Anahtar kelimeler: Kısmî Mücadele Kaçakçılıkla Aracının Eşyanın Görüşü Ret İstemlerinin Nakil Edenlerin

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM
: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesiEK KARAR
: Temyiz talebinin reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmî ret, kısmî onamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan asıl karar ve ek kararın; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Mahkemenin 08.05.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının temyizen incelemesinde Dairemizin 01.06.2022 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ile hükmün katılanın temyiz talebi üzerine her iki sanık yönünden de bozulmasına karar verildiği gözetilerek sanık .... yönünden mahallinde her zaman karar verilebileceği değerlendirilmiştir.I-Nakil Aracının Müsaderesine Dair Hükme Yönelik Temyiz İsteminin Reddine Dair Ek Karar Yönünden;Malen sorumlunun kovuşturma aşamasında 05.11.2014 tarihli celsede alınan beyanında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 234. maddesindeki hakları hatırlatılmasına rağmen şikâyetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan ettiği anlaşılmakla, malen sorumlunun 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, malen sorumlu vekilinin temyiz isteğinin reddine ilişkin Mahkemenin 18.07.2023 tarihli ek kararı usûl ve yasaya uygun bulunduğundan anılan kararın, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,II- Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden;Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Dosyada tek sanık bulunmasına karşın katılan lehine hükmolunan vekalet ücretinin ''sanıklardan eşit oranda" tahsiline karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği; hükmün vekalet ücretine ilişkin (10) numaralı bendinden "sanıklardan eşit" ifadesinin çıkartılarak yerine "sanıktan" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.11.2025 tarihinde karar verildi.