Anahtar kelimeler: Geçtikten Kılma Görüşü Ret Kişiyi Hürriyetinden Günlük Neticesinde Usulüne Edilebilir

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaHÜKÜM
: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, OnamaSanık müdafiine 20.03.2023 tarihinde gerekçesiyle birlikte ve usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. maddesinde belirlenen 15 günlük kanuni süre geçtikten sonra 06.04.2023 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden katılan Bakanlık vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi KararıKırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.01.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafiinin ve katılan Bakanlık vekilinin tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 11.03.2021 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; "... sanığın eşi olan mağduru önce hile ile alıkoyduğu ve sonra da serbest bırakmayarak kişi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlemiş olma ihtimaline binaen Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi nedeniyle, bu ihbar sonrasında kişi hürriyetinden alıkoyma suçundan dava açılması halinde mahkumiyet kararına konu kasten yaralama suçunun kişi hürriyetinden alıkoyma suçunun şiddet unsuru kapsamında kalacağı, bu haliyle öncelikle Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulup dava açılması veya bu konuda bir karar verilmesi sağlandıktan sonra, dava açılması halinde her iki dava dosyası birleştirilerek, dava açılmaması halinde ise ilgili Başsavcılık kararının kesinleşmesi beklendikten sonra neticesine göre karar verilmesi gerektiği değerlendirilmeden eşe karşı kasten yaralama suçundan hüküm kurulmasının hukuka aykırı bulunduğu " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.12.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2., 109/3-e, 53., 58. maddeleri gereğince 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 23.02.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı kararı ile hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriKatılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi; eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğine, sanığın kastının eşini öldürmeye yönelik olduğuna, olayın meydana geliş şekli itibariyle sanığın eylemini engel bir nedenden dolayı tamamlayamadığına, suç vasfında hataya düşüldüğüne, sanığın eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu olarak kabul edilmesi halinde ise temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;Sanık müdafiine 20.03.2023 tarihinde gerekçesiyle birlikte ve usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. maddesinde belirlenen 15 günlük kanuni süre geçtikten sonra 06.04.2023 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.2. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237. ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek katılan Bakanlık vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş ise de aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.Dava dosyası kapsamına göre; olay tarihinde katılan mağdur ... ile sanık ...'in evli oldukları, ancak ailevi nedenlerden dolayı suç tarihi itibariyle bir süredir ayrı yaşadıkları, suç tarihinde sanığın katılanı arayarak onu araba ile işe götürebileceğini söylediği, ... Caddesi'nin olduğu yere gelen sanığın aracına katılanın rızasıyla binmesinin ardından sanığın katılanın iş yerinin tersi istikamete doğru aracını sürdüğü, ... Barajına doğru geldiklerinde aracın bir kaya parçası üzerinde kaldığı, katılanın sanığa gitmek istediğini söylediği, ancak sanığın katılanın araçtan inmesine müsaade etmediği, daha sonra sanık ve katılanın araçtan inerek baraj girişinde bulunan kayalık bir yere gittikleri, sanığın iki defa katılanın elinden tutmak suretiyle birlikte aşağıya atlamaya kalkıştığı, ilkinde katılanın olumlu şekilde konuşarak sanığı ikna ettiği, ikincisinde ise katılanın kendisini geri çekip kurtulduğu ve koşarak olay yerinden uzaklaştığı şeklinde gerçekleştiğinin iddia edildiği olaya ilişkin olarak;Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, sanığın savunmaları, katılan mağdur anlatımları, kolluk tarafından tanzim edilen tutanaklar, Adli Tıp Raporu, Bölge Adliye Mahkemesi bozma kararı ve dava dosya kapsamındaki tüm delillere göre; sanığın, eşe karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine yönelik Mahkeme kabulünde ve 5237 sayılı Kanun'un "cezanın belirlenmesi" başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen "cezada orantılılık ilkesi" nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, yapılan eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARAR1.Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,2. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 23.02.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca, Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.