Anahtar kelimeler: Çekini Bahçelerinde Boru Zirai Edimini Şubesi Tarla Kambiyo Yazildiği Alımı

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
: ... -...-VEKİLİ
: Av. ...-DAVALI
: ... -...-VEKİLLERİ
:DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:KARAR TARİHİ
:KARARIN YAZILDIĞI TARİH
:Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:BEYANLAR
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; müvekkili ... ’nun, tarla ve bahçelerinde kullanacağı zirai malzemelerin (300 adet boru) alımı amacıyla davalı ...’ya bedeli 160.000 TL olan 19.10.2024 keşide tarihli ... numaralı ve bedeli 230.000 TL olan 10.11.2024 keşide tarihli ... numaralı iki adet ... Bankası ... Şubesi çekini teslim ettiğini, ancak davalının bu malzemeleri hiç teslim etmediğini, bu nedenle edimini yerine getirmeyerek sebepsiz zenginleştiğini, söz konusu çeklerin bedelsiz hale geldiğini ileri sürmüştür. Çeklerin temelinde borç ilişkisi bulunmakla birlikte, bu ilişkiye dayanan edimin ifa edilmemesi sebebiyle çeklerin geçerliliğini yitirdiğini, Yargıtay . Hukuk Dairesi’nin ... E., ... K. sayılı kararında da benzer şekilde, mal tesliminin yapılmaması halinde çekin bedelsiz kabul edilmesi gerektiğinin belirtildiğini ifade etmiştir. Davacı, çeklerin bedelsiz kaldığını ve müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, bu sebeple çeklerin iptal edilmesi gerektiğini ileri sürmüş; Ereğli Arabuluculuk Bürosu’na yapılan başvurularda (... ve ... büro dosya numaralı, ... ve ... arabuluculuk numaralı dosyalar) anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle dava şartı arabuluculuk sürecinin tamamlandığını belirtmiştir. Sonuç olarak, müvekkilin 160.000 TL ve 230.000 TL bedelli çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitiyle bu çeklerin iptaline, çeklerin bankaya ibraz edilmesi halinde işleme alınmamasına ve karşılıklarının ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir uygulanmasına; ayrıca bu çeklerin icra takibine konu edilmesinin İİK m.72/2 uyarınca tedbiren durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacının bedelsizlik iddiasına dayanarak açtığı menfi tespit davasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle reddi gerektiğini ifade etmiştir. Davacı tarafından verilen iki adet çekin müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilin de bu çekleri kendi borçlusu olan ... A.Ş.’ye ciro ettiğini, anılan şirketin söz konusu çekleri ... E. sayılı dosya ile icra takibine koyduğunu, ayrıca müvekkil hakkında da lehtar ve ciranta sıfatıyla icra takibi başlatıldığını belirtmiştir. Bu nedenle davanın doğrudan takip alacaklısı ... A.Ş.’ye karşı açılması gerekirken, müvekkil aleyhine açılmasının husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini savunmuştur. Kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğu, bu nedenle davacının bedelsizlik iddiasını ancak aynı nitelikte yazılı delillerle ispat edebileceği, tek taraflı düzenlenen ticari defter kayıtlarının bu iddiayı ispatlamaya yeterli olmadığı, Yargıtay . Hukuk Dairesi’nin ... E. – ... K. ve Yargıtay . Hukuk Dairesi’nin ... E. – ... K. sayılı kararlarında da bu ilkenin açıkça vurgulandığı belirtilmiştir. Ayrıca müvekkilin tacir olmadığı için ticari defter tutma yükümlülüğünün bulunmadığı, bu nedenle davacının iddiasını kanıtlayamadığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, davanın şartları oluşmadığından reddine, müvekkil lehine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında uyuşmazlık konusunun kambiyo senedine dayalı menfi tespite ilişkin olduğu görülmüştür.Tacir, ticari işletmesinin ekonomik ve mali durumunu, borç-alacak ilişkilerini ve her iş yılı içinde elde edilen sonuçları belirlemek amacıyla defter tutmakla mükelleftir. Defterler, tacirin ticari işlemleri ile işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap döneminde elde edilen sonuçları, açıkça görülebilir ve üçüncü kişi uzmanlara makul sürede fikir verebilir şekilde tutulmalıdır (... ... ... : Ticari İşletme Hukuku, İstanbul 2022, s.230-232).Mahkemece istenmesi halinde, taraflar kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya tarafların birinin talebi üzerine karar verebilecektir. Ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için eksiksiz ve usulüne uygun tutulmaları, onaylatılmış olmaları ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır ... ... ... : Medeni Usul Hukuku, Ankara 2018, s.410-411).Defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gereklidir.Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; davacının kıymetli evraka dayalı menfi tespit davası açtığı, taraflar arasındaki ilişkinin belirlenebilmesi için davacının dayanmış olduğu yemin metnini sunması ve ticari defterlerin yerinin bildirilmesi için ihtarlı kesin süre verildiği, davacının ilgili sürede herhangi bir beyanda bulunmadığı böylece bu delillere dayanmaktan vazgeçtiğinin tespit edilmekle davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davalının kötü niyet tazminatı talebi menfi tespit davasının icra takibinden önce açılan nitelikte bulunması sebebiyle şartlarının yerine getirilmediği görülmekle reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: (Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere):1-) DAVANIN REDDİNE,2-) Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,3-) Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 6.660,23 TL peşin harcın mahsubu ile fazladan alınan 6.044,83 TL karar ve ilam harcının Harçlar Kanunun 31. Maddesi gereğince karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,4-) Davacı tarafın yapmış olduğu masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına,5-) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına, (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına)6-) Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 62.400,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-) Davacı tarafından yatırılıp kullanılmayan gider avansından artan kısmının, 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize iletilmek üzere bulundukları yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verecekleri dilekçe veya tutanağa kaydedilmek koşuluyla beyanda bulunmak suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ... Hakim ...