Anahtar kelimeler: Sınıfda İddiadavacı Sektörde Sınıfında Emtia Markayı Sinai Ayırt Fikri Marka

T.C.
İSTANBUL1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Marka Hakkına Tecavüzün önlenmesi&maddi ve manevi tazminatDAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüzün önlenmesi&maddi ve manevi tazminat davasının yapılan açık yargılama sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, “...” ibaresini içeren markayı ... emtia sınıfında ilk olarak █████/2013 tarihinde tescil edildiğini , Davalılar tarafından kullanılan “...” ibaresinin de aynı emtia sınıfında tescil başvurusuna konu edildiğini ve davalılarca ... no ile ...sınıfda başvuru yaptıklarını, davalıların davacı şirkete ait tescilli marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer şekilde, aynı sektörde ve benzer mal ve hizmetler bakımından kullanımlarının davacının marka hakkını ihlal ettiğini, davalının Marka hakkına tecavüz eyleminin tespiti, durdurulması, önlenmesi, ihtiyati tedbire hükmedilmesi , şimdilik 10.000 TL maddi 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili , hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davacı vekili 6.10.2025 tarihli harç tahsil müzekkeresi ve ekindeki ıslah dilekçesiyle; İhlal nedeniyle 24.284.25 TL nın davalılardan ...’den, 102.793.75 TL nın davalı ...firmasından tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıya ait “...” markası ile davalı müvekkile ait “...” markası arasında marka adı, kapsam ve kullanım itibarıyla iltibas oluşturacak nitelikte bir benzerlik bulunmadığını, müvekkilin markasının ... Nice sınıfında, davacının markasının ise ... Nice sınıflarında tescilli olduğunu; tarafların faaliyet alanlarının ve sundukları mal ve hizmet gruplarının farklılık arz ettiği, bu nedenle marka hakkına tecavüzden söz edilemeyeceği, “...” ve “...” ibarelerinin İngilizce kökenli olup farklı anlamlara geldiğini, markalar arasında iltibas bulunmadığını, marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığını ve davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davanın reddini talep etmişlerdir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:Dava konusu uyuşmazlık; Marka hakkına tecavüz eyleminin tespiti, durdurulması, önlenmesi, ihtiyati tedbire hükmedilmesi , şimdilik SMK 151/2-B kapsamında 10.000 TL maddi (Davacı vekili 6.10.2025 tarihli harç tahsil müzekkeresi ve ekindeki ıslah dilekçesiyle; İhlal nedeniyle 24.284.25 TL nın davalılardan ...’den, 102.793.75 TL nın davalı ...firmasından tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.)10.000 TL manevi tazminatın tahsili , hükmün ilanı kapsamında açıldığı anlaşılmaktadır.Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişiler ..., ... ... tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, Davalı şirketin 2022 yılında 7.291,79 TL ve 2023 yılında 18.911,87 TL faaliyet zararı elde ettiğini bildirmişlerdir.Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; Marka Hukuku Kapsamında Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler kapsamında, Dava konusu davacı markası ve davalı markası aynı Nice sınıfında (...) tescilli olsa da, alt sınıfında yer alan ürünlerin farklılık arz ettiği, buna rağmen ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyada alınan bilirkişi raporunda davalı ...’e ait ... isimli işyerinde yapılan tespit neticesinde, karşı tarafa ait işyerindeki marka kullanımlarının ... Nice Sınıfında (Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Tespihler) sınıfında olmadığı; kuyumculuk eşyaları, altın, mücevher ve benzeri eşyalardan oluştuğu, böylelikle davacı ve davalı markalarının aynı Nice sınıfında tescilli ancak alt sınıfta yer alan malların farklı olduğu görülse de, davalının markasını tescilli sınıflarından farklı olarak davacı markasının Nice sınıfında yer alan alt sınıf ürünlerde kullandığının görülmekte olduğunu, Dolayısıyla taraf markalarının aynı/ayırt edilemeyecek düzeyde benzer mallarda kullanıldıkları ve SMK’nın m.6/1 anlamında benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu olan malların birbirine benzerliği koşulunun gerçekleştiği, Her iki taraf markalarında kullanılan esas unsur konumundaki “...” ibaresi görsel/işitsel/anlamsal açıdan birbirlerinin aynısı olup ortalama tüketici nezdinde iltibasa yol açabilecekleri, ortalama tüketiciler tarafından ilk bakışta refleks olarak daha önce tescil edilen davacı markasını akıllara getireceği, davalı markasında “...” gibi tali unsur yer alsa da, tescilli olduğu sınıf yönünden tanımlayıcı niteliği nedeniyle bu unsurun davalı markasını davacı markasından uzaklaştırmaya yeterli olmadığı, ortalama tüketiciler nezdinde, davalının işletmesinin, davacının işletmesi gibi algılamasına yol açabileceği, SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu , SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağı, Sektör Kapsamında Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler de; Piyasada dava konusu olan markanın davacı tarafın 2013 yılında faliyete başladığının ve şirket bünyelerinde oluşturdukları parakende / toptan satış üzerine bir marka olduğunun bilinmekte olduğu, Bu yönüyle bakıldığında markanın kendi insiyatifleri dışında sektörde kullanımı güvenilirlik açısından olumsuz sonuçlara yol açacağını bildirdikleri anlaşılmıştır.CEZA YARGILAMASINA AİT DOSYA BEKLETİCİ MESELE YAPILMIŞTIR/CEZA YARGILAMASINA AİT GEREKÇELİ KARAR VE İLAM İÇERİĞİ İNCELENDİĞİNDE;....1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nin █████/2023 tarih ve ...ve ... sayılı ilamına konu gerekçeli karar incelendiğinde; ... C. Başsavcılığının ... tarih... soruşturma sayılı iddianamesi ile şüpheli ...'in sahibi olduğu ... sayılı adreste faaliyet gösteren iş yerinde ve bu iş yeri tarafından kullanılan sosyal medya hesaplarında müştekinin hak sahibi olduğu ''...'' isimli şekilli müştekiye ait marka hakkına tecavüz edilerek hizmet sunulduğu iddiasıyla sanığın 6769 Sayılı Yasanın 30/1-1, TCK 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı, İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında: Sanığın kendisine ait işletmede ve işletmeye ait sosyal medya hesaplarında katılanın TPMK'da tescilli ve koruma altında bulunan marka ve logosunu görsel ve işitsel anlamda iltibasa yol açacak şekilde kullandığı, bu durumun alınan bilirkişi raporlarından da anlaşıldığı, bu suretle sanığın üzerine atılı 6769 sayılı yasaya muhalefet suçunu işlediği sanığın eylemine uyan 6769 sayılı sınai mülkiyet kanunun 30/1 ve TCK 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesini talep ettiği, Sanık savunmasında: "Benim ... ismi ile çalıştırdığım kuyumcu dükkanım vardır. İş yerimi 2021 Eylül ayında açtım Kasım ayında da marka tescili için müracaatta bulundum, Müştekinin böyle bir markasının olduğunu bilmiyordum, kızımın adı ... olduğu için iş yerime bu ismi koydum" şeklinde savunmada bulunduğu, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...D.İş sayılı dosyasında bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2022 tarihli raporda, Tespit talep edene ait ... tescil numaralı (...+şekil) ibareli markanın nice ... Sınıf kapsamında tescilli olduğu, koruma süresinin devam ettiği, aleyhine tespit talep edilen ... adına yapılan incelemede marka kaydına rastlanmadığı, ... başvuru numaralı (...+şekil) ibareli markanın başvuru sahibinin ... olduğu, markanın yayınına █████/2022 tarihinde itiraz edildiği, yapılan incelemede itirazın reddedildiği, itiraz eden tarafın █████/2022 tarihine kadar karara itiraz hakkı bulunduğundan tescilinin kesinleşmediği, tespite konu adresteki iş yeri sahibinin ... olduğu, iş yerinde yapılan incelemede iş yerinin ön cephe tabelasında, iç cephe tabelasında, mücevher/altın kutularında, giriş kapısında, kartvizitlerinde, camekan iç plağında tespit talep eden tarafın ... tescil numaralı (...+şekil)ibareli markasına benzer şekilde (...+şekil) ibaresinin markasal kullanıldığı, ... adresinde (...) ibaresinin profil resmi olarak kullanıldığı, yapılan paylaşımlarda alayhine tespit istenene ait işyerinin görüntülendiği, yine yapılan paylaşımlarda tespit talep eden tarafın... tescil numaralı (...+şekil)ibareli markasına benzer şekilde (...+şekil)ibaresinin markasal kullanıldığı, sonuç olarak taraf markaların aynı sektöre işaret etmesi, markaların kapsamlarındaki emtiaların aynı olmaları, aynı ihtiyaçları karşılamaları, önceki markanın ayırt edici niteliği birlikte ele alındığında, tüketici, sonraki markayı, önceki markanın yeni bir varyasyonu veya önceki markanın yenilenmiş bir hali olarak algılayabileceğinden kaynaklı markalarının karıştırılma ihtimali olduğu, nihai tüketiciler nezdinde gerek markaların gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve bunların aynı yerden piyasaya sürüldükleri yönünde çağrışım yapabileceği, sadece alıcıların belirli bir mal yerinde başka bir malı almak istediklerinde değil, alıcıların malların birbirinde farklı olduklarını anlamalarına rağmen bunların kaynağının aynı işletme olduğu veya malları sunanlar arasında idare veya ekonomik bağlılık olduğunda inanabilecekleri bunun da iltibas ihtimali yaratacağının belirtildiğini, ceza Mahkemesince Alınan Bilirkişi Heyet Raporunda: Bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli raporda; ...tescil numaralı “alyadiamond” markasının ... emtia sınıfında müşteki ... adına tescil edildiği, 07.05.2013 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile koruma altına alındığı, yenilendiği ve 07.05.2023 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile koruma altında olduğu, ... başvuru numaralı “...” markasına ... emtia sınıfında ... adına başvuruda bulunulduğu, ..., ... tescil numaralı markalara dayanılarak... firması tarafından yayına itiraz edildiği, itirazın reddedildiği, red kararına karşı da itiraz edildiği, YİDK incelemesinde itirazın kısmen kabul edilerek “Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri, değerli metalden heykeller ve biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)” emtialarının çıkartıldığı, kararın 13.06.2022 - tarihinde tebliğ edilerek, süresi içerisinde karara karşı dava açılmamasından kesinleştiği Müşteki “...” esas unsurlu markasının ayırt edilemeyecek derecede benzerinin sanık tarafça markasal olarak kullanıldığı, bu kullanımın müşteki markasının emtia sınıfı kapsamında kaldığı, kullanımların sanığın hak sahibi olduğu tescilli bir markaya dayanmadığı ve kullanımların müştekinin nihai tüketiciler nezdinde gerek malların gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve bunların aynı yerden piyasaya sürüldükleri yönünde çağrışım yapabileceği, alıcıların malların/hizmetlerin kaynağının aynı işletme olduğunu veya bunları sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanabilecekleri bunun da iltibas ve İktibas ihtimali yaratacağı nedenleriyle suça konu kullanımların müşteki yan markası ile karıştırma ihtimali yarattığı, bu kapsamda marka hakkına tecavüz unsurlarının oluştuğunu bildirdikleri, ceza Mahkemesinin gerekçeli kararında toplanan delillere göre;... tescil numaralı “...” markasının 14. emtia sınıfında müşteki ... Anonim Şirketi adına tescilli olduğu, sanığın sahibi olduğu ...sayılı adreste faaliyet gösteren iş yerinde ve bu iş yeri tarafından kullanılan sosyal medya hesaplarında müştekinin hak sahibi olduğu( ...+şekil) markasına benzer şekilde (...+şekil) ibaresini markasal kullandığı, kullanımın müşteki markasının emtia sınıfı kapsamında kaldığı, kullanımların sanığın hak sahibi olduğu tescilli bir markaya dayanmadığı, sanığın bu şekilde marka hakkına tecavüz suçunu işlediği, sanığa yüklenen suçun genel kast ile işlenen suçlardan olması nedeniyle suça konu markayı iş yerinde kullanmasıyla birlikte 'kast' unsurunun oluştuğu,, sanığın bu işle uğraşması nedeniyle Yargıtay uygulamalarına göre bu markanın varlığını bilmesi gerektiği, dolayasıyla TCK 30/1 maddesinde düzenlenen maddi hatanın unsurlarının bulunmadığı, kast unsurunun oluştuğu , 6769 Sayılı Yasanın 30/1 maddesinde düzenlenen " Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. " maddesine aykırı hareket ettiği ve üzerine atılı suçu işlediği sonucuna varılarak Sanık ...'in üzerine atılı "Marka Hakkına Tecavüz" suçundan eylemine uyan 6769 Sayılı Yasanın 30/1 maddesi uyarınca neticeten 15,000 TL ADLİ PARA CEZASI ve 200 TL ADLİ PARA CEZASI CEZALANDIRILMASINA, Sanık hakkında daha önce HAGB kararları verildiği anlaşıldığından CMK 231 maddesinin sanık lehine uygulanmasına yer olmadığına dair verilen kararın 3.4.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.TOPLANAN DELİLLERİN GEREKÇELENDİRİLMESİDavacının tescilli markasının ... no ile tescilli ... esas unsurlu ... ibareli ...sınıf için tescilli markanın 7.5.2013 tarihinde davacı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.Davalılardan ... adına tescilli ... nolu ... ibareli markanın ...sınıf için 1.11.2021 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.Davalı ...’nin celp edilen ticari sicil kaydında 19.7.2022 tarihinde kurulduğu, şirketi temsile yetkili olanların ... ve ... olduğu anlaşılmıştır.Huzurdaki davada davacı marka hakkına tecevüzün tüm davalılar tarafından gerçekleştiğini ileri sürmüş, ceza yargılaması gerçek kişi ... Hakkında yürütülüp sonuçlandırılmış, marka tescil belgesinin ... adına tescil edildiği anlaşılmış olup, davacı ise ıslah dilekçesinde İhlal nedeniyle 24.284.25 TL nın davalılardan...’den, 102.793.75 TL nın davalı ...firmasından tahsiline karar verilmesini , davanın açılmasına ...’in sebep olduğu hususu da göz önüne alınarak davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun mahkemece res’en gözetilmesini talep etmişlerdir.Toplanan deliller, marka tescil belgesi, kesinleşen ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nin ... tarih ve ... (E) ve ...(K) sayılı ilamına konu gerekçeli karar ve BAM 14.CD ‘nin ... E- ... K ve 3.4.2024 tarihli ilamları, HMK 266 madde kapsamında dosyadaki deliller ile uyumlu denetim ve Hüküm kurmaya elverişli bilirkişilerin raporları,ıslah dilekçesi, ticari sicil kayıtları, Gelir İdaresi Başkanlığının mali kayıtları bir arada incelendiğinde:Davacı ve davalı taraflar altın ve mücevherat satışı üzerine aynı sektörde faaliyet göstermekte olup, her iki taraf işçilikli altın ve pırlanta taşlı ürünler gibi değerli taşlar üzerinde satış yaptığı, markalarındaki esas unsurun ... ibaresi olup faaliyet alanlarının aynı olmasının karışıklığa neden olacağı, bilirkişilerce sosyal medya hesapları incelendiğinde her iki tarafın aynı sektöre yönelik faaliyet gösterdiği anlaşıldığından karıştırılma ihtimalinin kaçınılmaz olduğu anlaşılmıştır.YASAL DÜZENLEMEMarka Hakkına Tecavüz ve İlkelerBir markanın sahibinin izni olmadan, başkası tarafından 6769 sayılı SMK’nın 7. maddesinin 2. fıkrasının a, b ve c bentlerinde ve 3. Madde öngörülen şekilde kullanılması marka hakkına tecavüzdür. Zira SMK’nın 29. Maddesinde tecavüz, 7. maddenin ihlâli olarak ifade edilmiştir. 6769 sayılı SMK'nın 7/3. maddesinde : tescilli markanın mal veya ambalajı üzerine konulması; markayı taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi; işareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi; işaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması; işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması; işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması; işaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması marka hakkına tecavüz teşkil etmektedir.Hükmün marka sahibine sağladığı yasaklama yetkisi sadece 7/3 hükmünde sayılan hallere münhasır değildir. 6769 sayılı SMK tarafından, tescilli bir markanın ticaret hayatında kullanımı genel olarak hukuka aykırı kabul edilmiş bulunduğundan, tescilli bir markanın aynısı veya benzerinin başka bir kişi tarafından izinsiz olarak ticari yaşamda kullanılması genel olarak yasaklanmıştır.Hakkın mutlak karakterli olması sebebiyle marka sahibinin yapılmasının önlenmesini talep edebileceği 6769 sayılı SMK'nm 7. maddesinde yazılı eylemleri gerçekleştirenin gerçek veya tüzel kişi olması yahut özel hukuk veya kamu tüzel kişisi olması arasında fark bulunmamaktadır.6769 sayılı SMK’nın 7/2,b hükmü uyarınca, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüzdür. Hüküm kapsamında ihlal eyleminin oluşabilmesi için markaların aynı veya benzer olması; ürün ve hizmetlerin aynı veya benzer olması ve tescilli markanın ayırt edicilik seviyesinin, markaların ortalama tüketicilerde bıraktığı genel izlenim itibariyle ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimalini doğuracak düzeyde bulunması gerekir. Somut olayda ise marka hakkına tecavüzün gerçekleştiği hususu hükme dayanak yapılan bilirkişi raporları ile sabittir.Davacı yan SMK 151/2/B maddesi kapsamında tazminat talep etmiştir.6769 sayılı SMK'nun 149.maddesi; "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez." hükmü amirdir.KARIŞTIRMA İHTİMALİNİN İNCELENMESİKarıştırılma ihtimali, bir işaretin veya tescil edilmiş bir markanın, daha önce tescil edilmiş bir marka ile, şekil, görünüş, ses, genel izlenim gibi sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için, hedef kitlede önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir (Tekinalp, Ünal; Fikri Mülkiyet Hukuku, 5. Baskı, İstanbul 2012, s. 436). Tescilli bir marka ile karıştırılma ihtimali bulunan bir işaretin aynı veya benzer mallar için tescili mümkün olmayıp, marka tescil edilmişse, markanın hükümsüzlüğü davası açılabilir ve böyle bir işaretin tescilsiz kullanılması da tescilli markaya tecavüz oluşturur.Marka, esas unsurlar ile yardımcı unsurların birleşiminde oluşan bir bütündür ve bütün olarak korunmaktadır. Karıştırılma ihtimali incelemesinde temel ilke, markayı parçalarına ayırmadan karıştırma ihtimaline konu marka veya işaretlerin ortalama tüketiciler üzerinde bıraktığı genel intibaya göre, bir bütün olarak inceleme yapılmasıdır. Buna göre, iki marka arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, bıraktıkları genel intibaya göre benzer olup olmadıkları, markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama tüketici algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar ve işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmakta olduğunu, bu şekilde inceleme yapılırken markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının ne olduğu, markayı taşıyan mal veya hizmetin hitap ettiği tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ve tanımlayıcı olduğu, seri marka olgusuna yol açıp açmadığı gibi hususlar da dikkate alınmalıdır (Çolak, s. 202). Avrupa Adalet Divanı, karıştırılma ihtimalinin tartışıldığı davalarda görsel, işitsel ve kavramsal benzerliğin incelemesini de içerecek şekilde markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ancak bu değerlendirme yapılırken markaların unsurları özellikle de ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmalıdır. Yargıtay da karıştırılma ihtimalinin tartışıldığı çoğu davada markanın bütün olarak bıraktığı izlenimi göz önüne alarak incelemede bulunmaktadır. Farklı unsurlardan oluşan karma markalarda karıştırma incelemesinde kural olarak sözcüğe ağırlık verilir. Bununla birlikte, markadaki şekil unsuru ön plana çıkıyor ise, şekil unsuru esas unsur kabul edilerek değerlendirme yapılmalıdır.İşaret ile tescilli marka arasında, klasik ölçülere göre benzerlik olmasa bile ikisi arasında ilişkilendirme ihtimali varsa bu da karıştırılmaya dahildir. MarKHK ile SMK karıştırılma ihtimali kavramına ilişkilendirme ihtimalinin de dahil olduğunu belirterek kavramı genişletmiştir. Şöyle ki, tescilli marka ile kullanılan işaret arasında ilişkilendirme (bağlantı olma) ihtimali varsa, iki işaret arasında karıştırılma ihtimali kanuni bir varsayım olarak kabul edilir. İlişkilendirme ihtimali kavramı karıştırılma kavramına dahildir. Hükümde “tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali” denilerek ilişkilendirme ihtimalinin karıştırılmanın bir şekli olduğuna işaret edilmiştir. Halk ilişkilendirmeyi herhangi bir şekilde kuruyorsa, karıştırılma ihtimali vardır.Karıştırılma ihtimali halk yönünden olmalıdır; yani tescilli marka ile tescilsiz olarak kullanılan işareti halkın karıştırması ihtimali bulunmalıdır. Halk tarafından karıştırılma ihtimalinden kastedilen de, potansiyel müşteri kitlesine göre belirlenecek ortalama tüketicidir. Buna göre, halk tarafından karıştırma ihtimali incelenirken, ortalama tüketici gözüyle değerlendirme yapılacaktır. Ortalama tüketicinin dikkat ve algı düzeyi mal ve hizmetin niteliğine, türüne, fiyatına göre değişebilmektedir. Toplumun ilgili kesiminin dikkat ve algılama derecesi, karıştırma ihtimalinin belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Çolak, s. 238) Karıştırılma ihtimali incelenirken, önceki markanın tanınmış marka olup olmadığı hususu da araştırılmalıdır. Önceki marka ne kadar tanınmış ise, sonraki markanın önceki markayla karıştırılma ihtimali de o ölçüde artacaktır. Davacıya ait ... numaralı “...” markası ... Sınıfta; kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar, saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil), değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar, kupalar emtiaları için tescil edilmiş ve █████/2023 tarihinden itibaren on yıl süreyle yenilenmiştir. Davalı ...’e ait ... numaralı “...” markası da ... sınıfta; değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar, tespihler için tescil edilmiştir. İki markada da esas unsur “...” ibaresi olup, “...” ve “...” ibareleri yardımcı unsurlardır. Davalının markası her ne kadar sadece değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar ve tespihler için tescil edilmiş olsa da, kuyumculuk ürünleri için de kullanılmaktadır. Bu nedenle, tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu sabit olup,bu nedenle davalıların davacıya ait marka hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar verilmesi gerekmiştir.Zira dava konusu ... esas unsurlu marka davalılardan ... tarafından aynı alanda faaliyet göstermek amacıyla tescil edilmiş, markanın kullanımı ise ... tarafından işletilen işyerinde gerçekleştirilmiştir. 6769 sayılı SMK m.155 gereğince “marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyecektir.” Söz konusudüzenleme ile 3. kişinin sonradan yaptığı marka tescilinin, o marka üzerinde önceden hak sahibiolanların (gerçek hak sahiplerinin) haklarının ihlal edilmesi amacına hizmet eden bir güvenli liman olması engellenmeye çalışılmıştır.... 2.FSHHM’nin ... diş sayılı dosyası celp edilmiş ve bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2022 tarihli raporda özetle: Tespit talep edene ait ... tescil numaralı (...+şekil) ibareli markanın nice ... Sınıf kapsamında tescilli olduğu, koruma süresinin devam ettiği, aleyhine tespit talep edilen ... adına yapılan incelemede marka kaydına rastlanmadığı, ... başvuru numaralı (...+şekil) ibareli markanın başvuru sahibinin ... olduğu, tespite konu adresteki iş yeri sahibinin ... olduğu, iş yerinde yapılan incelemede iş yerinin ön cephe tabelasında, iç cephe tabelasında, mücevher/altın kutularında, giriş kapısında, kartvizitlerinde, camekan iç plağında tespit talep eden tarafın ...tescil numaralı (...+şekil)ibareli markasına benzer şekilde (...+şekil) ibaresinin markasal kullanıldığı, ...adresinde (... tine jewellery+şekil) ibaresinin profil resmi olarak kullanıldığı, yapılan paylaşımlarda aleyhine tespit istenene ait işyerinin görüntülendiği, yine yapılan paylaşımlarda tespit talep eden tarafın ... tescil numaralı (...+şekil)ibareli markasına benzer şekilde (...+şekil)ibaresinin markasal kullanıldığı, sonuç olarak taraf markaların aynı sektöre işaret etmesi, markaların kapsamlarındaki emtiaların aynı olmaları, aynı ihtiyaçları karşılamaları, önceki markanın ayırt edici niteliği birlikte ele alındığında, tüketici, sonraki markayı, önceki markanın yeni bir varyasyonu veya önceki markanın yenilenmiş bir hali olarak algılayabileceğinden kaynaklı markalarının karıştırılma ihtimali olduğu, nihai tüketiciler nezdinde gerek markaların gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve bunların aynı yerden piyasaya sürüldükleri yönünde çağrışım yapabileceği, sadece alıcıların belirli bir mal yerinde başka bir malı almak istediklerinde değil, alıcıların malların birbirinde farklı olduklarını anlamalarına rağmen bunların kaynağının aynı işletme olduğu veya malları sunanlar arasında idare veya ekonomik bağlılık olduğunda inanabilecekleri bunun da iltibas ihtimali yaratacağının belirtildiği anlaşılmıştır.Zira Mal ve hizmetlerin sınıflandırılması SMK 11/3 'de düzenlenmiştir ve sınıflar “Markaların Tescili Amacıyla Mal ve Hizmetlerin Uluslararası Sınıflandırılmasına İlişkin Nis Anlaşması” uyarınca TPMK tarafından çıkarılan sınıflandırma tebliğinde liste halinde gösterilmektedir. Nis anlaşmasının 2/I hükmüne göre, taraflar için sınıflandırma bağlayıcı değildir. Anlaşmaya uygun olarak SMK 11/4 hükmünde “Mal veya hizmetlerin aynı sınıflarda yer almaları benzer olduklarına, farklı sınıflarda yer almaları da benzer olmadıklarına karine teşkil etmez.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Markaların uluslararası sınıflandırması sadece tescil amacına hizmet etmekte olup, koruma sınırlarıyla ilgili bulunmamaktadır. Davalıların faaliyet alanları ve davacının marka tescil belgesindeki emtia sınıfı gözetildiğinde davalılarca karıştırma ihtimalinin yaratıldığı ve eylemin marka hakkını ihlal teşkil ettiği anlaşılmıştır.TAZMİNAT İSTEMİNİN İNCELENMESİ6769 sayılı SMK'nun 151.maddesine düzenlemesine göre; Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, yasadaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır.Somut olayda da davacı maddi tazminat talebinin, 6769 sayılı SMK m. 151/2-b bendi kapsamında “sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin ele ettiği net kazanç” olarak hesaplanmasını talep etmektedir.6769 sayılı SMK’nın m.151/2 gerekçesinde “Maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen hesaplama metotları arasına, önceki düzenlemelerde yer alan “hakkın kullanılması ile” ibareleri alınmamıştır. Önceki düzenlemede, tecavüz suretiyle yapılan satışlardan elde edilen kazanca, markanın katkısı oranında tazminata hükmedilmekte ve bu durum, oldukça düşük tazminatlara hükmedilmesine yol açmaktaydı. Türk Ticaret Kanununun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin, tecavüz edilerek elde edilen net kazancın hak sahibine verilmesini sağlayacak şekilde düzenleme getirmesi nedeniyle uygulamada sınai mülkiyet hakkı sahipleri, sınai mülkiyet hakkı koruması yerine haksız rekabet korumasını tercih etmekteydi. “Hakkın kullanılması ile” ibaresine metinde yer verilmeyerek hüküm, Türk Ticaret Kanunu ile uyumlu şekilde düzenlenmiş, metinden “tecavüz suretiyle elde edilen gelire sadece sınai mülkiyet hakkının sağladığı katkı” anlamının çıkmaması gerektiği düşünülmüş, ayrıca AB direktifinde de “hakkın kullanılması ile” ibaresine karşılık gelecek ifade bulunmadığı gözetilerek anılan ibarelere fıkrada yer verilmemiştir. Yapılan düzenleme ile davaların ve tazminat sorumluluğunun daha etkin hale getirilmesi amaçlanmıştır.D.iş ...dosya kapsamında alınan görsellerden de anlaşılacağı üzere davalı nezdinde “...” dükkan talebası, iç cephe görselleri, tanıtıcı katvizit, sosyal medya vb yerlerde ve materyallerde kullanılmıştır. Kullanımlar anılan değişik iş raporunda tespit edilmiş olup, ticari sicil kaydında da şirketin ana faaliyet konusunun davacı ile aynı olduğu, dolayısı ile davalı nezdindeki tüm iştigale sirayet etmektedir. Öte yandan gerek davalılardan ... gerekse ...’nin Mali bilirkişi tarafından yapılan incelemede elde ettiği kazançlar yıllara göre tablolar halinde incelenmiş olup, bilirkişilerce isabetli bir şekilde tespit edildiği üzere; Burada dikkat edilecek husus belli bir markasal/ürün cirosu söz konusu olmayıp, işyerinin bilinirliğini ve ayırt ediciliğini sağlayan “...” ana unsuru, dolayısı ile tüm ciroya sirayet eden de ana unsur şeklinde kullanım olmasıdır.Davalıların beyannameleri üzerinde görüldüğü üzere imalat hesaplarında herhangi bir kayıt bulunmayıp,üretim işletmesi değildir. Ürünleri tedarik etmek suretiyle satış yapmaktadır. Gerek ... gerek ... işletmesine ait 2020 yılından dava tarihine kadar dönem içinde satışlar, kar zarar durumları incelenmiş olup, stok hesapları yıldan yıla devreden şeklinde bilirkişilerce incelenmiştir.SMK 151/2-b kapsamında tazminat hesabı için; davalıların cirosundan başlamak üzere, maliyetleri,giderleri, faaliyet kazançları, -diğer gelir giderleri, faiz gelir/giderleri,vergi matrahı olmak üzere bilirkişilerce incelenmiş, davacı Markasının davalı tarafından kullanımı üzerinden değerlendirme yapılması halinde cironun %10 luk kısmının kazanca marka etkisi olarak kabul edildiği bilirkişi heyetince göz önüne alınarak terditli olarak hesaplama yapılmış ve sektör bilirkişisince de; dava konusu olan ... markasının faliyet alanı olarak diamond, jewellery, altın veya mücevher olarak kuyumculuk sektöründe ve müşteri açısından algılanması aynı olmakta ve kabul görmekte olduğundan , kuyumculuk sektördeki güven ve bilinirlik açısından markanın ticari değeri, satış sonrasında oluşacak çeşitli olumsuz durumları da otomatik olarak ... markasıyla ilişkilendirileceğinden, tüketicinin bilgi güvendiği firmanın devamı olarak gördüğü davalıdan alışveriş yapacağı hususları da bir bütün olarak değerlendirildiğinde; bilirkişilerce |Tazmınat Hesaplama Formülü olarak Davalı net cirosu — (Satışların Maliyeti + Paz. Sat.Dağ. Giderleri) =SMK 151/2-b elde edilen net kazanç olarak formüle edildiği, Davalı tarafın kazanç dökümlerinin son raporun .... sayfalarında tablolar halinde denetime uygun şekilde raporlandığı, İhlal nedeniyle 2002-2021-2022-2023 yıllarına göre 24.284.25 TL nın net kazanç olarak davalılardan ...’den, 102.793.75 TL nın davalı....firmasından tahsiline karar verilmesinin somut olaya uygun olduğu anlaşılmış, HMK 266 madde kapsamında mali yönden son rapor dosyadaki deliller, kullanılan süre ve sektörel yönden kazanç marjına göre denetime uygun ve ulaşılan maddi tazminat için belirlenen rakamların hakkaniyete uygun olduğu anlaşıldığından ve ıslah dilekçesi de dikkate alınarak İhlal nedeniyle 24.284.25 TL nın davalılardan ...’den, 102.793.75 TL nın davalı ...firmasından dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsiline, Manevi tazminat isteminin ise Tarafların mali durumları da göz önünde bulundurularak zenginleşme amacı taşımayacak şekilde talep edildiğinden , manevi tatmini sağlayacak nitelikte olduğu gözetilerek toplamda 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan ... ve davalı...firmasından dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsiline, SMK 151/4 maddesinin uygulama şartı bulunmadığından bu yönde kısa hükümde bir karar oluşturulmasına yer olmadığına, hükmün ilanında davacının hukuki yararı gözetilerek Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline, tüm Davalıların davacıya ait marka hakkına tecavüz eylemine gerçekleştirdiği gözetilerek eylemin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
:1-Davalıların davacıya ait marka hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,2-İhlal nedeniyle 24.284.25 TL nın davalılardan ...’den, 102.793.75 TL nın davalı ....firmasından dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsiline,3-Manevi tazminat isteminin kabulü ile toplamda 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan ... ve davalı ...firmasından dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsiline,4-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline,5-Mahkememizce verilen 10.10.2024 tarihli ihtiyadi tedbirin karar kesinleşene kadar devamına,6-9.363,79 TL ilam harcının yatırılan 269,85 TL peşin harç ile 2.000 TL ıslah harcından mahsubu ile eksik kalan 7.093,94 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,7-kabul edilen Marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000 TL vekalet ücretinin tüm davalılardan(... ,... ve ...’nden) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,8-kabul edilen Manevi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 10.000- TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...’nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,9-kabul edilen Maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000 TL vekalet ücretinin davalılardan ...’den alınarak davacıya verilmesine,10-kabul edilen Maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 24.284.25 TL vekalet ücretinin davalılardan ...’den alınarak davacıya verilmesine,11- -Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 TL peşin harç, 2.000 TL ıslah harcı, 125,5 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 29.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 31.665,2 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,12-Davalıların tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,13-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,Dair verilen karar davacı ve davalı vekillerinin vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. █████/2026Katip ...¸Hakim ...¸