Anahtar kelimeler: Doğmadığının Maksadı İthalat İhracat Kambiyo Mahsus Erdiğinin İstendiğini Sureti Kazanç

T.C.
İSTANBUL16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... hakkında, ... İnşaat İthalat İhracat ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, 50.000,00 TL bedelli bir adet sahte senet düzenlemek sureti ile .... İcra Dairesi'nin 2021/... Esas numarası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna ilişkin icra takibi başlatıldığını, ancak başlatılan bu takip açık bir şekilde usul ve yasaya aykırılık teşkil etmekte olup, haksız kazanç sağlamak maksadı ile kötüniyetli olarak başlatıldığını,Menfi (olumsuz) tespit davası ile davacı taraf para alacağının hiç doğmadığının ya da sonradan sona erdiğinin tespitinin istendiğini, Borçlu borç senedinin ayırt etme gücü yokluğu, hata, hile veya ikrah nedeniyle geçersiz olduğunu bildirildiğini, somut olayda, icra takibine konu senet hile ile tanzim edildiğini, senedin tanzim edildiğinden müvekkilimizin haberinin olmadığını, hile konusu olan bir diğer husus ise senet üzerindeki imzanın olduğunu, takibin dayanağı olan belge adı altında icra dairesi dosyasına sunulan senet üzerindeki imza müvekkiline ait olmadığını, davalı şirket tarafından müvekkilinin imzası taklit edildiğini, müvekkiline ait olmayan borcun aitmiş gibi gösterildiğini, müvekkili ... Suriye uyruklu olduğunu, müvekkilinin Türkçe okuma - yazma bilmediğini, müvekkili ... Türkçe okuma - yazma bilmediği için böyle bir senet düzenleyip davalı tarafa vermesinin de mümkün olmadığını, müvekkili hakkında kendisine icra takibi başlatılıncaya kadar böyle bir senedin varlığından haberinin olmadığını beyanla, müvekkilinin takip alacaklısı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, senet üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalı tarafın hukuka aykırı bu fiili neticesinde müvekkilinin maddi ve manevi açıdan kendisini baskı altında hissettiğini, müvekkilinin bu davayı açmasında hukuken korunmaya değer bir yararı bulunmadığını, müvekkiline karşı gerçekte var olmayan bir borç sebebi ile icra takibine girişildiğini, müvekkilinin davalı tarafından başlatılan bu icra takibi neticesinde gerçekte borçlu olmamasına rağmen icra tehdidi altında bırakıldığını, işbu hususa ilişkin olarak taraflar arasında anlaşmaya varılamadığına ilişkin 21.09.2022 tarihli arabuluculuk anlaşamama son tutanağını dava dilekçesinin ekinde sunulduğunu tüm açıklanan bu nedenlerle, müvekkilinin .... İcra Dairesi'nin 2021/... Esas sayılı icra takibinden davalıya borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini, icra takibinin haksız ve kötüniyetli olarak yapılmış olması sebebi ile, davalı tarafın takip konusu bedelin yüzde %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının MÖHUK 48. maddesi uyarınca teminat yatırma zorunluluğu olmasına rağmen dava için herhangi bir teminat yatırmadığını, davacı vekili adına düzenlenen vekaletname ve beyanları incelendiğinde davacının yabancı uyruklu Suriye vatandaşı olduğu anlaşıldığı, davacının yabancı uyruklu olduğu açıkça bilinmesine rağmen teminat yatırılmadan mezkur dava açıldığı, icra takibi hakkında bilgisi olmasına rağmen yasal süresi içerisinde imzaya inkar için dava açmış olmadığını, işbu davada ile imza inkarında bulunduğunu, Kambiyo senetlerine için imza inkarının yasal süre içerisinde icra hukuk mahkemesinde dava açılması gerekirken süresi geçtikten sonra mahkemenin görevli olmamasına rağmen mahkeme nezdinde dava açıldığını, bu nedenle dava görevsiz mahkemede açıldığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın mezkur davayı açmalarının hukuki yararları bulunmadığını, icra hukuk mahkemesinde imzaya itiraz imkanı varken bunu yapmadığını, davacı müvekkili şirkete borçlu olduğunu ve imzanın kendisine ait olduğunu bildiğinden bu yönde bir yola başvurmadığını, takipten sonra dosya borcunu ödemek istediğini bu nedenle müvekkili şirket yetkilerinden indirim ve taksit talebinde dahi bulunduğunu, davacı dava dilekçesinde senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ve müvekkil şirkete herhangi bir borcunun olmadığını iddia ederek itirazda bulunduğunu ancak davacı tarafın imza inkar ve borç inkar iddiaları gerçeğe tamamen aykırı olduğunu, davacının bütün iddiaları soyut beyanlardan ibaret olup hiçbir bir somut dayanağı olmadığını, Davacı yan ise dilekçesinde hukuki, yasal dayanağı ve gerçek olmayan soyut iddia ve beyanlarda bulunulduğu, davacı yanın dava dilekçesi baştan sona hukuki dayanaktan yoksun ve soyut iddialar/beyanlar ihtiva etmekte olduğunu, Davacı tarafın müvekkil şirkete nakit borcu nedeniyle söz konusu bono düzenlendiğini, nitekim bu nedenle bono üzerinde ''bedeli nakden ahzolunmuştur'' kaydı düşüldüğünü, bono nakden kaydını içerdiğinden mezkur davada da ispat yükü davacı borçluda olduğunu, Davacı tarafın Türkçe bilmediğini iddia edildiğini, müvekkil şirketin ortakları Suriye uyruklu olduğunu hem davacı hem de müvekkili şirketin ortakları Arapça bilmekte olduğunu, bu nedenle davacının Türkçe bilmediği şeklindeki iddiası iyi niyetli olmadığını, davacı müvekkili şirketin ortakları ile kendi dilleri olan Arapça ile rahatlıkla iletişim kurarak anlaşma sağlandığını, senetlerdeki imzalar taklit olmayıp bizzat davacının eli ürünü olduğunu, davacının iddialarının haksız ve kötü niyetli olup müvekkilin alacağına kavuşmasını engellemeye yönelik olduğunu, Müvekkili şirket alanında tanınan, bilinen ve 1.000.000,00 TL sermayeli büyük uluslararası ticaret yapan bir şirket olduğunu, Müvekkil şirket yetkililerin haksız bir şekilde başka kişiler hakkında senet düzenlemeleri söz konusu olamayacağını, ayrıca dava konusu icra dosyasında kısmen tahsilat yapıldığını beyanla, davacının Albaratürk bankası hesabındaki mevduatı bulunması üzerine yaklaşık 42.000 TL tahsilat yapıldığını, davacının banka hesabına bloke konulduktan sonra müvekkili şirketi yetkilerini arayarak borcu ödeyeceğini bunun için indirim ve taksit yapılması talebinde dahi bulunulduğu, birçok kez aracı kişiler ve vekili aracılığıyla indirim ve taksit taleplerini taraflarına iletildiği, Davacı tarafından borcunu ödemek için Arabuluculuk başvurusundan kısa bir süre önce de bir kez daha indirim ve taksit talebinde bulunulduğunu, davacıya vekili aracılığıyla uzlaşma için gerekli kolaylık sağlanmasına rağmen talep edilen miktarın yüksek olduğundan bahisle uzlaşma sağlanamadığını,50.000,00 TL Miktarlı █████/2019 Tanzim Tarihli,█████/2019 Vade Tarihli Senet Yukarıda senetlerin asılları icra dairesinde bulunduğunu, bu nedenle senet asıllarının icra dairesinden talep edilmesi gerektiğini, ilgili yerlerden imzasının celp edilmesinin talep edildiği, davacının Albarakatürk bankasının ... şubesinde hesabının bulunduğunun tespit edildiği, bu nedenle Albarakatürk bankasına ve ... şubesine müzekkere yazılarak davacının imzasının bulunduğu belgelerin asıllarının mahkemece celp edilmesini, tüm açıklanan bu nedenlerle, davacının dava şartı olan teminat şartı yerine getirmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesini, aksi taktirde yapılacak yargılama sonucunda davanın esastan reddini, davacının haksız ve kötü niyetli inkar ve itirazı nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına ve alacağın %10'u oranında para cezası ödemesini, ücreti vekaletin ve yargılama harç ve giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ettiği görülmüştür.DELİLLER
:Davacı vekilince dava dilekçesinde bildirilen delillerin celbine yönelik müzekkere yazılarak gelen cevabi yazılar incelenmiş olup, mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.Mahkememizce .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, talimat yazılarak, imza incelemesine esas olacak şekilde ıslak imza örneklerinin alınarak mahkememiz dosya arasına alındığı görülmüştür..... Noterliğine, .... Noterliği'ne, ... İlçe Nüfus Müdürlüğüne, .... İlçe Seçim Kuruluna, ... Belediye Başkanlığı, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına, ..., ... Tapu Müdürlüğüne, ...Bankası A.Ş'ne, ... Kaymakamlığına, ... A.Ş'ne, Gelir İdaresi Başkanlığı ... Defterdarlığı'na ... Bankası A.Ş.'ne davaya konu ilgili evrakların celbi için müzekkere yazılmış, gelen cevabi yazılar incelenerek dosyamız arasına alındığı görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; .... İcra dairesinin 2021/... Esas sayılı takip dosyası ile davacının borcunun bulunup bulunmadığı, bonodaki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir..... İcra dairesinin 2021/... Esas sayılı dosyanın incelemesinde, davacı ... Davalı ... İnşaat İthalat İhracat Ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine Tarihinde 50.000,00 TL asıl alacak, 7.668,49 TL takip öncesi faiz olmak üzere toplam 57.668,49 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itiraz ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Dava senetteki imzanın inkarına dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.Davacı vekiline imza örneklerinin alınması amacıyla davacının bulunduğunun yer mahkemesine talimat yazıldığı, davacı vekilinin talebi üzerinde davacının imza örneklerini vereceğini bildirdiği yer mahkemelerine talimatlar yazılmış ise de davacı asilin yazılan talimatların hiçbirinde hazır bulunmadığı, imza asıllarının alınamadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilince dosyadaki evraklar üzerinde imza incelemesi yapılması talep edilmiş ise de davacı tarafın borçlu olmadığı yönündeki iddiasını imza sahteliğine dayandırdığı ve bu nedenle imza incelemesi yapılmasının dosyada en önemli delil olduğu, imza aslı alınamadığı takdirde imza incelemesi yapılamasının mümkün olmadığı, ihtarlara rağmen davacı asilin belirlenen inceleme gününde hazır bulunmadığı anlaşılmakla HMK 211. Madde de dikkate alınarak sübut bulmayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi açıklandığı üzere;1-İspatlanamayan davanın REDDİNE,2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL peşin harcın, başlangıçta peşin olarak yatırılan 984,90 TL ve 80,70 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 333,6 TL harcın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6--Devletçe karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip ...E-imzaHakim ....E-imza