Anahtar kelimeler: Satımdan Faturadan Faturaya Yazildiği Verecek Katip Defter İlişki Ankara Milleti

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ... - ....
DAVALI
: ... - ... ....
VEKİLİ
: Av. ... - ....
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: 12.11.2025
KARAR TARİHİ
: 03.02.2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: 06.02.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı ile arasında mevcut ticari ilişki kapsamında 06.09.2024 tarihli .... numaralı 96.000,00-TL ve 27.09.2024 tarihli .... numaralı 30.000,00-TL olmak üzere toplam 126.000,00-TL faturadan kaynaklı alacak verecek ilişkisi mevcut olduğunu, söz konusu işlemlerin faturaya dayalı olup, her iki tarafın defter kayıtlarında mevcut olduğunu, davalı tarafın bu faturalardan kaynaklı borcunu ödememekte ısrar ettiğini, bu nedenle müvekkili tarafından .... E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığını ancak davalının takibe itiraz ettiğini, takibe itirazın haksız olduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen hususların gerçeğe aykırı olduğunu, davacı tarafla müvekkili arasında faturaya konu olabilecek mahiyette bir ticari anlaşma olmadığı gibi faturalarda bahsi geçen mallar ve benzer özelliklere sahip herhangi bir mal teslim edilmediğini, alım satımı ilişkisi kurulmadığını belirterek davanın reddine, asıl alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1.maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1.maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.
Açıklanan düzenlemeler ışığında somut olaya gelindiğinde; fatura alacağından kaynaklanan davaların mutlak ticari dava mahiyetinde olmadığı sabit olduğundan mahkememizce nispi ticari davanın varlığı, somut olarak uyuşmazlığın, tarafların ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tetkik edilmesi gerekmiştir. Davacı şirketin tacir sıfatını haiz olduğuna ve dolayısıyla uyuşmazlığın ticari işletmesiyle ilgili olduğuna tereddüt bulunmamaktadır. Davalı yönünden ise yapılan tacir araştırması kapsamında ....'nden gelen 24.11.2025 tarihli müzekkere cevabından davacının tacir kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. Aynı amaçla davalının bağlı bulunduğu ....'ne yazılan müzekkere cevabından davalının bilanço esasına göre değil, işletme esasına göre defter tuttuğu, incelenen vergi beyannamelerinden de davalının ilgili yıllar itibariyle alım/satım tutarlarının VUK'un 177. maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bentte yazılı nakdi limitin tamamını aşmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla davanın her iki tarafı tacir niteliğini haiz olmadığından, dava konusu da kanunda özel olarak düzenlenen hallere girmediğinden 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesi hükmünce davayı ticari dava saymak ve asliye ticaret mahkemesini görevli kabul etmek mümkün görülmemiştir.
Bu nedenlerle; mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli .... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4-Süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 03.02.2026
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!