Anahtar kelimeler: İdava Konya Dinlenildikten Eğitim Kesinlik Şartı Eksiklikleri Sayisi Özetle Esastan
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Konya 4. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 09.09.2014 tarihinde .. Eğitim ve Araştırma Hastanesinden sürekli olmak üzere %43,32 engelli raporu aldığını, bu engeline göre III.derece vergi indirimine hak kazandığını ve davalı Kuruma 24.11.2014 tarihinde başvurusu üzerine 01.12.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, davalı Kurumun 2017 yılında yeniden maluliyet oranını kontrole tabi tuttuğunu ve ... . Üniversitesince 07.12.2017 tarihli raporda engel oranının %36 olarak belirlenmesi ve vergi indiriminden yararlanamayacağının bildirilmesi sonucunda yaşlılık aylığının 19.12.2017 tarihinde durdurulduğunu, davalı Kurumun 5510 sayılı Kanun’un 60.maddesine göre resen kontrole tabi tutamayacağını, davacının 2014 yılındaki engel durumunun esas alınmasının gerektiğini belirterek davacının 09.09.2014 tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğe esas kriterlere göre davacının engellilik oranının tespiti ile 11.01.2018 tarihli rapora istinaden vergi indiriminden yararlanma hakkının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline ve Kurumca çıkarılan 17.414,38 TL yersiz ödeme nedeniyle davacının ödemiş olduğu miktarın kendisine iadesiyle kalan kısımlar yönünden Kuruma borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 31. maddesine göre davacının vergi indiriminden yararlanabilmesi için çalışma gücü kayıp oranının en az %40 olması gerekmekle, .. .. .. .. Devlet Hastanesi Engelli Sağlık Kurulunun muayene tarihi olan 19.09.2016 tarihi ile .. .. Eğitim ve Araştırma Hastanesi Engelli Sağlık Kurulunun muayene tarihi olan 15.10.2019 tarihi arasında çalışma gücünün en az %40 (yüzdekırk)'ını kaybetmiş olduğu, .. .. Eğitim ve Araştırma Hastanesi Engelli Sağlık Kurulunun muayene tarihi olan 15.10.2019 tarihi ve halihazırda çalışma gücünün en az %40 (yüzdekırk)'ını kaybetmemiş olduğu bir başkasının sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; ATK raporunun hatalı olduğunu, davacının sadece tek hekim tarafından muayene edildiğini, diğer üyelerin davacıyı görmediğini, raporun hukuken geçersiz olduğunu, dosyada mevcut .. .. Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 01.07.2020 tarihli erişkinler için engellilik sağlık kurulu raporunda müvekkil davacının hastalığının süreğen (kronik), PSK (3252) bipolar duygulanım bozukluk, tedavi ile kısmen düzelen, engellilik oranı %40 olduğu belirtilmekte olup raporun geçerlilik tarihinin 3 yıl olduğunu, bu kurul raporunun 01.07.2020'den 01.07.2023 tarihine kadar geçerli olduğunu, Adli Tıp 2. Üst Kurulundan, çelişkileri giderecek şekilde rapor aldırılması gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve yersiz ödemeler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 3 70... . maddeleri ile
2. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesinin 2. fıkrasının “Bu Kanun'un yürürlük tarihinden önce sigortalı olup bu Kanun'un yürürlük tarihinden önce veya sonra sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 60. maddesinin (C) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87. maddesine göre işlem yapılır." hükmü gereği 506 sayılı Kanun'un 60 ve Geçici 87. maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Dosya kapsamı incelendiğinde, Kurum işleminin iptali ve Kurumca çıkarılan 17.414,38 TL yersiz ödeme nedeniyle davacının ödemiş olduğu miktarın kendisine iadesiyle kalan kısımlar yönünden Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemli işbu davada, yargılama devam ederken SS Yüksek Sağlık Kurulundan aldırılan 18.03.2019 tarihli raporda da davacının engel oranının %36 olarak belirlendiği, yine Mahkemece aldırılan Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulunun 23.09.2021 tarihli raporunda davacının tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %58 olduğunun belirlendiği, alınan bu rapora itiraz edilmesi üzerine Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun 12.01.2023 tarihli rapor alındığı ve bu raporda da davacının 02.09.2020 tarihinden itibaren engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kayıt oranının %58 olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de işbu davanın açıldığı tarihten sonra 18.03.2019 tarihi itibariyle de davacının engel oranın %36 olduğu hususu açık olup davacının, 19.12.2017 tarihinde yaşlılık aylığının durdurulmasını müteakip 02.09.2020 tarihine kadar engel oranının %40’ın altında bulunması nedeniyle, vergi indirimine hak kazanamayacağı, dolayısıyla davalı Kurumca 02.09.2020 tarihine kadar davacıya yaşlılık aylığı bağlanması mümkün olmadığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
3.Davanın yasal dayanağını belirleyen 5510 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesinde 2. fıkrasında "Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 60 ıncı maddesinin (C) bendinin (b) alt bendi ve Geçici 87 nci maddesine göre işlem yapı..." lacağı; 3. fıkrasında ise "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlananlardan yaşlılık aylığı bağlananların aylıklarının kesilmesi ve tekrar bağlanmasında bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümler geçerli..." olacağı düzenlenmiştir.
4.29 - 30.07.1964 tarihli Resmi Gazetelerde yayımlanan 506 sayılı Kanun'un 60. maddesinin (C) bendinde "50 Yaşını dolduran ve erken yaşlanmış olduğu tesbit edilen sigortalı da, yukarıki (A) veya (B) fıkralarında belirtilen şartlarla yaşlılık aylığından yararlanır." hükmü vazedilmiş olup sakatlık dereceleri ve prim gün sayılarına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. 03.11.1969 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 1186 sayılı Kanunla bent "a) 50 yaşını dolduran,
b) Erken yaşlanmış olduğu tespit edilen veya malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi çalışmalarının en az 1 800 gününü maden işyerlerinin yeraltı işlerinde geçirmiş bulunan,
Sigortalı da yukarıki (A) veya (B) fıkralarında belirtilen diğer şartlarla yaşlılık aylığından yararlanır." şeklinde değiştirilmiş; 06.08.2003 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 4958 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile (C) bendinin a ve b alt bendi
"a) Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce bu Kanunun 53 üncü maddesine göre malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya arızası bulunan ve bu nedenle malûllük aylığından yararlanamayan sigortalılar, yaşları ne olursa olsun en az 15 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.
b) Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılardan; ilgili mevzuatı uyarınca, I. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, II. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onsekiz yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, III. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az yirmi yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4400 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar. Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanması dolayısıyla yaşlılık aylığına hak kazanarak yaşlılık aylığı alanlar Kurumca kontrol muayenesine tabi tutulabilir." şeklinde değiştirilmiştir. Bu bağlamda 4958 sayılı Kanun'un 54. maddesi ile 506 sayılı Kanunu'na Geçici 87. madde eklenmiştir. Anılan madde hükmü şöyledir:
" 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 60 ıncı maddesinin (C) bendinin (b) alt bendinde yapılan değişikliğin uygulanmasında; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte;
a) 12 yıl ve daha fazla sigortalılık süresi bulunanlar hakkında sakatlık derecesi ne olursa olsun bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümler uygulanır.
b) 9 yıldan fazla 12 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 15... ay sigortalılık süresi ve 3680 gün, 9 yıldan fazla 12 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 16 yıl sigortalılık süresi ve 3760 gün,
c) 6 yıldan fazla 9 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 16... ay sigortalılık süresi ve 3760 gün, 6 yıldan fazla 9 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 17 yıl sigortalılık süresi ve 3920 gün,
d) 3 yıldan fazla 6 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 17 yıl sigortalılık süresi ve 3840 gün, 3 yıldan fazla 6 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 18 yıl sigortalılık süresi ve 4080 gün,
e) 3 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 17... ay sigortalılık süresi ve 3920 gün,
3 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 19 yıl sigortalılık süresi ve 4240 gün,
Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar."
5.Yukarıda tarihsel sürecine değinilen yasal düzenlemeler ile sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlananlara hangi koşullara göre yaşlılık aylığı bağlanacağı düzenlenmiş: Geçici 87. madde ile anılan koşullardan yaş sınırlarının yükseltilmesi nedeniyle kademelendirme hükümleri getirilmiştir. Söz konusu maddelerde prim gün ve sigortalılığa ilişkin şartlar farklılık gösterse bile bu kapsamda yaşlılık aylığı bağlanması için temel şart "...sakatlık nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış olmak..." şeklinde öngörülmüştür. Anılan 60. maddenin (C) bendinde belirtilen sakatlık nedeniyle vergi indiriminden kimlerin yararlanabileceği ve yararlanmanın diğer koşulları 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nda düzenlenmiştir.
6.193 sayılı Kanun'un "Engellilik indirimi" başlıklı 31. maddesi uyarınca "çalışma gücünün asgarî % 80'ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece engelli, asgarî % 60'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece engelli, asgarî % 40'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece engelli sayılır ve aşağıda engelli dereceleri itibariyle belirlenen aylık tutarlar, hizmet erbabının ücretinden indirilir." Aynı maddede, bu engellilik derecelerinin tespiti ile uygulamaya ilişkin usul ve esasların, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından birlikte hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği açıkça hüküm altına alınmıştır.
7.Eldeki davada; engellilik oranının tespiti amacıyla alınan raporlarda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu ve 2. Üst Kurul tarafından % 58 olarak belirlenmesine rağmen Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Üstelik söz konusu raporlar yukarıdaki açıklamalar kapsamında Merkez Sağlık Kuruluna gönderilerek davacının vergi indiriminden yararlanıp yararlanmayacağı ve derecesine ilişkin görüş alınmamıştır. Dolasıyla anılan raporlar ve alınacak Merkez Sağlık Kurulu kararı esas alınarak bir karar verilmesi gerekirken eksik değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
8.28.04.1981 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tespit Şekli ile Uygulaması Hakkında Yönetmelik’in 1. maddesinde; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun değişik 31. maddesi kapsamında sakatlık indiriminden yararlanacak hizmet erbabının sakatlık derecelerinin tespiti ile indirimin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesinin amaçlandığı belirtilmiştir. Yönetmeliğin 6. maddesi, vergi indiriminden yararlanmayı sağlayacak sağlık kurulu raporunun hangi sağlık kuruluşları tarafından düzenleneceğini belirlemiştir. Yönetmeliğin 7., 8. ve 10. maddelerinde ise düzenlenen raporlar üzerine yapılacak işlemler detaylı şekilde açıklanmıştır. Bu çerçevede, Maliye Bakanlığı bünyesinde Merkez Sağlık Kurulu oluşturulmuş olup, Kurulun bir tür yasal bilirkişi olarak görev yapması öngörülmüştür. Yetkili sağlık kuruluşlarınca düzenlenen raporlardaki laboratuvar bulguları, klinik muayene sonuçları, sakatlık bulguları ve teşhisler Merkez Sağlık Kurulu tarafından incelenmekte; rapor formunda kendine ayrılan bölümde, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ekindeki cetvellerde yer alan sakatlık arızaları esas alınarak çalışma gücü kaybı oranı belirlenmektedir. Dolayısıyla, bir kişinin sakatlık indirimi kapsamında vergi indiriminden yararlanıp yararlanamayacağına karar verme yetkisi doğrudan Merkez Sağlık Kurulu eliyle Maliye Bakanlığına aittir. Her ne kadar 18.03.1998 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ile bazı değişiklikler yapılmışsa da bu değişiklikler yalnızca sakatlık grupları ve arıza çeşitlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin olmuş; 24.09.1998 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tespit Şekli ile Uygulaması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik ve 16.07.2006 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ile de birtakım düzenlemeler getirilmişse de Merkez Sağlık Kurulunun görev ve yetkileri korunmuştur. Ayrıca, 14.01.20 12... .03.2013 tarihli Resmî Gazetelerde yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelikler ile 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında da 28.04.1981 tarihli yönetmelikte Merkez Sağlık Kuruluna ilişkin herhangi bir değişiklik yapılmamış, bu düzenleme aynen yürürlükte kalmıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!