Anahtar kelimeler: Arabuculuk Davadavacı Kredili Kredilerden Kefalet Mevduatlardan Bankalarca Antalya Görüşmesinde Durdurulmasına

T.C.

ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sözleşmesi ve ... sözleşmesinden doğan borç nedeniyle davalılar aleyhine Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, dosyada tarafların kefalet sözleşmesi bulunduğundan tüm tarafların Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin dosyasındaki borcun tamamından sorumlu olduklarını, yapılan arabuculuk görüşmesinde de anlaşmanın sağlanamadığını, davalıların kötü niyetli itiraz ettiklerini belirterek, Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasındaki davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Banka tarafından kredi kullanıcısı aleyhine düzenlenen ve akdedilen sözleşmelerde yer alan hükümler, banka tarafından kredi müşterisine açıkça belirtilmediği ve içeriğin öğrenilmesine imkan verilmediği için kredi müşterisi tarafından kabul edilmediği sürece yok hükmünde olduğunu, borca dayanak yapılan kefalet ilişkisinin geçerli bir şekilde kurulmadığını, müvekkilinin ... ...'a husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, kefil olarak imza attırılan bölümde veya adli yazılı olarak ayrı bir belgede eş rızasına yönelik imza bulunmadığını, icra dairesinde hesaplanan faiz türü ve oranının hatalı ve fahiş olduğunu belirterek davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı takip dosyası yönünden İİK'nun 67. Maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir.
Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı banka tarafından, davalı borçlular ... ..., ... ..., ... ... Ve ... ... aleyhine ... TL kredi kartı alacağı, ... TL kredi alacağı, ... TL işlemiş faiz, ... TL işlemiş faiz, ... BSMV, ... TL işlemiş faiz, ... TL BSMV, ... TL ihtar gideri olmak üzere toplam ... TL alacak için girişilmiş icra takibi olduğu, davalıların itirazı üzerine ... tarihinde takibin durdurulduğu, İİK'nun 67. Maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce davacı bankadan krediye ilişkin dava konusu belgeler getirtilerek dosyamız bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş bankacı bilirkişi ... tarihli raporunda sonuç olarak; Dosyaya ibraz edilen KMH ekstresi ve business kredi kartı hesap özetleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde, söz konusu kredi ürünlerinin aktif olarak kullanıldığı, ödemelerinin gecikmeye girdiği ve kefillerin sözleşme adreslerine ihtarname gönderilerek muacceliyet oluşturduğunun belirlendiği, kat ihtarnamesi, borçlu firmanın eski adresine gönderildiğini ve borçlu firmanın ve kefil firmaların tek hissedarı ve imza yetkisi olan ... ...'ın sözleşme adresine gönderilen ihtarnamenin, muhatabın tevziat saatlerinde adresinde bulunmaması sebebiyle ... tarihinde mahalle muhtarına tebliğ edildiği ve kapısına haber kağıdı yapıştırıldığını, ... icra takip tarihi itibariyle takip talebinde talep edilen ve taraflarınca hesaplanmış borç bakiyeleri karşılaştırılmalı olarak gösterildiğinde;
... Antalya Banka Alacakları Taraflarınca hesaplanan Talep Sınırı (Takip Tarihi İcra Dairesinin Alacak Bakiyeleri ve Talep
.../... Esas Takip talebi edilmesi Geren Temerrüt
Faiz Oranları
Kredi kartı alacağı (%54,60) ... (%54,60) ... (54,60) ...
Kredi Alacağı (%56,64) ... (%63,60) ... (54,64) ...
İşlemişi Faiz ... ... ...
İşlemiş Faiz ... ... ... BSMV ... ... ...
İşlemiş Faiz ... ... ... BSMV ... ... ... İhtar Gideri ... ... ...
Toplam alacak ... ... ...
Fark -... ...
Olduğu, hesaplanan alacak tutarları takip talebindeki bakiyelerden daha yüksek çıktığını, aradaki farkın valörden ya da ön raporda talep edilmesine rağmen sunulmamış vadesiz TL, KMH faiz,+vergi ek numaraları ve tasfiye olunacak alacaklar hesaplarına yapılmış kısmi bir tahsilattan kaynaklanmış olabileceği, takip talebinde, faiz ve vergi bakiyelerinin hangi krediye ait olduğu belirtilmediğinden hesaplamada birbirine yakın tutarların eşleştirildiğini, KMH ve kredi kartı faiz oranları, 5464 yasanın 26/3. Maddesi uayrınca T.C. Merkez Bankasınca kredi kartları için belirlenen azami akdi ve temerrüt faizi oranlarına tabi olduğu, bankalar, KMH ve kredi kartı alacaklarına TCMB tarafından ilan edilen iş bu azami faiz oranlarının üzerinde akdi ve gecikme faizi uygulayamayacağını, ancak daha düşük faiz oranları uygulamalarının mümkün olduğunu, ... tarihli icra takip talebinde ... TL'lik kredi kartı asıl alacağı için talep edilen %54,60 temerrüt faiz oranının TCMB tarafından ilgili tarih döneminde kredi kartları için ilan edilmiş azami gecikme faizi oranına uygun olduğu, kredili mevduat hesapları için TCMB tarafından ... - ... tarih aralığında ilan edilen azami gecikme faizi %63,60 olduğu, temerrüt faiz oranının TCMB'nin KMH'lar için ilan ettiği azami oranın altında kaldığı hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Akdi ilişkinin incelenmesinde; davacı bankanın davalı ... Şti arasında ... tarihinde ... ... seri numaralı GKS tanzim edildiği, sözleşmeye borçlu şirketi temsilen ... ...'ın şirket kaşesi üzerine imza attığı, ... ... seri numaralı ... ek olarak ... tarihinde tanzim edilen Kefalet sözleşmelerin ... ...'ın ... Şti'nin ve ... Şti'nin ... TL'lik müteselsil kefalet imzasının alındığı, kefil firmaları temsilen atılan imzaların da ...'a ait olduğu anlaşılmıştır.
Kefalet sözleşmesi davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 581 ila 603. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kefalet sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun 581. maddesinde “kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmıştır. Kanunda yer alan bu tanıma göre kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir.
6098 Sayılı TBK 583.Maddesinde ; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." düzenlemesi mevcuttur.
6098 Sayılı TBK 584. Maddesinde "Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.
Ticari hayatın doğal akışını kolaylaştırmaya yönelik değişiklik yapma gerekçesi ile 28.03.2013 tarih ve 6455 sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 77. maddesi uyarınca ilgili maddede değişikliğe gidilerek, aynı Kanun’un 90. maddesi uyarınca yayınlandığı tarih olan 11.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren hükme göre;
“Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27.12.2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına
Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz.” denilerek “ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler” eş rızasından muaf tutulmuştur.
Bu sebeple davacı banka ile davalı arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesindeki davalıların kefaletinin geçerli olduğu görülmüştür.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin █████/2017 tarih █████████ Esas - █████████ Karar sayılı emsal içtihatında; "kredi sözleşmesinde müteselsil kefillerin gayrı nakdi alacak için sorumlu olduklarına dair özel bir hükmün bulunup bulunmadığının üzerinde durularak sonuca göre karar verilmelidir." şeklinde belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, mahkememizce alınan yukarıda tarihi belirtilen hüküm kurmaya, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu da dikkate alındığında, davalıların kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak toplam ... TL üzerinden borçlu olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine yönelik değerlendirmede: Yargıtay 19. H.D.nin █████/2013 gün ve ███████ E. █████████ K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklindeki emsal içtihat doğrultusunda kredi sözleşmesi nedeniyle sorumluluğunun kabulüne karar verilen borçlular aleyhine hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE davalının Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile ... TL kredi kartı alacağı, ... TL kredi alacağı, ... TL işlemiş faiz, ... TL işlemiş faiz, ... TL BSMV, ... TL işlemiş faiz, ... TL BSMV, ... TL ihtarname gideri olmak üzere ... TL üzerinden takibin aynen DEVAMINA,
2-Hükmolunan asıl alacağın %20'si tutarındaki ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan davetiye ve bilirkişi giderinden ibaret toplam ...-TL yargılama gideri, ...-TL ilk dava gideri ve ...-TL peşin harç olmak üzere toplam ...-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince kabul miktarı üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu █████ ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden ...-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
7-Artan gider avansının ve teminatın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iade EDİLMESİNE,
Dair, davacı vekili ...'in yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!