Anahtar kelimeler: Çaresi Ödememiş Tutumu Yollara Münasebet Çağrılarına Basiretli Davalıborçlu Atık Davalıborçlunun

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TALEP
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili, takibe dayanak faturaları ticari faaliyeti kapsamında; atık yönetimi işi karşılığında davalı/borçlu adına düzenlemiş, Taraflar arasındaki ticari münasebet kapsamında müvekkili üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmiş olmasına rağmen, davalı/borçlu basiretli bir tacir gibi davranmamış, müvekkilinin iyiniyetli tüm çağrılarına rağmen ---- tarihleri arasında düzenlenen 23 fatura karşılığı bedellerini ödememiş olduğunu, Davalı/Borçlunun kötüniyetli bu tutumu nedeniyle müvekkilinin alacağının temini tahsili amacıyla yasal yollara başvurmaktan başka çaresi kalmamış, Bu uğurda Davalı/Borçlu aleyhine----ayılı Dosyası ile müvekkilinin alacağı için ---- tarihinde "Genel Haciz Yolu İle İlamsız İcra Takibi" başlatılmış, İcra dosyasından gönderilen ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliği üzerine kötü niyetinde ısrar eden Davalı/Borçlu borcu bulunmadığından bahisle, ödeme emrine, borca ve ferilerine karşı itiraz etmiş olup takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, Borçlunun haksız ve kötüniyetli itirazı üzerine Ticari Davalarda Zorunlu Arabulucuk kapsamında başvuruda bulunulmuşsa da Davalı/Borçlu ile görüşmelerden olumlu netice alınamamış olduğunu, Takip konusu alacak, müvekkilinin ticari faaliyeti kapsamında davalı/borçluya sunduğu hizmetler karşılığında düzenlenmiş faturadan kaynaklanan alacak olup, Fatura konusu hizmet müvekkili tarafından yerine getirilmiş, Takip müstenidi fatura, e-fatura kapsamında düzenlenmiş ve borçlu tarafa iletilmiş olup herhangi bir itirazda bulunulmamış, Takip konusu borç, ticari defter ve kayıtlar ile de sabit olduğunu, Bunun yanında muhasebe kayıtlarında da fatura borcu konusunda tarafların mutabık olduğuna dair mutabakat mektubu da bulunmakta olup, Müvekkilinin alacağı likit ve muaccel olmasına rağmen davalı kötüniyetle müvekkilin alacağını ödememekte olduğunu ileri sürerek Haklı davalarının KABULÜ ile; Davalı/Borçlunun, -------- Sayılı icra takip dosyası nezdindeki haksız ve kötü niyetli İTİRAZININ İPTALİ ile TAKİBİN DEVAMINA, İtirazında haksız ve kötü niyetli olan davalı/borçlunun asıl alacağın %20‘sinden az olmamak üzere İCRA İNKÂR TAZMİNATI ödemeye mahkûm edilmesine, Yargılama harç ve giderleriyle, ücreti vekâletin Davalı/Borçlu yana TAHMİLİNE karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafça HMK.116’ da sayılan İlk İtirazların ileri sürülmediği, herhangi bir beyanda bulunulmadığıve duruşmalara iştirak edilmediği görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebidir. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanmıştır. ---- sayılı dosyası celp edilip incelenmiştir. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi rapor içeriğine göre;Davacı Şirketin 489.959,20 TL ASIL ALACAK TALEBİ üzerinden harçlandırmak suretiyle, İtirazın İptali istemli olarak Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İTİRAZIN İPTALİ Davasında;Yukarıda yer verdiğimiz tespit ve değerlendirmelerimiz muvacehesinde,Davacı Şirketin, Davalı Şirketten, Takip/Dava tarihi itibarıyla, talep gibi 489.959,20 TL ASIL ALACAĞI bulunduğu," yönünde beyanda bulunulmuştur.Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; taraflar arasında yer alan ticari ilişki nedeniyle fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.İcra dosyası celp edilmiş ve yapılan incelemede davacı davasını 1 yıllık dava açma süresinde açtığı anlaşılmaktadır.Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü için ticari defterlerin incelenmesine karar verilerek taraflara defterlerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, taraflar defterlerini sunmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu/ Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."(2)
: "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz v usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır." (3): İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. ------Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4)"Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."(5)
:"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."Türk Ticaret Kanunu madde 64- (1)
: ----- Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."(2)"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür.Madde 83-(1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir.Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketidir. Davalı taraf da bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.Somut olayda; Davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, dava konusu faturaların davalı tarafından kabul edilmiş sayılıp sayılmayacağı, alacağın likit nitelikte olup olmadığı ve davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dosya mahkememizce bilirkişiye tevdi edilmiş; düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafından davalıya düzenlenen faturaların e-fatura senaryosu ile davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından yasal süresi içinde itiraz veya iade faturası düzenlenmediği, tarafların ticari defterlerinin birbiriyle tam mutabakat halinde olduğu, davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan ---- alacaklı olduğu, alacağın taraf ticari defterleriyle ve ---bildirimleriyle sabit olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Taraflar arasındaki ilişki ticari nitelikte bir ilişkidir. Davacı tarafından düzenlenen faturaların temel fatura olduğu, davalı tarafından süresi içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı ve iade faturası düzenlenmediği anlaşılmıştır. Bu durumda fatura içeriğinin davalı tarafından kabul edildiğine dair ticari karine oluşur. Taraf ticari defterlerinin birbirini doğruladığı,------ bildirimlerinin örtüştüğü ve alacağın miktarının belirli ve hesaplanabilir olduğu sabittir. Bu nedenle dava konusu alacak likit alacak niteliğindedir. İcra ve İflas Kanunun 67/2 maddesi uyarınca, haksız itiraz halinde borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE,2--------- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 618.462,85 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA,3-Asıl alacak olan 489.959,20 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,4-Alınması gerekli Karar ve ilâm harcı olan 33.469,11 TL harçtan peşin olarak alınan 5.275,79 TL harcın mahsubu ile 28.193,32 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafça yatırılan 5.275,79 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, tebligat-müzekkere-bilirkişi gideri olarak yapılan 5.231,00 TL olmak üzere toplam 5.719,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 78.393,47 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca------- bütçesinden ödenen3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde----------- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.█████/2026