Anahtar kelimeler: Eirsaliyeler Küçükçekmece İçeriklerinin İtirazda Satıldığı Muaccel Satışlara Ttk Çeşitli Suretle

T.C.

İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile yapılan ticari ilişki kapsamında çeşitli tarihlerde “...” ürünlerinin satıldığı, bu satışlara ilişkin olarak düzenlenen 10.05.2024, 16.05.2024 ve 23.05.2024 tarihli faturalar karşılığı toplam 1.794.386,95 TL bedelin davalı tarafından ödenmediği, ürünlerin e-irsaliyeler ile teslim edildiği ve faturaların davalıya tebliğ edilmesine rağmen yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı, bu suretle TTK m.21/2 uyarınca fatura içeriklerinin kesinleştiği, borcun muaccel hale geldiği, ödeme yapılmaması üzerine Küçükçekmece (İstanbul ...) İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının herhangi bir hukuki gerekçe göstermeksizin haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiği ve takibin durduğu, alacağın likit nitelikte olduğu, dava açılmadan önce TTK m. 5/A gereği zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulduğu ancak anlaşma sağlanamadığı anlaşılmakla, davacı tarafından davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve İİK m.67/2 uyarınca %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ...A.Ş.’nin İstanbul... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası üzerinden başlattığı icra takibine karşı müvekkil ...Aksesuar İnşaat Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin yaptığı itirazın ardından açılan itirazın iptali davasında, davalı müvekkilin davacıya belirtilen miktarda borcunun bulunmadığı, davacının sunduğu faturaların ticari defter ve kayıtlarla uyumlu olmadığı ve BA-BS formlarında da borcun tespit edilemeyeceği, taraflar arasında bir sözleşme ibraz edilmediği, faturaların birim bedel ve işlem kapsamının somut olarak açık olmadığı, ayrıca davacının hesaplamalarında ödemelerin düşülmediği ve alacak tutarının usulsüz şekilde belirlendiği, bu nedenle davacının iddia ettiği alacağın likit olmadığı ve itirazın haksız olmadığı; ayrıca talep edilen faizlerin fahiş olduğu, icra inkâr tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğu, davacının davayı kötüniyetli olarak açtığı iddiasıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği ileri sürülerek davanın reddi istenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, Ticari satımdan kaynaklanan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına konu 2004 sayılı İİK madde 67'ye göre açılmış itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış ve Mahkememizce █████/2025 tarihli ara karar ile dosyanın Tarafların ticari defterlerinin SMM aracılığı ile incelenerek, alacak ve dosya kapsamında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
█████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşmenin bulunmadığı, Davacı ... A.Ş.'nin Davalı... A.Ş.'nden 1.794.386,95 TL. alacağının bulunduğu Davacı tarafın TBK Madde 117 ye göre alacağının tahsili için bir ihtarname keşide etmediği bu nedenle davalının temerrüde düşmediği, Davacı tarafın işlemiş faiz talebinde bulunamayacağı, Taraflar Tacir olduklarından 3095/2 sayılı yasaya istinaden Davacının 1.794,386,95 TL. asıl alacağına 26.02.2025 takip tarihinden itibaren başlamak üzere % 49,25 ve değişen oranlarda avans faizinin uygulanmasının gerekeceği ; Kanaatim hasıl olmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4)
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Ayrıca bu durum HMK 222/5’te taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacağı şeklinde ifade edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. Maddesine göre; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Davacı tarafça “...” ürünlerinin satışı konusunda anlaşıldığı, fatura alacağın ödenmemesi nedeniyle takibe başlanıldığı yapılan itiraz üzerine süresi içerisinde iş bu davanın açıldığı, davalı tarafça bahsedilen miktarda alacağın bulunmadığını beyan edildiği, alacak hususunda defter ve kayıtların örtüştüğü, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirk,işi raporuyla da bu hususun sabit olduğu, faiz alacağı istemi yönünden fatura düzenlenmiş olması alacağı kesin ve belirli vade dönüştürmediği davalı tarafın temerrüte düşürülmediği görükle temerrrüdün takip tarihi itibariyle başlayacağı anlaşılmakla; davanın kabulü ile; İstanbul ...İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasına, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 1.794.386,95-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarla devamına, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, yasal şartlar oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE;
İstanbul ... İcra Dairesi'nin...Esas sayılı takip dosyasına, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 1.794.386,95-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarla devamına,
2-Asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Yasal şartlar oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 122.574,57-TL nispi karar harcının, peşin alınan 18.639,43-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 103.935,14-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 269.214,17-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan dava açılarken yatırılan toplam 19.342,33-TL ( Vekalet Suret Harcı 87,50-TL, Başvurma Harcı 615.40-TL,Peşin Harç 18.639,43-TL,) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 8.140,00-TL (140,00-TL tebliğler ve posta, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00-TL’nin davalıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip
¸
Hakim
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!