Anahtar kelimeler: Bağını Soybağını Asanık Soy Görüşü İstemlerinin Çocuğun Edenlerin Suçlar Neticesinde
11. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇLAR
: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, çocuğun soy bağını değiştirmek
HÜKÜMLER
: Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Katılan vekilinin, sanık ... hakkında çocuğun soybağını değiştirmek suçundan kurulan hükme yönelik temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.
Yukarıdaki husus dışında, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A.Sanık ... hakkında çocuğun soybağını değiştirmek suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde
Katılanın, sanığa yüklenen çocuğun soybağını değiştirmek suçundan doğrudan zarar görmediği kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı, bu suç yönünden usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme hak ve yetkisi vermeyeceği anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C.Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz isteğinin incelenmesinde
Sanık ...’ın, gerçekte torunu olan ...’ı ölmüş olan eşi ... ile ortak çocuğu gibi nüfusa kayıt ettirmesinden ibaret eyleminin, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.09.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, sahte bir resmi belge düzenlenmesi, gerçek bir resmi belgenin başkalarını aldatacak şekilde değiştirilmesi veya sahte resmi belgenin kullanılması söz konusu olmadığından resmi belgede sahtecilik suçuna vücut vermeyeceği, nüfus müdürlüğüne gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suretiyle çocuğun soybağının değiştirilmesi nedeniyle hem 5237 sayılı Kanun'un 231/1. maddesinde düzenlenen çocuğun soybağının değiştirilmesi, hem de 206/1. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinden yalan beyan ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanun‘nun (5490 sayılı Kanun) 67/1. Maddesinde hüküm altına alınan nüfus müdürlüğüne gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçlarının oluştuğundan söz etmek mümkün ise de; 5237 sayılı Kanun'un 206. maddesinde genel olarak her türlü yalan beyanın, 5490 sayılı Kanun'un 67/1. maddesinin bundan daha özel biçimde nüfus işlemlerinde yalan beyanın, 5237 sayılı Kanun'un 231/1. Maddesinde ise sadece çocuğun soybağı konusundaki yalan beyanın yaptırım altına alındığı nazara alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 231/1. maddesindeki her iki düzenlemeye göre de "özel norm" niteliğinde olup "özel normun önceliği" ilkesi uyarınca eylemin yalnızca "çocuğun soybağını değiştirme" suçunu oluşturduğu gözetilmeden, eylem ikiye bölünerek hem resmi belgede sahtecilik hem de soybağının değiştirilmesi suçundan hükümler kurulması hukuka aykırı ise de; zamanaşımın olumsuz muhakeme olduğu belirlenerek ve suç tarihinin, nüfus kaydına tescilin yapıldığı "10.05.2007" olduğu tespit edilerek yapılan incelemede:
Sanığın eylemine uyan, "resmi belgede sahtecilik" suçu için, 5237 sayılı TCK'nin 204/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla ve bu itibarla katılan kurum vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
D.Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde
1.Sanık ...’ın, gerçekte torunu olan ....’ı ölmüş olan eşi ... ile ortak çocuğu gibi nüfusa kayıt ettirip, 25.10.2007-01.2011 tarihleri arasında toplam 5.821,36 TL ölüm aylığı almasını sağlayarak haksız menfaat elde ettiği iddia ve kabul olunan olayda, katılan kurumun 04.05.2011 tarihli ve 7798801 sayılı yazısında, "...dava dışı ...'ın ölümü nedeniyle hak sahibi ...'ın olmadığı kabul edildiğinde, kurumun kasasından çıkacak para miktarının ...'a ödenen aylık miktar kadar değişeceğinin..." bildirildiği, dolayısıyla sanığın eylemi nedeniyle oluşan bir kurum zararının bulunmadığının anlaşılması karşısında, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
2.Kabule göre de;
a.5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ettiği göz ardı edilerek hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
b.Gerekçeli karar başlığında "25.10.2007-01.2011" yazılması gereken suç tarihinin "28.09.2010-06.09.2007" olarak yanlış yazılmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.11.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!