Anahtar kelimeler: Yidk Bam Esaskarar Sinai Sınai Fikri Haklar Layihalar Marka İstenmiş

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: ███████ - ████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20.HUKUK DAİRESİESAS NO
: ███████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: YİDK Marka Kararının İptaliTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2023 tarih ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket ile davalı ... vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, müvekkilinin ███████████ sayılı ve "şekil + ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun davalı şirketin ██████████ sayılı ve "..." ibareli markasını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine reddine karar verildiğini, oysa taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, "GIF" ibaresinin ABD'li yazılımcı olan Steve Wilhite tarafından 1987'de icat edilen bir görüntü formatı olduğunu, bu ibare nedeniyle davalı şirkete tekel hakkı verilemeyeceğini, müvekkili markasının hitap ettiği tüketici kesiminin taraf markalarını karıştırmayacağını ileri sürerek, 2022-M-8706 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Diğer davalı Dernek vekili, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunduğunu, başvurudaki şekil unsurunun markaya ayırt edicilik katmadığını, "..." ibaresinin 41. sınıf hizmetlerle ilişkisinin bulunmadığını, mesnet markadaki bu ibarenin de müvekkili derneğin unvanının kısaltması olduğunu, bu ibarenin müvekkilinin markasının esas unsuru olarak kabul edilmesi gerektiğini, soldan sağa okuma ilkesi gereği vurgunun bu ibare üzerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının "şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davalıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında emtia benzerliği oluşsa da biçim, düzenleme, tertip tarzı ve bütünsel yaklaşım itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; davacı başvurusundaki çeşitli sanat etkinliklerini yapan 5 ayrı insan figürü görsellerinin ... işareti ile bütünleştiğinde hedef kitle üzerinde davalı markası ile farklı bir marka izlenimi yaratacağı; işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan hedef tüketicimi kitlesinin, (buradaki hedef kitlenin dikkat düzeyi daha yüksek olup bilirkişi raporunda da "41. sınıftaki hizmetler belli özelliği ve önemi olan günlük nitelikte sayılamayacak hizmetlerdir. Bu nedenle 41. sınıftaki hizmetlerin potansiyel müşterisinin dikkat ve özeni ortalamanın üzeridir." şeklinde tespit yapıldığı) yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının "şekil+..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının "..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, yani her iki markada bir yanılgı yaşamayacağı; hedef kitle olan dikkat düzeyi daha yüksek tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşmayacağı; bu açıdan taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaatinin oluştuğu; HMK'nın 282. maddesindeki "Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2016 tarih ███████-696 E.- ████████ K. sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu 2022-M-8706 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Diğer davalı Dernek vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı Kurum tarafından ve bilirkişi raporunda taraf markalarının benzer kabul edildiğini, SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas ihtimali bulunduğunu, markaların sınıfsal olarak da aynı olduğunu, müvekkili markasında "..." ibaresinin bağımsız varlığını devam ettirdiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: Dava, YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, davalının itirazına mesnet markalarıyla davacının dava konusu başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin internetteki arama motorlarındaki hareketli resimlere verilen isim olduğu, tanımlayıcı nitelikteki bu ibarenin ortaklığının tek başına markalar arasında iltibas oluşmasına sebebiyet vermeyeceği, dava konusu markanın görsel olarak davalı şirketin mesnet markasından farklılaştığı anlaşılmakla, davalı Dernek ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Davalı Dernek ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı Dernek ile davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davalı Dernek ile davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf aşamasında davalı Dernek ile davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.