Anahtar kelimeler: Kuvvet Bozulmuştur Metrekare Alanında Mahiyetteki İli İlçesi Köyü İlamına Yüzölçümündeki

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: 2022/6 E., 2023/5 K.Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Dairemizce bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RKadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 1 02... parsel sayılı 6.221,82 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın tutanağı, aynı kuvvet ve mahiyetteki belgelerin uygulanmasında tereddüte düşüldüğünden bahisle Kadastro Komisyonunca, Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.İlk Derece Mahkemesinin verdiği karar, Dairemizin 03.02.2022 tarihli ve ██████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "... Mahkemece öncelikle davalı şahıslara ait ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas, 1964/1 Karar sayılı tescil ilamı sonucu tapu kaydı oluşup oluşmadığı araştırılarak oluştuysa tüm tedavüllerinin getirtilmesi, yine Toprak Tevzinin 5 42... parsellerine ilişkin olarak Hazine adına tapu kaydı oluşup oluşmadığının araştırılması, varsa dosya içerisine konulması, ayrıca dava konusu taşınmazın hem tespit tarihinden hem de Hazine tapusunun oluşum tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait farklı dönemlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının getirtilmesi, bundan sonra mahallinde tarafsız, yöreyi iyi bilen ve elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı ve ziraat mühendisi bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılması; keşifte, tescil ilamında yer alan taşınmazın hudutlarının tek tek sorulması, fen bilirkişisine tescil ilamında tarif edilen sınır yerleri dikkate alınarak denetime elverir şekilde düzenleyeceği haritada işaret ettirilmesi ve tescil krokisinin buna göre uygulanması, tescil ilamının uyup uymadığının komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla da denetlenmesi ve çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığının kesin olarak belirlenmesi, tescil ilamının dava konusu taşınmaza ait olduğu belirlendiği takdirde Hazinenin davada taraf olması nedeniyle tescil ilamının taraflar arasında kesin hüküm teşkil edip Hazineyi bağlayacağının göz önünde bulundurulması, çekişmeli taşınmazın tescil ilamı ile oluşan harita kapsamında kalmadığının belirlenmesi halinde ise Hazine dayanağı kayıt kapsamında kalan bölümler yönünden Kadastro Kanunu’nun 46/1. maddesi gereğince tevzi tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar, Hazineye ait kayıt kapsamında kalmayan bölümler yönünden tespit tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi, bunun için jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılarak arazinin ekonomik amacına uygun olarak zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılması, zirai bilirkişiden taşınmazın niteliği, kullanım durumu ve süresi konusunda ayrıntılı rapor alınması, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması..." gereğine değinilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "...keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas ve 1964/1 Karar sayılı tescil ilamı sonucu oluşan tapu kayıtlarının mevki ve hudurlar itibariyle okunarak sorulduğu, alınan beyanlardan, tescil ilamı sonucu oluşan 18.12.1986 tarihli ve 26 adet tapu kaydından 22 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu parsele mevki ve hudutlar itibariyle uyduğunun tespit edildiği, bu tapu kaydının kadastro çalışmalarında herhangi bir taşınmaza revizyon görmediği, harita-fen raporunda da belirtildiği üzere her ne kadar miktar itibariyle uymadığı görülse de, miktar farkının o tarihlerde mevcut teknolojik imkanlar ile yapılan yüzölçüm alan hesabından (ölçü ve sınırlandırma hatası) kaynaklandığı, tapu kaydına dayanak teşkil eden ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas ve 1964/1 Karar sayılı tescil ilamının taraflarından birinin Hazine olması sebebi ile bu karar uyarınca oluşan tapu kayıtlarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 303. maddesi uyarınca Hazineyi bağlayıcı nitelikte olduğu, ayrıca eski tarihli hava fotoğrafları üzerinde yapılan incelemede de en az 1949 yılından beridir dava konusu taşınmazda sınırları belirgin şekilde kullanım olduğunun ve parselin zeminde mahalli bilirkişiler tarafından gösterilen ve tesis kadastrosunda tespit edilen sınırlarının da aynı olduğunun tespit edildiği, ziraat raporunda da dava konusu taşınmazda dava tarihi itibarıyla en az 66 yıldan beridir tasarrufun söz konusu olduğunun belirtildiği, bu verilerin keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ve tespit bilirkişilerinin beyanlarını doğrular nitelikte olduğu, tüm bu sebeplerle, mezkur tescil ilamı Hazineyi bağlayıcı nitelikte olduğu gibi, hava fotoğrafları üzerinde yapılan inceleme ile Hazinenin tapu kayıtlarının oluştuğu 1962 tarihinden evvel en az 20 yıldan beridir kullanımın olduğunun tespit edilmesi sebebiyle KK md.46/f.1 uyarınca da dava konusu taşınmazda davalılar ve murislerinin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğini ispat ettiği..." gerekçesiyle malik hanesi tayin talebinin kabulüne, dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazın 1/3 payının miras payları oranında ... mirasçıları, 1/3 payının miras payları oranında ... mirasçıları, 1/3 payının miras payları oranında Cemile Gönülalan mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Ancak; İlk Derece Mahkemesinin 01.06.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, ███████ Karar sayılı önceki kararı ile; dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazın 31.05.2017 havale tarihli ek fen bilirkişi raporunun ekinde yer alan krokide (A) harfi ile gösterilen 2000 metrekarelik kısmının malikinin Hazine olarak tespitine ve tayinine, aynı adanın son parsel numarası verilerek Hazine adına tesciline, (B) harfi ile gösterilen 4.221,82 metrekarelik kısmın malikinin 1/3 payının miras payları oranında ... mirasçıları, 1/3 payının miras payları oranında ... mirasçıları, 1/3 payının miras payları oranında Cemile Gönülalan mirasçıları adına tesciline karar verilmiş ve bu karar sadece davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dolayısıyla dava konusu taşınmazın 31.05.2017 havale tarihli ek fen bilirkişi raporunun eki krokide (A) harfi ile gösterilen 2000 metrekarelik kısmının Hazine adına tesciline yönelik bölümü temyiz edilmeksizin Hazine lehine kesinleşmiş ve Hazine yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur.Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın 31.05.2017 havale tarihli ek fen bilirkişi raporunun eki krokide (A) harfi ile gösterilen 2.000 metrekarelik kısmının Hazine adına tescili gerekirken, Hazinenin usuli kazanılmış hakkının bulunduğu gözardı edilerek taşınmazın tümden diğer davalı şahıslar adına tesciline karar verilmiş olması isabetsiz ve hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1 numaralı bendinde yer alan "Dava konusu ... ili, ... İlçesi, ... Köyü, Köyetrafı mevkii, 1 02... Parsel sayılı taşınmazın" ifadesinden sonra "aşağıda belirtilen isimler adına payları oranında tapuya kayıt ve tesciline" ifadesinden önce gelmek üzere " 31.05.2017 havale tarihli ek fen bilirkişi raporunun ekinde yer alan krokide (A) harfi ile gösterilen 2000 metrekarelik kısmının aynı adanın son parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya tesciline, aynı krokide (B) harfi ile gösterilen 4.221,82 metrekarelik kısmının aynı ada ve parsel numarası ile" ifadesinin eklenmesine, 2 numaralı bendinde yer alan "kararın eki sayılmasına" ifadesinden önce gelen "04.06.2023 tarihli fen-harita bilirkişi raporunun" ifadesinin cümleden çıkartılarak yerine "31.05.2017 havale tarihli fen bilirkişisi ...'in ek raporunun" ifadesinin yazılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.