Anahtar kelimeler: Satıma Münasebet Yükümlendiği Edimi Lojistik Satımdan Özeni Model Satışa Ederken

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
K. YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin lojistik, taşımacılık, araç alım ve satım vb. hizmetleri yaptığını, bu kapsamda müvekkili şirket ile davalı arasında var olan ticari münasebet gereği davalı tarafından talep edilen ... plaka numaralı 2023 model ... aracın satıma konu edildiğini, teslim edildiğini, müvekkili şirketin var olan bu ticari münasebet uyarınca yükümlendiği edimi ifa ettiğini, ifa ederken de gerekli tüm özeni gösterdiğini, işbu hizmet ve satışa yönelik olarak 1.815.922,50 TL bakiye alacağı bulunduğunu, bakiye olan işbu ticari alacağın muaccel olduğu halde ödenmediğini, davalıdan defaatle borcunu ifa etmesi talep edilmesine rağmen de mütemerrit hali devam ettiğini, alacağının tahsili amacıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının müvekkil, şirketin alacağının sabit/likit olmasına rağmen bu takibe borç ve faize itirazda bulunduğunu, takibin durduğunu beyanla davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamını, davalıdan olan alacağın takip tarihi itibariyle ticari faizi ile birlikte tahsilini, % 20’den aşağı olmamak üzere müvekkili lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili duruşmadaki beyanlarında davanın reddini savunmuştur.
Dava, İİK 67 md ne dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Her ne kadar davacı vekili itirazın iptali talepli iş bu davayı mahkememizde ikame etmiş ise de; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra aynı kanunun 5. maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlenmiş,ayrıca Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Diğer yandan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun █████/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanmış ve Kanun'un 87. maddesi uyarınca, █████/2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüke- ticiye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir.
Yasanın 3. maddesinde;
- Mal
: "Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektro- nik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi mallar",
- Satıcı
: "Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişi"
-Tüketici
: "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi",
-Tüketici işlemi
: "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi"olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda; davacının, davalıya sattığı araç bedelinin ödenmemesi nedeniyle başlattığı takibe itirazın iptalini talep ettiği, davalının tacir olmadığının anlaşıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari davadan kaynaklı uyuşmazlık olmaması, her iki tarafın tacir olmaması nedeniyle Ticaret Mahkemesinin görev alanında bir uyuşmazlık olmadığı kabul edilmiş, dosyadaki bilgi ve belgelerden; araç satış işi ile uğraşan davacının sattığı aracın bedelini tahsil için takip başlatması nedeniyle 6502 sayılı TKHK'nun 73.md gereğince tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemeleri'nin görevli olduğu, kamu düzeninden sayılan görevle ilgili düzenlemelerin taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince davanın usulden reddine karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, Bakırköy Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna,
2- Taraflardan birinin, 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince ,
-Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden ,
-Görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten,
-Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiği, aksi taktirde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3-HMK'nun 20 md gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlen- dirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına,
5- Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değer- lendirilmesine dair,
5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre, Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların █████/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı karar verildi. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!