Anahtar kelimeler: Açılıp Kabil Edenin Görüşü Aleyhe İzmir Talebi Edilebilir Cezalandırılmasına Savcısının
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇ
: Hırsızlık
HÜKÜM
: İlk Derece Mahkemesi beraat kararı kaldırılarak mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan beraat kararı verildiği, O yer Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-b, 168/2 ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün temyizi kabil olduğu anlaşılmakla;
İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanğın temyiz isteminin, atılı suçu işlemediğine, lekelenmeme hakkının ihlâl edildiğine suça konu silahın ele geçirildiği aracın kendisine ait olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1. Katılanın, 12.09.2016 tarihinde, park haldeki aracında uyurken, pantolon cebinde bulunan cüzdanından 170,00 TL para ve koltuk cebinden beylik tabancasının çalındığı, soruşturma devam ederken, 22.07.2017 tarihinde 20... plakalı araç içerisinde, katılana ait tabancanın ele geçirildiği, haklarında ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen ...nın beyanlarına göre aracın sanığın kullanımında olduğu, sanığın bu hususu doğruladığı ancak araçta ele geçirilen tabancadan haberi olmadığını savunması karşısında, sanığın suç tarihinde kullandığı cep telefonuna ait HTS kayıtları incelenerek suç mahallinde veya yakınlarında bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Sanığın, soruşturma aşamasında '' Yaklaşık 10 gün önce ...marka 20... plakalı ...e ait olan aracı ihtiyacım olduğu için emanet olarak aldım. 22 Temmuz 2017 günü ... bu arabayı benden istedi. Bir yere gideceğini söyledi. Ben de arabayı verdim.'' şeklindeki Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılamada 20.05.2021 tarihli oturumda ''Tabancanın ele geçirildiği araç ...'ye aittir. Olaydan önce 1 hafta kadar bendeydi. '' şeklindeki savunması karşısında sanığın anlatımında adı geçen .... isimli şahsın duruşmada tanık sıfatı ile dinlenilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Tanık olarak ifadesine başvurulan ....'nin, sanığın ...... isimli bir şahısla görüştüğünü beyan etmesi, sanığın ise 22.07.2017 tarihinde aracın yanına gelmediğini savunması karşısında, .... isimli şahsın duruşmada tanık sıfatı ile ifadesi alınarak sanıkla görüşüp görüşmediği, 20... plakalı aracın yanına gelip gelmediği hususları sorulmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
4. 20... plakalı araçta ele geçirilen suça konu tabanca dışındaki uyuşturucu, silah, fişek ve tarihi eser hakkındaki dosyaların araştırılarak denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
5. Kabule göre de; suça konu tabancanın, önleyici kolluk faaliyetleri sırasında yapılan aramada kolluk tarafından ele geçirilmiş olması karşısında rızaî iadenin söz konusu olmadığı, 170,00 TL paranın kovuşturma aşamasında katılana ödenmiş olmasının ise kısmi iade kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ancak katılana kısmi iadeye rızası olup olmadığı hususu sorulmadan 5237 sayılı TCK'nın 168/2. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 5271 sayılı Kanun'un 307/son. maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!