ilişkin verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.