Anahtar kelimeler: Davac Doğramalarla Pvc Edimin Bam Pencere İfası İmalatı Kapı Edimlerin

T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A...HUKUK DAİRESİ K A R A RDOSYA NO
: .KARAR NO
:.BAŞKAN
:ÜYE
:ÜYE
:KATİP
:İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BURSA ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ..KARAR NO
:.KARAR TARİHİ
:İSTİNAF BAŞVURU TARİHİDAVAC
:DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali - AlacakB.A.M. KARAR TARİHİ
:KARAR YAZIM TARİHİ
:Mahalli mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının kapı, pencere vb. doğramalarla ilgili pvc imalatı yaptığını, taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince edimin ifa edildiğini, edimlerin ifası sırasında davalının diğer taşeronlarının işi yetiştirememesi nedeniyle davacıya zorluk çıkartıldığını, davacının işi yapması için saha temininin çoklukla sağlanamadığını, davacının işini eksiksiz, fazlasıyla ve ekstra imalat seviyesiyle tamamlayıp alacağını isteyince davalının bir dizi haksız ihtar çekme sürecine girdiğini, davacının düzenlediği faturanın itiraz edilmeksizin davalı defterlerine işlendiğini, tarafların BA-BS teyitlerinin de yapıldığını, buna rağmen alacağın ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek Bursa .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının sözleşme ile yüklendiği işleri zamanında bitirmediğini, eksik ve ayıplı iş yaptığını, bu işlerin iş teslim tutanağı ile tespit edildiğini, davacıya gönderilen ihtarname ile yükümlülüklerini tamamlamasının ihtar edildiğini, davacının verilen sürede işi tamamlamayıp mesnetsiz iddialarda bulunması üzerine işin son tespitinin yaptırılıp ceza şart da uygulanacağının davacıya ihtarname ile bildirildiğini, eksikliklerin giderilmemesi üzerine eksikliklerin davacı nam ve hesabına üçüncü bir firmaya yaptırtıldığını, eksikliklerin taşeron adına başka bir firmaya yaptırılması, gecikme cezası ve nefaset ücreti göz önüne alındığında davalının davacı firmaya herhangi bir borcu olmadığı gibi davacıdan alacaklı olduğunu, asıl dava bakımından taleplerinin davanın reddine ve takibin iptaline hükmedilmesi olduğunu, mahkemenin aksi kanaate olması ve takibin devamına hükmedilmesi halinde dahi fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve Bursa ....İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra dosyası asıl alacağı da tahsilatta mükerrer olmamak üzere davalının açıklanan sebeplerle davacıdan alacaklı olduğunu, .... esas sayılı icra dosyası ile davacı aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, davacının bu takibin iptali için icra hukuk mahkemesine dava açtığını, bu alacağın tazmini ve tahsiline dair terditli mahiyette belirsiz alacak davası açma zarureti hasıl olduğunu belirterek itirazın iptali davasının reddine, %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, mahkemenin aksi kanaatte olması ve davacıların davasının kısmen veya tamamen kabulüne veya takibin devamına hükmedilmesi halinde ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve Bursa ...İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra dosyası asıl alacağı da tahsilatta mükerrer olmamak üzere, belirsiz alacak davalarının kabulüyle şimdilik 100,00.-TL olmak üzere davalının uğradığı zararın, taşeron firma adına yaptırdığı eksikler için ödediği bedellerin, nefaset ücretinin, gecikme cezasının tazmini ve işlemiş işleyecek ticari avans faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.Karşı davalı vekili karşı dava için verdiği cevap dilekçesinde, karşı davadaki talepleri kabul etmediklerini, alacak iddia edilen kalemlere ilişkin olarak karşı davalı şirket tarafından keşide olunan teminat senedinin haksız şekilde kullanılarak Bursa ...İcra Müdürlüğü’nün .... esas sayılı dosyası ile takibe başlanıldığını, takibe konu edilen senedin teminat senedi olması nedeniyle Bursa ...İcra Hukuk Mahkemesi’nin.... esas sayılı dosyası ile takibin iptali davası açıldığını, davanın halen derdest olduğundan ve takip geçerliliğinin dava tarihi itibariyle koruduğundan derdestlik itirazında bulunduklarını, davanın usulden reddinin gerektiğini, karşı davalının edimlerini tam olarak yerine getirmesine rağmen alacaklarının ödenmediğini, karşı davacının ayıp iddiasındaki asıl amacın tam olarak yapılıp teslim olunan işlerin yapılması sırasında inşaat güvenliğinin karşı davacı tarafça sağlanamaması nedeniyle montajı yapılan karşı davalının ürünlerinin bazılarının camlarının ya da mekanizmalarının şantiye çalışanlarının ya da dış kaynaklı kişilerin temasları sonucu zarar görmesi üzerine bundan karşı davalıyı sorumlu tutma çabası olduğunu, karşı davalının herhangi bir kusuru ya da yükümlülüğü bulunmamasına rağmen ayrıca ücreti karşı davacı tarafından karşılanması kaydıyla mekanizmaları yeniden elden geçirmiş olup buna dair masrafların ayrıca ödeneceği belirtilmiş olmasına rağmen bu masrafların da halen ödenmediğini belirterek karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davacı tarafın sözleşme konusu işlerin bir kısmını eksik ve ayıplı imal ettiği, ayıpların işçilik hatalarından kaynaklı olduğu ve açık ayıp niteliğinde olduğu, davalı tarafın ayıp ihbarını süresi içerisinde yaptığı, tarafların ticari defter, belge ve kayıtlarına göre davacı tarafın ...TL davalıdan alacaklı görüldüğü, ayıplı işler nedeni ile davalının ödemek zorunda kaldığı toplam bedelin...-TL olduğu, bunun mahsubu neticesinde davacının bakiye asıl alacak miktarının ....-TL olduğu, █████/2020 tarihi itibariyle davalının temerrüde düşürülmüş olduğu, davalının ayıplı olan işleri 3. kişilere yaptırdığı, seçimlik hakkın sözleşmenin feshedilerek 3. kişilere yaptırılması olarak kullanılmış olduğu, TBK’nun 179/2 uyarınca sözleşme ile bağlı kalmayan davalı iş sahibinin ifaya bağlı cezai şart isteminin bu durumda haklı olmadığı, ayrıca sözleşmenin fesih tarihine kadar gecikme cezası tahakkuk etmesine dair itirazlarını yine sözleşmenin feshinin cezai şart isteminden vazgeçme niteliğinde olması nedeniyle haklı olmadığı, ayrıca davalının nefaset kesintisi yapabilmesini imkan tanıyacak şekilde davacı yüklenici tarafından ayıplı olarak yapılan ve giderilemeyen bir ayıp tespit edilemediğinden nefaset kesintisi talebinin de haklı olmadığı, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin ....TL asıl alacak, ...-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam......TL üzerinden takipteki şartlarıyla birlikte devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.Davacı/karşı davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kararın fahiş hata içeren bilirkişi raporu esas alınarak verildiğini, bilirkişinin hakim yerine geçerek rapor hazırladığını, kararın fiili durum ve dosya ile çelişki içerdiğini gibi kendi içinde de çelişkili olduğunu, gerekçede keşif sırasında herhangi bir tespitin yapılamadığı belirtilmesine rağmen hiç bir somut ispat unsuru olmadan soyut ve zorlama söz konusu işlerin bir kısmını eksik ve ayıplı imal ettiği, ayıpların işçilik hatalarından kayaklı olduğu ve açık ayıp niteliğinde olduğu, davalı tarafın ayıp ihbarının süresi içerisinde yapıldığı şeklinde açıklama yapıldığını, tanıklarının tam olarak dinlenilmediğini, delillerinin de tam olarak toplanılmadığını, davalı tanıklarına neden itibar edildiğinin gerekçede açıklanmadığını, davacının yaptığı sözleşmenin inşaatın güvenliğine dair olmadığını, bilirkişilerin montajı yapılmış ürüne başkalarının verdiği zarardan davacının sorumlu tutmaya yönelik kayıtlara itibar ettiklerini, sözleşmenin 24.maddesine göre davacının ayıplar nedeniyle sorumlu olmadığının dikkate alınmadığını, ortada yasanın belirlediği şekilde tespiti yapılmış bir zarar olmadığı halde mahkemenin somut bir zarar varmış gibi değerlendirme yaptığını, raporlarda iş sahibi tarafından belirtilen eksikliklerin yerinde görülmediğinin açık olarak belirtildiğini, bilirkişilerin ortada hiç bir delil bulunmadığı halde ayıpların keşif tarihi itibarı ile giderildiğini belirttiklerini, davalı tarafın zarar savunmasına dair ortaya konulabilen hiç bir zarar bulunmadığı gibi zarar miktarının da belirsiz olduğunu, davalının soyut iddiasının hiç bir ispatının bulunmadığını, davacının edimini eksiksiz ve ayıpsız ifa ettiğinin kabulünün gerektiğini, raporda ve kararda davacı lehine olan hükümlere dair çıkarıma gidilmediğini, zarar olgusunu kabul etmemekle birlikte sözleşmenin 14/6. maddesinde bir eksiklik olması halinde bunun taşerona tebliğ edileceği, taşeron veya vekili ile birlikte inceleme yapılacağı hususun göz ardı edildiğini, davalının tek taraflı tespiti ile zarar ve miktarının belirleneceği gibi bir hukuk dışılığın hiç bir hukuk sisteminde kabul görmeyeceğini, karşı tarafın tek yanlı, gerçeğe aykırı tutanağına itibar durumunda yargı yoluna gitme gereğinin hasıl olmayacağını, tek taraflı olarak düzenlenen tutanağın davacıyı bağlamayacağını, davacının düzenlediği faturanın itiraz edilmeksizin davalı defterlerine işlendiğini, tarafların BA-BS teyitlerinin de yapıldığını, buna rağmen bilirkişinin teslime ilişkin belge bulunmadığı yönündeki kabulünün hatalı olduğunu, davalının aldığı faturanın niçin ve neye istinaden alındığı belirsiz olduğu gibi bu faturadan davacının sorumlu olacağına dair hiç bir delil ve tespit olmadığını, davacının alacak talebine kadar davalının ayıp ihbarı olmadığını, fatura içeriğine de itiraz edilmediğini, yasal sürede bildirim yapılmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.Davalı/karşı davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, uzatılan sürede davacının işi bitirmediğinin tespit edilmesi üzerine davacıya gönderilen noter ihtarı ile günlük ceza uygulandığı belirtilip işi teslim etmesinin bildirildiğini, davacının eksiklikleri verilen sürede tamamlamadığı gibi eksik ve ayıplı işleri kabul etmeyerek haksız mesnetlerde bulunduğunu, eksikliklerin giderilmemesi üzerine iş teslim tutanağı düzenlendiğini, davacının son durum tespitine katılmasına rağmen tutanağı imzalamaktan imtina ettiğini, bunun üzerine davacıya yeniden noter ihtarı gönderildiğini, davacının işleri zamanında bitirmemesi, eksik ve ayıplı iş yapması nedeniyle davalının zarara uğradığını, eksik kalan işlerin Winsa firmasına tamamlatıldığını, giderilen eksikliklerin ve davalı şirketin sözleşmeye dayalı cezai şart uygulamasının....tarihli ihtarname ile davacıya bildirildiğini, mahkemenin davacı nam ve hesabına yaptırılan işlerin sözleşmeyi fesih iradesi kapsamında olduğundan bahisle cezai şart isteminin haklı olmadığı yönünde hüküm kurmasının hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için fesih iradesinin varlığında dahi işin bitimi için tanınan sürecin sonu olan 31/7/2019 ile fesih tarihi arasında geçen süreye ilişkin olarak cezai şartın uygulanmasının gerektiğini, sözleşmenin 18/2.maddesinde de işverenin iş bitim tarihinden fesih tarihine kadar olan süreye ilişkin olarak cezai şart uygulayacağının açıkça belirtildiğini, davalının bu maddeyle tanınan cezai şart uygulama hakkını göndermiş olduğu tüm ihtarnameleriyle davacı tarafa bildirdiğini, bu yönüyle de esas hakkında hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, nefaset kesintisi talebi ile ilgili kararın da hatalı olduğunu, bu kesintinin eksikliklerin giderilmesi için harcanan tutarlarla bir ilgisinin olmadığını, nefasetin davacının gerçekleştireceği imalatlarda tamir edilme imkanı olmayan kısımlara ilişkin uygulandığını, açıklanan sebeplerle davalının davacıdan alacaklı olmasına rağmen davaları ile ilgili araştırma ve inceleme yapılmadığını, gerekçe dahi gösterilmediğini, itirazlarının iptaline, karşı davanın ise reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili davacının istinaf başvurusuna karşı verdiği cevap dilekçesinde, iş bitim tarihindeki eksikliklerin tutanak altına alınarak davacı şirketin bu konuda gerek sözlü olarak gerek ihtarnameler aracılığıyla pek çok kez bilgilendirildiğini, bu anlamda tutanağın tek taraflı bir tutanak olduğu ve tutanağın davacı şirket için hiçbir bağlayıcılığı olmadığı yönündeki iddianın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, işin eksiksiz ve ayıpsız olarak bitirildiği iddiasının maddi gerçek ile bağdaşmadığını, keşif sırasında eksik ve ayıplara ilişkin tespit yapılmadığına ilişkin iddianın kabul edilebilir tarafı bulunmadığını, davacının işi bitirdiğine ilişkin bir müracaatının bulunmadığını, ihtarnameye rağmen eksikliklerin giderilmediğini, tutanağın imzasından imtina edildiğini, inşaat güvenliğine ve kusur sorumluluğuna ilişkin olan itirazların da hukuki bir dayanağının bulunmadığını, ayıp ihbarı ile ilgili yazılı ve sözlü bildirim yapıldığını belirterek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın 2004 sayılı İİK’nun 67.maddesi gereğince iptali, karşı dava ise zararın tahsili ile işin geç teslimine dayalı cezai şart istemine ilişkindir.Davacı alacaklı vekili Bursa ... İcra Müdürlüğü'nün.... esas sayılı dosyasında .... tarihinde ....TL asıl alacak ile ...TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ...-TL ‘nın tahsili için ilamsız icra takibi başlatmış, takip talebinde borcun sebebi olarak faturaya dayanmış, davalı borçlu vekili süresinde verdiği itiraz dilekçesinde davacının yaptığı ilerin eksik ve ayıplı olduğunu savunmuş, davalının itirazının iptali için dava açılmıştır.Taraflar arasında davalıya ait inşaattaki taşınmazların pvc doğrama ve ısıcam işlerinin davacı tarafından yapıldığı, davacıya bu işler nedeniyle bir miktar ödemede bulunulduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davacının sözleşme ile üstlendiği işlerin eksik ve ayıplı olup olmadığı, ayıplı iş varsa bunların giderilme bedelinin ne kadar olduğu, davacıya ödenmeyen sözleşme bedeli olup olmadığı, sözleşmede düzenlenen cezai şart koşulunun oluşup oluşmadığı hususundadır.26/4/2017 tarihli faturalı taşeron sözleşmesinde davacı taşeron, davalı ise işveren olarak yer almıştır. Davacı taşeron bu sözleşme ile üstlendiği pvc doğrama ve ısıcam işlerini tamamlamasına rağmen iş bedelinin tamamının ödemediğini ileri sürerek takip başlatmıştır. Davalı işveren şirket ise cevap dilekçesinde davacının eksik ve ayıplı iş yaptığını, yapılan işi de süresinde teslim etmediğini savunmuş, karşı davasında da eksik ve ayıplı işler bedeli, nefaset kesintisi ve geç teslimden kaynaklanan ceza nedeniyle davacının teminat olarak verdiği senede dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, davacının takip konusu senedin iptali için icra mahkemesine başvurması nedeniyle belirsiz alacak davası açmalarının gerektiğini de açıklayarak 100,00.-TL’nın karşı davalı taşerondan tahsilini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraf şirketlerin ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine göre işverenin taşerona karşı ...TL borçlu olduğu belirlenmiştir. Asıl davada taşeronun başlattığı takip miktarı da söz konusu bakiye alacak miktarına yönelik olduğundan davalının bu miktar yönünden yaptığı itirazın haksız olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Mahkeme kabulü de bu yönde ise de dava için verilen cevap dilekçesinde davalı işveren tarafından mahsup talebinin olmadığı ve davalının eksik ve ayıplı işler ile ilgili olarak karşı davada talepte bulunduğu halde 6100 sayılı HMK'nun 26.maddesine aykırı olacak şekilde karşı davada değerlendirilmesi gereken eksik ve ayıplı iş bedelinin asıl davada davacının alacağından indirilerek hüküm verilmesi doğru olmamıştır.Taraflar arasında karşılıklı gönderilen ihtarnameler ile karşı davadaki açıklamalar dikkate alındığında işverenin eksik ve ayılı işleri 3.kişiye tamamlatma bedeli ile nefaset kesintisi ve geç teslimden kaynaklanan cezai şart talebi olmak üzere üç ayrı kalem için alacak talebinde bulunduğunun anlaşılmasına ve karşı dava dilekçesinde her bir alacak kalemi yönünden hangi miktar için talepte bulunulduğu açıklanmadan tek bir alacak miktarı bildirilmesine rağmen 6100 sayılı HMK’nun 31.maddesi gereğince karşı davacı vekiline bu hususta açıklama yapması için süre verilip her bir alacak kalemi için ne miktarda talepte bulunduğunun belirlenmemesi de doğru olmamıştır. Kaldı ki karşı davacı vekilinin taşeron aleyhine aynı alacaklar için icra takibi başlatıldığı belirtilerek tahsilde tekerrür olmamak üzere talepte bulunduğundan ve karşı davalı tarafından derdestlik itirazında bulunulmasına rağmen söz konusu icra takibinin akıbeti araştırılmadan karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.Karşı dava dilekçesinde arabuluculuk tutanağına delil olarak dayanılmasına rağmen dosyada arabuluculuk son tutanağı bulunmadığı halde bu tutanağın dosyaya sunulması sağlanmadan karar verilmesi de hatalıdır.Sözleşmenin 9.madesine göre işveren tarafından düzenlenen █████/2019 tarihli iş teslim tutanağında gösterilen hususlarda inceleme yapılması için mahkemece keşif yapılmış, keşif ara kararında 3 farklı uzmanlıkta bilirkişi seçilmesine karar verilmiş olmasına rağmen keşif tutanağına göre sadece inşaat bilirkişisinin keşif sırasında hazır olduğu, bilirkişi raporunun ise keşfe katılmayan diğer iki bilirkişi ile birlikte hazırlandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece verilen keşif ara kararına rağmen SMMM ve hukukçu bilirkişilerin keşfe katılan diğer bilirkişi ile birlikte rapor düzenlemesi ve bu rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru olmadığı gibi ayıplı ve eksik olarak belirlenen işlerin bedelinin sözleşmenin götürü bedelli sözleşme olduğu dikkate alınıp buna göre belirlenmesi gerekirken ayıplı ve eksik iş bedelleri belirlenmeden ve karşı davacının dayandığı fatura bedeli ile ilgili hiçbir değerlendirme yapılmadan sözkonusu fatura kapsamının doğru kabul edilerek rapor düzenleyen bilirkişi raporunun hükme esas alınması da hatalıdır.Taşeron vekili ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını ileri sürmüştür. Sözleşmenin 9/e maddesinde, yapılan imalatların malzeme ve işçilik hatalarına karşı 2 yıl süreyle taşeronun garantisi altında olduğuna ait garanti hükmü bulunması dikkate alındığında taşeronun ayıp bildiriminin süresinde yapılmadığı yönündeki itiraz yerinde değildir.İşveren şirket vekili karşı dava ile birlikte asıl davada hüküm altına alınan miktar için de istinaf talebinde bulunmuştur. Asıl davada davalı işveren aleyhine hükmedilen miktar 9.007,64-TL olup bu miktar karar tarihindeki kesinlik sınırı olan ...TL’nın altında olduğundan işverenin asıl dava yönünden yaptığı istinaf başvurusunun reddi gerekmektedir.Mahkemece asıl davada davalının mahsup talebinin bulunmadığı gözetilmeli, karşı davada öncelikle arabuluculuk son tutanağının dosya içine alınması sağlanmalı, karşı davada karşı davacıya talep konusu yaptığı alacak kalemleri açıklattırılıp taşeronun derdestlik itirazı değerlendirilmeli, inşaat bilirkişisi ile hukukçu bilirkişiden kanuna uygun olarak oluşturulacak bir bilirkişi heyetinden dosyada bulunan ihtarname içerikleri, tarafların dayandığı diğer deliller ve sözleşme kapsamına göre ayıplı ve eksik iş olup olmadığı, işin zamanında teslim edilip edilmediği, ayıplı ve eksik iş olması halinde bunların giderilme bedelinin fiziki orana göre seviye tespit edilip götürü bedele uygulanarak belirlenmesi, geç teslim varsa işverenin buna ilişkin iddialarının değerlendirilmesinden sonra karar verilmesi gerektiğinden asıl davada davacı taşeronun, karşı davada karşı davacının istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılması gerekmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Asıl dava yönünden davalı-karşı davacı vekilinin Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesinin..... tarih ve......sayılı kararına yönelik istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinin HMK 352. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,2-Asıl dava yönünden davacının, karşı dava yönünden karşı davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile Bursa ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin...tarih ve ....sayılı kararının KALDIRILMASINA,Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,4-Karar tebliğ ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,5-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.BaşkanÜyeÜyeKatip