Anahtar kelimeler: Işıklandırma Römorklu Çarpmış Polatlıkadınhanı Veli Arkadan Acentelik Donanıma Traktöre Traktörün

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VELİ
:VEKİLLERİ
:DAVALILAR
: 1- -VEKİLLERİ
:: 2-VEKİLİ :3-VEKİLİ
:DAVA
: Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:KARAR TARİHİ
:KARARIN YAZILDIĞI TARİH
:Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:BEYANLAR
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; 08.07.2016 tarihinde Konya Polatlı–Kadınhanı istikametinde meydana gelen trafik kazasında, davacı ...’ın içinde bulunduğu ... plakalı araç, davalı ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı traktöre arkadan çarpmış, kazada davacının annesi ... ve kız kardeşi ... vefat etmiş, davacı ise yaralanmıştır. Traktörün üç römorklu, yeterli ışıklandırma ve donanıma sahip olmaması sebebiyle kazanın meydana geldiği, ceza yargılamasında ...’in asli, ...’ın tali kusurlu bulunduğu ve ... hakkında Konya . Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında mahkûmiyet kararı verildiği belirtilmiştir. Müteveffa ...’ın Konya Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesinde çalıştığı ve aylık 2.000–2.500 TL gelir elde ettiği, bu gelirden davacının destekten yoksun kaldığı, ayrıca küçük yaşta annesini kaybetmesi sebebiyle ciddi manevi yıkım yaşadığı, daha önce ... Sigorta’ya karşı açılan Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında 8.201,55 TL tazminata hükmedilmiş olsa da bu miktarın zararı karşılamaya yeterli olmadığı ifade edilmiştir. Kaza tarihinde traktörün sigortasız olduğu, arabuluculuk sürecinin 26.06.2020 tarihinde anlaşmazlıkla sonuçlandığı, bu nedenle müvekkil lehine belirsiz alacak niteliğinde şimdilik 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının, kazanın gerçekleştiği 08.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.Davacı vekili değer arttırım dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; mahkemenin ... Esas sayılı dosyasında alınan 15.04.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplamalar doğrultusunda, davacı ... adına daha önce belirsiz alacak davası kapsamında 1.000 TL olarak talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı miktarının yetersiz kaldığı, bilirkişi raporunda belirlenen zarara göre bu miktarın 771.509,82 TL artırılarak toplam 772.509,82 TL olarak talep edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu doğrultuda dava değerinin artırıldığı, gereğinin yapılması talep edilmiştir.... Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; davacının müvekkil ...’na usulüne uygun başvuru yapmadığı, bu nedenle dava şartının gerçekleşmediği ve davanın usulden reddi gerektiği savunulmuştur. Ayrıca davacının talebinin zamanaşımına uğradığı, ...’nın sorumluluğunun sadece kusur oranı ve kaza tarihindeki teminat limitleriyle sınırlı olduğu, kazaya karışan ... plakalı aracın sürücüsü ...’ın tam kusurlu olduğu, kazada sigortasız olduğu iddia edilen ... plakalı traktörün kusursuz olduğu, dolayısıyla müvekkil hesabın sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir. Müteveffa ...’ın emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu, ayrıca hatır taşıması bulunduğu gerekçesiyle tazminattan indirim yapılması gerektiği ileri sürülmüştür. Davaya konu olay nedeniyle müvekkil ... tarafından daha önce ödemeler yapıldığı, bu ödemelerin dosyada dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Tazminat hesabında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve TRH 2010 mortalite tablosuna göre hesaplama yapılması gerektiği, iskonto oranının %1,65 olması gerektiği vurgulanmıştır. Müvekkilin kusurlu halleri ve kusur oranını kabul etmediği, başvuru tarihinde temerrüde düşmediği, davacının avans faizi talebinin haksız olduğu, müvekkilin ticari şirket olmadığı belirtilerek; tüm bu gerekçelerle davanın öncelikle zamanaşımı ve dava şartı yokluğu nedeniyle usulden, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.Davalılar ... Ve ... Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; davacının bakiye alacağı bulunmadığını, zira ... tarafından davacı ...’a 22.07.2019 tarihinde 77.381 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, davacının bu ödemeye ilişkin ibraname imzalayarak haklarını devrettiğini ve müvekkillere başvurmayacağını beyan ettiğini, dolayısıyla davanın KTK m.111 uyarınca reddi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca aynı kazaya ilişkin Kadınhanı Asliye Hukuk Mahkemesi ...Esas sayılı dosyada yapılan yargılamada adli tıp ve aktüerya raporlarının alındığını, kararın 14.02.2023 tarihli ... sayılı karar ile verildiğini ve istinaf aşamasında olduğunu bildirmiştir. Davacıya yapılan ödemelerin ödeme tarihi itibarıyla yeterli olduğunu, aksinin asgari ücret artışları nedeniyle haksız bir durum yaratacağını savunmuştur. Kaza tarihinde (08.07.2016) müvekkil ...’in sevk ve idaresindeki traktörün üç römorklu, reflektörlü ve görünür durumda olduğunu, arkadan çarpan ...’ın yönetimindeki aracın fren izi bulunmadığını, bu nedenle olayda asli kusurlunun ... olduğunu, müvekkil ...’in ise tali veya %25 oranında kusurlu bulunduğunu gösteren 22.12.2016, 01.08.2019 ve 18.10.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporlarını dosyaya sunduğunu belirtmiştir. Ayrıca müteveffaların emniyet kemeri takmamaları nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması, hatır taşıması kapsamında tazminattan indirim uygulanması gerektiğini ifade etmiştir. Hesaplamaların 7327 sayılı Kanun değişikliği ve KTK m.90 uyarınca TRH 2010 yaşam tablosu ve %1.8 teknik faiz esasına göre, aktüeryal yöntemle yapılması gerektiğini, önceki yöntemlerin hukuka ve mali dengeye aykırı olduğunu belirtmiştir. Sonuç olarak davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:Bilirkişi (...) 24.04.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; 07.08.2016 tarihli kazada ...’nın kişi başı ölüm/sakatlanma teminat limitinin 310.000 TL, kaza başına limitin 1.550.000 TL olduğu, 16.12.2018 tarihli dilekçeyle ... başvuru yapıldığı, 22.07.2019 tarihinde ödeme gerçekleştirildiği ve sonrasında tekrar başvuru yapılmadığı tespit edilmiştir. 12.07.2019 tarihli makbuz ve ibranamenin, küçük ... adına babası ... tarafından imzalandığı, bu kapsamda 22.07.2019 tarihinde yapılan 77.381 TL’lik ödemenin ibranameye dayandığı belirtilmiştir. Bilirkişi, KTK m.111/2 uyarınca 22.07.2019 tarihli ödeme sonrasında iki yıllık hak düşürücü sürenin arabuluculuk süresi olan 12 gün eklenerek 04.08.2021’de sona erdiğini, ancak davanın 14.08.2023 tarihinde açıldığını tespit etmiştir. 22.07.2019 tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada davacı ... ’in destekten yoksun kalma zararının 135.365,99 TL olduğu, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... sayılı kararıyla hükmedilen 8.201,55 TL’lik tazminat ve faizi düşüldüğünde 126.124,98 TL zarar kaldığı, ...’nın yaptığı 77.381 TL’lik ödeme sonrası bakiye zararın 48.743,98 TL olduğu belirlenmiştir. 24.04.2024 tarihli verilere göre yapılan güncel hesaplamada ise davacının toplam zararının 745.522,38 TL olduğu, geçmişte yapılan 8.201,55 TL ve 77.381 TL tutarındaki ödemelerin ilgili dönem faizleriyle birlikte mahsup edilmesi sonucu bakiye destekten yoksun kalma zararının 622.224,16 TL olarak hesaplandığı sonucuna varılmıştır.Bilirkişi (...) 15.04.2025 tarihli EK RAPORUNDA özetle şu hususları belirtmiştir; 07.08.2016 tarihli kaza itibarıyla ...’nın kişi başına ölüm/sakatlanma teminat limitinin 310.000 TL, kaza başına limitin 1.550.000 TL olduğu, müteveffanın yolcu olması nedeniyle toplam sorumluluk limitinin 620.000 TL olarak dikkate alındığı tespit edilmiştir. Dava öncesinde 16.12.2018 tarihli dilekçeyle ... başvuru yapıldığı, 22.07.2019 tarihinde ödeme gerçekleştirildiği, sonrasında tekrar başvuru yapılmadığı; ayrıca 12.07.2019 tarihli ibranamenin ... tarafından küçük ... adına imzalanması üzerine ...’nın 22.07.2019 tarihinde 77.381 TL ödeme yaptığı belirtilmiştir. Bilirkişi, 2918 sayılı KTK m.111/2 uyarınca iki yıllık hak düşürücü sürenin arabuluculukta geçen 12 günlük süre eklenerek 04.08.2021’de sona erdiğini, davanın ise 14.08.2023 tarihinde açıldığını ifade etmiştir. 22.07.2019 tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada davacının destekten yoksun kalma zararının 136.147,08 TL olduğu, önceki mahkeme kararı uyarınca belirlenen 8.201,55 TL ve faizi düşüldüğünde 126.906,07 TL zarar kaldığı, yapılan 77.381 TL’lik ödemenin ardından bakiye zararın 49.525,07 TL olduğu belirlenmiştir. 15.04.2025 tarihli verilere göre güncel hesaplamada destekten yoksun kalma zararının 914.561,19 TL olduğu, önceki ödemelerin güncellenmiş değerleri mahsup edildiğinde davacının 772.509,82 TL bakiye zararının kaldığı tespit edilmiştir. Müteveffanın yolcu olması nedeniyle toplam zararın 620.000 TL teminat limitini aşması sonucu garame hesabı yapılmış, bu kapsamda Güvence Hesabının limit sorumluluğunun TRH 2010 verilerine göre 175.718,53 TL, güncel ödemelerin mahsubu sonrası 33.667,16 TL; PMF 1931 verilerine göre ise 237.458,29 TL, mahsubu sonrası 95.406,92 TL olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Bilirkişiler (Av. ..., Av. ... , Av. ... ) 15.09.2025 tarihli raporlarında özetle şu hususları belirtmiştir; dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler esas alınarak, davacının desteği ...’ın trafik kazası sonucu vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yapılmış, PMF 1931 ve TRH 2010 yaşam tabloları dikkate alınmıştır. Yapılan hesaplamalar sonucunda her iki tabloya göre de davacı ... ’ın destekten yoksun kalma tazminatı alacağının bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Hesap tarihi olan 15.09.2025 itibarıyla yapılan bu hesaplamanın Yargıtay kararlarında belirlenen esaslara ve aktüeryal hesaplama ilkelerine uygun olarak düzenlendiği belirtilmiş, nihai takdirin mahkemeye ait olduğu ifade edilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Tarafların iddia ve savunmaları beraber değerlendirildiğinde uyuşmazlık konusunun destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olduğu görülmüştür.Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.Borçlar Kanunu’nda sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.Genel yaşam deneyimleri ve hayatın olağan akışı yetişkin bir insanın kardeşe destek olması düşünülemez. Bu nedenle itirazın reddi gerekmiştir (Konya BAM . HD, ... , █████/2023 T).Anlatılan somut olay ve diğer hususlar dikkate alındığında; müteveffanın davacının annesi olup kaza tarihinde Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesinde çalıştığı, davacının sıfatı gereği yapılan değerlendirmede müteveffanın destek konumunda bulunduğu, davacıya dava tarihinden önce dava dışı sigorta şirketi tarafından 8.201,55 TL davalı ... tarafından ise 76.757,52 TL ödemenin yapıldığı, uzman bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre hem PMF1931 hem de TRH2010 yaşam tablosuna göre alacağının kalmadığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: (Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere) :1-) DAVANIN REDDİNE,2-) Peşin alınan (peşin harç + tamamlama harcı) 13.445,31 TL harçtan karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.829,91 TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine,3-) Davacı tarafından yatırılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-)Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına)5-) Davalılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 119.876,47 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,6-) Davacı tarafından yatırılan ve dosyada bakiye kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair; davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize iletilmek üzere bulundukları yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verecekleri dilekçe veya tutanağa kaydedilmek koşuluyla beyanda bulunmak suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip Hakim