Anahtar kelimeler: İcbar İrtikap Süreç Mersin Görüşü Hukukî İstemlerinin Edenlerin Neticesinde Yoksunluklarına

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararSUÇ
: İcbar suretiyle irtikapHÜKÜM
: İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde:Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇA. İlk DereceMersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2023 tarihli ve ███████ Esas ve ███████ sayılı Kararı ile sanığın, icbar suretiyle irtikap suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 250/1, 43/2-1, 62 maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53. maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.B. İstinafO yer Cumhuriyet savcısının, sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin istinaf talepleri üzerine duruşma açılmadan yapılan inceleme neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 08.12.2023 tarihli ve ████████ Esas, █████████ sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık Müdafinin Temyiz İstemiŞikayetçilerin ve katılanların soyut, çelişkili beyanları haricinde sanığın atılı suçu işlediğine dair kanıt bulunmadığına, somut olayda icbar seviyesine varacak şekilde şikayetçi ve katılanların iradelerinin baskılanmadığına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına,Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemiTakdiri indirim ve zincirleme suç hükümleri uygulanmaksızın sanığın her bir eylemi için ayrı ayrı cezalandırılması lüzumuna,İlişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Bölge Adliye Mahkemesi'nin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık hakkında kurulan hüküm yönünden sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2010 tarihli ve 2009/5-167-███████ sayılı Kararında da açıklandığı üzere; icbar suretiyle irtikap suçunda mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli olmak koşuluyla, doğrudan doğruya veya dolaylı biçimde yapılan her türlü zorlayıcı hareketin icbar kavramına dahil olduğu, manevi cebrin, belli bir şiddete ulaşması, ciddi olması, mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağının bulunmamasının gerektiği, rüşvet suçunun ise (6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonraki hukuki düzenlemelere göre) bir kamu görevlisinin görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlamasıyla oluşacağı, taraflar arasında serbest irade ile yapılan anlaşmanın vuku bulduğu anda da rüşvet suçunun meydana geleceği gözetildiğinde;Suç tarihinde ... ve ... Hizmetler Bakanlığına bağlı Toroslar Sosyal ve Ekonomik Destek Biriminde sosyal çalışmacı olarak görev yapan ve görevi gereği sosyo-ekonomik destek talebinde bulunan kişilerin ikametlerine giderek yardıma ihtiyaçları olup olmadığına ilişkin rapor hazırlayan sanığın, temyiz incelemesine konu dosya kapsamında, sosyo-ekonomik destek talebinde bulunan mağdurlar ..., ..., ..., ... ile katılan ...'dan, sosyo-ekonomik yardım bağlanması karşılığında toplu olarak hesaplarına yatacak paranın bir kısmını istediği, mağdurlar ..., ..., ... ile katılan ... 'ın talep edilen parayı sanığa verdikleri, mağdur ...'ın ise parayı vermeyi kabul ettiği ancak parayı vermeden önce durumu adli mercilere bildirmesi üzerine sanığın suç üstü yakalanması neticesinde adı geçen mağdura yönelik eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, mağdurların hazırlık aşamasındaki beyanlarının benzer nitelikte olduğu, mağdur beyanlarını destekler kamera görüntülerinin bulunduğu, Mersin Valiliğince görevlendirilen muhakkiklerin hazırladığı 02.06.2022 tarihli İnceleme/Soruşturma Raporunda mağdurların sosyal desteğe muhtaç durumda olduklarının teyit edildiği, sanığın, katılanlar ... ve ...'un sosyo-ekonomik destek talepleri üzerine inceleme amacıyla evlerine çeşitli defalar gittiğinde katılanların göğüs, kalça gibi vücutlarının çeşitli yerlerine dokunduğu, evde başkalarının olduğu hallerde ise katılanları yatak odasına çağırarak bu eylemleri devam ettirdiği, cinsel birliktelik talebinde bulunduğu, katılanların aşamalardaki ifadelerinin benzer nitelikte olduğu nazara alındığında; sanığın mağdurlar ..., ..., ..., ... ile katılan ... 'a yönelik yapması gereken bir iş için para talebinde bulunması şeklinde sübut bulan eylemlerinin zincirleme rüşvet alma, katılanlar ... ve ...'a yönelik eylemlerinin ise her iki mağdura karşı ayrı ayrı zincirleme cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde zincirleme icbar suretiyle irtikap suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,Kabule göre de;Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hükmolunacak hak yoksunluğuna ilişkin sürenin tayin olunan cezanın yarısından az olamayacağı gözetilmeden "3 yıl 9 ay" yerine "3 yıl" olarak eksik belirlenmesi,Hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARDeğerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince verilen kararın 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca gereği için kararı veren Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,06.11.2025 tarihinde karar verildi.