Anahtar kelimeler: Kısmî İsanık Mücadele Kaçakçılıkla Eşya Görüşü İsteklerinin Edenlerin Müsaderesi Muhalefet

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER
: 1.Sanık ... hakkında beraat;2.Sanıklar ... ve ... hakkında mahkûmiyet, eşya müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmî onama, kısmî bozmaEK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanıklar hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü YönündenYapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,II.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü YönündenAlınan bir ihbar üzerine gece kulübü olarak faaliyet gösteren iş yerinde yapılan aramada, iş yerinin müştemilat kısmında yer alan depoda "Yeni Rakı" ibareli, faturası bulunmayan ve dosyada mevcut ekspertiz raporunda şişeler üzerinde taklit votka bandrolü bulunduğu belirlenen 29 şişe alkollü içki ele geçirilen olay nedeniyle; sanık ...'nun savunmasında, bahse konu iş yerine içki satışı yapmadığını, oraya kimi zaman sadece eğlenme amaçlı olarak gittiğini, ele geçen içkilerle hiç bir ilgisi olmadığını belirtmesi, sanık ...'in ise savunmasında iş yerinin satın alma işlerine kendisinin baktığını, içkilerin olaydan önce sanık ... ve beraberinde iş yerine gelen bir şahıs tarafından getirildiğini, fatura ibraz edilmediğini belirtmesi karşısında, sanık ... hakkında, sanık ...'in soyut beyanı dışında mahkûmiyeti gerektirir yeterli delil bulunmadığı anlaşılmakla sanığın beraati yerine, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanığın yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,Kabule göre de;1.İddianamede sanık hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/16. maddesi yönünden de açılmış bir dava bulunduğu halde, atılı eylem yönünden Mahkemece hüküm kurulmaması,2.Ele geçen içkiler hakkında konusunda uzman bilirkişi vasıtasıyla yerli ya da yabancı menşeili olup olmadıkları hususunda rapor aldırılıp, rapor sonucuna göre eşyanın yerli olması halinde eylemin 5607 sayılı Kanun'un 3/18 maddesinin ilk fıkrasındaki, yabancı olması hâlinde ise, 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son fıkrası delaletiyle 3/5 ve 3/10. maddelerindeki suçu oluşturacağı, ayrıca sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/16. maddesi hükümleri yönünden de açılmış dava bulunduğu cihetle, alınacak bilirkişi raporu sonucuna göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44. maddesi hükümleri de gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık ...'nun temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğnamelere uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,III.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü YönündenOlayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen eşya miktarı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,Ancak;1.İddianamede sanık hakkında, 5607 sayılı Kanun'un 3/16. maddesi yönünden de açılmış bir dava bulunduğu halde, atılı eylem yönünden Mahkemece hüküm kurulmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin "yirmiikinci" fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğegiren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.Kabule göre de;Ele geçen içkiler hakkında konusunda uzman bilirkişi vasıtasıyla yerli ya da yabancı menşeili olup olmadıkları hususunda rapor aldırılıp, rapor sonucuna göre eşyanın yerli olması halinde eylemin 5607 sayılı Kanun'un 3/18 maddesinin ilk fıkrasındaki, yabancı olması hâlinde ise, 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son fıkrası delaletiyle 3/5 ve 3/10. maddelerindeki suçu oluşturacağı, ayrıca sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/16. maddesi hükümleri yönünden de açılmış dava bulunması karşısında, bilirkişi raporu sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi hükümleri de gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğnamelere uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.11.2025 tarihinde karar verildi.