Anahtar kelimeler: Makarnanın Askere Sgkdan Karışıklık Girerek Fabrikaları Fabrikasına Sonuna Gittiği Anonim

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 41. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının sigortalı eşi ... ...’nun 26.07.1999 tarihinde vefat ettiği, SGK’dan ölüm aylığı bağlanması talebinde bulunulduğu, ancak nüfus bilgilerindeki karışıklık olduğu, ... ...'nun 1954 yılında ... Fabrikaları Anonim Şirketinde işe girerek sigortalı çalıştığı, ...Makarnanın ...'un ... ... Fabrikasına devredildiği, askere gittiği dönem hariç 1960 yılı sonuna kadar kesintisiz olarak burada çalıştığı, işe giriş bildirgesi'nde (...) olan baba adının (...) olarak yazıldığı, bu hata sebebiyle sicilde belirtilen tarihler arasında sigortalı giriş ve çıkışının gözükmediği, ilgili birimlere başvuru yapıldığında iki adet farklı sicilin olduğu, ancak diğer kayıtlarda baba adının ... gözüktüğü için kimlik bilgilerinin örtüşmediği, bu sebeple sigorta sürelerinin birleştirilmesi için iki ... ...'nun kimlik bilgi kaydının gözüktüğü ... Kaymakamlığından gerekli araştırmanın yapılmasının SGK tarafından talep edildiği, gelen cevaba bakıldığında, baba adı “...” olan herhangi bir kişinin olmadığı, ilçede o tarihte doğan ve ... ... olarak kayıtlara sadece davacının eşinin olduğunun bildirildiği, Nüfus Müdürlüğünden gerekli araştırmalar yapıldığında, o ilçede ... ... adında doğan bir kişinin olduğu, ancak o kişinin de yaklaşık 20 yıl sonra doğduğu ve baba adının başka bir isim olduğunun görüldüğü, sigortalı ... ...'nun baba adı ..., ana adı ..., doğum tarihi 01.08.1938, ölüm tarihi 26.07.1999 kimlik bilgileri ile şu an SGK hizmet dökümünde 91 gün sigortalı gününün görüldüğü, ancak yıllarca hizmet ettiği ... ...ile ...'un ... Fabrikasında toplam 1085 gün priminin bulunduğu, davalının baba adının yanlış bildirilmesi sebebiyle bu 1085 gün sigortanın sicilinde görülmediği, 2018 yılında tekrar SGK'ya başvurulduğu, sicil birleştirmesinin yapılabilmesi için mahkeme kararının gerektiğinin söylendiği, belirtilerek; ... sigortalı ... ...'nun 0...1 92... ... sicil numaralı sigorta gün bilgilerinin birleştirilmesine, SGK hizmet dökümü bilgilerinin düzeltilmesine, davacının hak kazandığı ölüm aylığının 1999/Ağustos tarihinden itibaren bağlanmasını talep etmiştir.II. CEVAP1- Davalı ...’un ... San. Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin 11.11.1997 tarihinde kurulduğunu, iddia edildiği gibi devir olayı da olmadığını, hak düşürücü süre ve hukuki yarar yokluğu itirazında bulunduklarını, davanın ... ve ...A.Ş’ne ihbarını talep ettiklerini, şirket kayıtlarında yapılan incelemede davacının eşinin adına rastlanılmadığını ancak ... Ticaret sanayi A.Ş nezdinde 22.04.19 60... .05.1960 tarihleri arasında 9 gün çalışmış 1938 doğumlu ... ... kaydına rastlanıldığını, bu kayıtlarda baba adının “...” olarak gözüktüğünü, ... Ticaret Sanayi A.Ş’nin halen faal başka bir şirket olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.2- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlık ile ilgili Kurum tarafından tesis edilen işlemlerde Kanun ve mevzuat hükümlerine aykırılık arz eden bir husus bulunmadığını, yetki, derdestlik, husumet, görev, zamanaşımı itirazında bulunduklarını beyanla davanın reddini istemiştir.3- Diğer davalı ... . Fab. A.Ş. Tarafından davaya cevap verilmemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ilea. ... sicil numaralı (baba adı ... olarak geçen) sigortalılık kaydının, davacı murisi ... ve ... oğlu, 01.08.1938 doğumlu ... ...'ya ait olduğunun tespitine,b. ... sigorta sicil numarasındaki hizmetlerin davacının murisine ait olması nedeniyle davacıya Kasım 2006 ödeme döneminden itibaren 1955-1960 yılları arasında gerçekleşen 923 gün üzerinden, 01.05.2010 dan itibaren ise ihya edilen 91 gün de eklenerek 1014 gün üzerinden ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine,c. Davalılar ...ve ... Fabrikaları A.Ş. yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı şirketler bakımından pasif husumetten davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, davanın davalıların hatalı işlemlerinin iptalini gerektirdiği için davalılara husumet yöneltilmesinin usul ve yasa gereği olduğunu, ... Ticaret A.Ş.'nin davalı ...Ş.'nin yetkilileri tarafından, aynı adreste kurulan bir önceki şirket olduğunu, davalı şirketin sonradan ... ...A.Ş. ünvanıyla ticari faaliyetlerine devam ettiğini ve kuruluşunda ... Ticaret A.Ş.'nin %99,99 oranda hisse sahibi olduğunu, ayrıca davalı şirketler yönünden müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını, tespit edilen aylık başlangıç tarihinin de doğru olmadığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ... sicil numarası ile geçen hizmetlerin davacının eşi ... ...'ya ait olduğunun tespiti ile davacıya Ağustos 1999 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir.Eldeki dosyada, davacının eşi olan ve 26.07.1999 tarihinde vefat eden ... ...'dan dolayı ölüm aylığı bağlanması talebinin sigortalının nüfus bilgilerindeki karışılıklı sebebiyle reddedildiğini, 01.09.1955, 22.04.19 60... .09.1960 tarihli işe giriş bildirgelerinin, ... sigorta sicil numarası ile ... oğlu ... ... adına verdiğini, ancak davacı murisi ... ...'nun babasının gerçekte adının ... olduğunu, bu karışıklık sebebiyle davacı murisi adına iki ayrı sicil kaydının mevcut olduğunu, ikinci sicilde sadece 91 gün hizmetinin göründüğü, ilk sicildeki 1085 günlük çalışmanın daha davacı murisi ... ...'ya ait olduğunu beyanla ... ... sicil numaralarındaki hizmetlerin birleştirilerek davacı murisi sigortalının hizmet gün sayısının düzeltilmesi ve buna göre davacıya vefat tarihini takip eden aydan itibaren ölüm aylığı bağlanması talebinde bulunulduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda nüfus kayıtlarına göre ... sicil numaralı baba adı ... olarak geçen sigortalılık kaydının, davacı murisi ... ve ... oğlu, 01.08.1938 doğumlu ... ...'ya ait olduğu değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmış olup, ... sicil numarası ile kayda alınan hizmetlerin davacı murisi ... ...'ya aidiyetine yönelik araştırma yeterli olmayıp, öte yandan davalı olarak gösterilen işverenler yönününden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine dair mahkemece eksik inceleme ile sonuca gidildiği anlaşılmıştır.Bu tür aidiyet ve tespit davalarında gerçeğin tam olarak saptanması için işin kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde etraflıca araştırılması gereği ortadır. Vazgeçilemez ve devredilemez nitelikteki temel haklardan olan sosyal güvenlik hakkının yaşama geçirilmesine yönelik tespit ve aidiyet davalarının kamu düzenine ilişkin davalardan olduğu gözetilerek, ihtilafa konu süredeki hizmetin kime ait olduğunun resen araştırma ile saptanması gereklidir.Somut davada; ... sigorta sicil numarası ile 01.09.1955 tarihinde (baba adı ..., doğum yeri ..., doğum tarihi 01.08.1938) ... ... adına düzenlenerek ... sicil numaralı ...A.Ş. unvanlı işyerinden, 22.04.1960 tarihinde (baba adı ..., doğum yeri ..., doğum tarihi 1938) ... ... adına düzenlenerek ... sicil numaralı ... Ticaret ve Sanayi A.Ş. unvanlı işyerinden, 04.05.1960 tarihinde ise (baba adı ..., doğum yeri ..., doğum tarihi 01.08.1938) ... ... adına düzenlenerek tekrar ... sicil numaralı ...A.Ş. unvanlı işyerinden düzenlenen İşe Giriş Bildirgelerinin Kuruma verildiği ve bu sigorta sicil numarası ile ... ... adına hizmet cetvelinde 1955, 1956, 1957, 19 58... yıllarında olmak üzere toplam ... ve ... sicil numaralı işyerlerinden hizmet bildirildiği, her iki işyerine ait dönem bordrolarının dosyada bulunmadığı, tanık dinlenmediği, mahkemece nüfus müdürlüğüne yazılan yazı sonucu dosyaya giren ... Nüfus Müdürlüğü yazısında ... oğlu 1938 doğumlu ... ...’nun kaydına rastlanmadığı cevabının verildiği, öte yandan davanın Sosyal Güvenlik Kurumu ile beraber ...’un ... ... Tic. A.Ş'ne karşı açıldığı, ... A.Ş.'nin HMK 124'üncü maddesi kapsamında davaya dahil edildiği, anılan şirketlere ait ticaret sicil kayıtlarının dosyaya celp edildiği görülmüştür.Mahkemece, ihtilaflı bildirimlerin davacı murisi ... ...'ya aidiyeti usulüne uygun bir şekilde araştırılmalı, bu itibarla, öncelikle Kurumdan, ... sicil numaralı ... unvanlı işyeri ve ... sicil numaralı ... Ticaret ve Sanayi A....davalı işyerinden ... adına verilen işe giriş bildirgelerinin aslı ile anılan işyerlerine ait dönem bordroları, ihtilaf konusu çalışmanın geçtiği işyerlerinden ise varsa imza içeren dilekçeler ve ücret tediye bordrolarıyla sair tüm belge asılları celbedilerek, Kurumlara verilen davacı murisi ... ...'ya ait olduğu sabit olan imzalar da getirtilmek suretiyle, Adli Tıp Kurumu marifetiyle imza incelemesi yaptırılmalı, her üç bildirgedeki imzanın aynı el ürünü olup olmadığı sorulmalı, ayrıca dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve ihtilaf konusu olan çalışmaların bildirildiği işverenlerin bordrolarında kayıtlı bordro tanıkları da saptanarak, çalışmaların varlığı, süresi ve kime ait olduğu yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, varsa davacı murisi ... ...'ya ait uyuşmazlık konusu dönemdeki fotoğrafı getirilerek tanıklara gösterilmeli, tanıklardan ayrıca ... ...'nun nereli olduğu sorulmalı, çekişme konusu hizmetlerin, gerçekte kime ait olduğu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilmeli ve varılacak sonuca göre karar verilmelidir.Diğer taraftan mahkemece davalı olarak gösterilen işverenler ...'un ... ...A.Ş ve ... Fabrikaları A.Ş yönününden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmişse de; aidiyetin tespiti davaları bakımından işverenlerin davada taraf olarak yer alması zorunlu değilse de davalı Kurum yanında talep halinde işverenlerin de hasım olarak gösterilebilecekleri, bu durumda davada taraf olan işverenler hakkında da hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davalı işverenler yönünden verilen hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.VI.KARARAçıklanan sebeplerle;1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.