Anahtar kelimeler: Uytacirlere Kkartlarından Tal Kurumsal Borcundan Menkul İstirdat Görünen Yazılan Limited

T.C.

İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İstirdat)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan istirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından ....İcra Müdürlüğünün 2022/ ... Esas sayılı icra takip dosyası ile Borçlu ... Hizmetleri Limited Şirketi hakkında takip başlatıldığını, borç süresi içerisinde ödenmediğinden dolayı esas icra dosyasından yazılan talimat uyarınca .... İcra Müdürlüğü'nün ... Tal. Sayılı dosyası ile █████/2022 tarihinde Borçlu ... Hizmetleri Limited Şirketi'nin adresi olarak görünen ancak müvekkili şirketin kiralamış olduğu ... adresinde borçlu şirketin borcundan kaynaklı olarak müvekkilinin menkul malları üzerinde haciz işlemi uygulandığını, müvekkili şirketin istihkak iddiasına alacaklı tarafından itiraz edildiğinden Esas İcra Müdürlüğünce ....İcra Hukuk Mahkemesine tevdi edilen dosyada mahkemece 27.09.2022 tarih ve 2022/... E - ... K sayılı dosyası ile müvekkili şirketin istihkak iddiası açısından " mahçuza müşterek zilyet bulunması nedeniyle TAKİBİN DEVAMINA" dair karar verildiğini, kararın müvekkili şirkete HENÜZ TEBLİĞ EDİLMEDEN 06.12.2022 tarihinde dosya alacaklısı tarafından ....İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyası üzerinden mahcuz malların muhafazası işlemi için müvekkilinin adresine gelinmesi ile müvekkili şirket tarafından istihkak iddialarının kabul edilmediği hususunun öğrenildiğini, müvekkili şirket yetkilisince " borçlu firma ile bir ilgimiz yoktur" denilmesine rağmen davalı alacaklı vekili tarafından talimat dosyasına yediemin ücretinin depo edildiğinin beyan edilmesi ve icra müdürlüğü tarafından da işlemlere devam edilmesi üzerine haciz tehdidi altında kalan müvekkili şirket yetkilisi, ticari itibarının zedelenmemesi ve işyerinden muhafaza işlemlerinin yapılmaması amacı ile haciz tutanağına borçlu firma ile bir ilgisinin olmadığına dair çekince koyarak davalı alacaklı vekilinin hesabına ödeme yapıldığını beyanla; icra takibine dayalı haciz ve muhafaza baskısı ile müvekkili şirket ile hukuki ve fiili bağlantısı olmayan borçlu şirkete ait dosya borcunu ödemek zorunda kalan müvekkili şirketin ödemiş olduğu 100.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 06.12.2022 tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile istirdadına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İİK m. 72'de öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından süresinde açılmayan mezkur davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, mezkur davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacının iddialarının reddi gerektiğini beyanla; dava hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından süresinde açılmayan davanın usulden reddine, dava tespit davası olup davacı işbu davanın ikamesinde hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine, mezkur davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istirdat taleplerinin ve işbu davanın esastan reddine, davacı sırf kötü niyetle işbu davayı ikame ettiğinden davacı hakkında %20 'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
.... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosya örneği, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyası örneği, .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/... Esas - ... Karar sayılı dosya örneği, .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/... Esas sayılı dosya örneği, ... Bankasının 06.12.2022 tarih ve 63.000,00 TL bedelli dekontu ile ... A.Ş.'nin 06.12.2022 tarih ve 37.000,00 TL bedelli ödeme dekontları örneğinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
GEREKÇE
:
Dava; .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı takip dosyasında, 3. kişi konumunda olan davacının haksız haciz baskısı altında ödediğini iddia ettiği bedelin istirdatı talebine ilişkindir.
.... İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/... Esas 2023/... Karar sayılı █████/2023 tarihli kararı ile "...Somut olayda, hacze gidilen adres takip talebinde, takibe dayanak belgede ve ödeme emrinde yazılı adrestir. Ayrıca borçlunun ticaret sicil adresi de hacze gidilen adrestir ve borçluya ödeme emri bu adreste tebliğ edilmiştir. Dolayısıyla İİK’nın 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. Bu yasal karinenin aksinin davacı üçüncü kişi tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerekir. Davacı taraf fatura deliline dayandığından mahcuzların faturalarla uyumlu olup olmadığı ve ticari defterlerde kaydının bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılmış olup, raporda; mahcuzların ticari defter kayıtlarında bulunmadığı belirtilmiştir. Dosya kapsamıyla sabit olduğu üzere, haciz mahalli olan ... Mahallesi ... Caddesi ... Blok No:97/1 .../ ... adresi üçüncü kişiden önce borçlu tarafından kiralanmıştır. Üçüncü kişi adi yazılı kira sözleşmesi ibraz ederek haciz adresini boş olarak kiraladığını ileri sürmüştür. Bilirkişi raporunda kira ödemelerinin ticari defter kayıtlarında yer aldığı tespit edilmiştir. Üçüncü kişi şirket takip tarihinden önce, █████/2020 tarihinde kurulmuş olup haciz tarihinden önce ticaret sicil adresini değiştirmiş ve haciz adresinde faaliyete başlamıştır. Vergi dairesi kayıtlarına göre, borçlu şirket re'sen terk durumunda olup üçüncü kişi şirket haciz mahallinde faaliyet göstermektedir. Borçlu ile üçüncü kişi şirketin faaliyet alanları benzer ise de aynı değildir. Borçlu ile üçüncü kişi şirketin ortakları/ yetkilileri arasında da benzerlik veya akrabalık yoktur. Haciz adresi dışında daha önce aynı adresi paylaşmamışlardır. Her ne kadar halihazırda haciz adresi borçlu ve üçüncü kişinin ticaret sicil adresi olarak gözüküyor ise de, borçlunun faaliyetini sonlandırıp re'sen terk haline geldikten sonra ticaret sicil adresini sildirmemesinin sorumluluğu üçüncü kişiye yüklenemez. Haciz mahallinde borçlu şirket yetkilisinin bulunmaması, üçüncü kişi şirketin yetkilisinin hazır olması, ödeme emri tebligatının Tebligat Kanunu m. 35'e göre yapıldığı da gözetildiğinde borçlunun haciz mahallinde faaliyette bulunduğu söylenemez. Üçüncü kişi ile borçlu arasında organik bağ olduğunu gösteren bir delil yoktur. Bu halde, her ne kadar mahcuzlar üçüncü kişinin ticari defter kayıtlarında yer almıyor ise de, davacı dosya kapsamındaki diğer delillerle istihkak iddia edilen mahcuzlar üzerindeki mülkiyetini ispatlamış olduğundan davacı üçüncü kişinin istihkak iddiasının kabulü ile dava konusu mahcuzlar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir. Alacaklının kötü niyeti sabit olmadığından davacının tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde açıklanan gerekçeleriyle;
"...Davanın KABULÜ ile, .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasında yazılan talimata istinaden .... İcra Müdürlüğü'nün ... talimat sayılı dosyasında █████/2022 tarihinde haczedilen mallar üzerindeki hacizlerin KALDIRILMASINA, 2-Davacının tazminat talebinin reddine..." karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi ████████ Esas █████████ Karar sayılı █████/2025 tarihli istinaf kararı ile "Davalı/alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 'nun 355 ve 353/1-b.2 maddeleri uyarınca karar başlığında tarih ve sayılı belirtilen kararın kaldırılmasına, yeni esas hakkında; Davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının mallarının borçluya ait sanılarak haczedilmesi üzerine istikhak davası açtığı, İİK 72. maddesine göre icra takibinden dolayı borçlu bulunulmadığı ve istirdat isteğine ilişkin bir dava olmayıp, borçlu bulunmadığı halde haksız yere ödenen paranın istirdatı davası olduğu, buna göre davacının davayı açmakta hukuki yararı ve aktif dava ehliyeti bulunduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca İcra Hukuk Mahkemelerince verilen istihkak davalarına ilişkin kararlar kesin hüküm oluşturur. (YARGITAY 19. Hukuk Dairesi ██████████ Esas █████████ Karar) Bu nedenle .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/... Esas 2023/... Karar sayılı █████/2023 tarihli kararına ilişkin, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 20. Hukuk Dairesi ████████ Esas █████████ Karar sayılı kararının █████/2025 tarihinde kesin olmak üzere verildiği, her ne kadar davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; kararın gerekçesinden davanın davacı - 3. kişi lehine sonuçlandığı anlaşılmakla, davanın kabulüne 100.000,00 TL'nin █████/2022 olan ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:2023/... sayılı dosyasından arabulucuya 3.120,00-TL tarife bedeli üzerinden ödeme yapıldığı tespit edilmiş, davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek, davalı aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
DAVANIN KABULÜ İLE,
1- 100.000,00 TL'nin █████/2022 olan ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.831,00 TL karar ve ilam harcından, 1.707,75 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 5.123,25 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan 2.167,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
YARGILAMA GİDERLERİ HARÇ BEYANI
269,85 TL BAŞVURMA HARCI 1.707,75 TL PEŞİN HARÇ
1.707,75 TL PEŞİN HARÇ + 5.123,25 TL EKSİK HARÇ
160,00 TL VEKALET HARCI 6.831,00 TL KARAR VE İLAM HARCI
+ 30,00‬ TL TEBLİGAT ÜCRETİ
2.167,60 TL TOPLAM

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!