Anahtar kelimeler: Mücadele Oluş Sübuta Biçimi Kaçakçılıkla Eşyanın Yakalanma Edenin Görüşü Mahiyeti
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM
: Mahkûmiyet, suça konu eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun ( 5607 sayılı Kanun) 3/5. maddesinde yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/1. maddesinde hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, ███████ Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. ve 5271 sayılı Kanun'un 251. maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “ basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
Kabul ve uygulamaya göre de;
1. 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği ve soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmayan sanığa, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını hüküm verilinceye kadar ödemesi halinde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken, 03.02.2021 tarihli etkin pişmanlık ihtarında, indirim oranı 1/3 olarak bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması ve ödemediğinden bahisle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
2. Sanığa verilen 1 yıl hapis cezasında suça konu eşyanın değeri pek hafif kabul edilerek 2/3 oranında indirimin uygulanmasında 4 ay hapis cezası yerine 4 yıl hapis cezasına hükmedilmesi,
3. Sanık hakkında kısa süreli erteli 3 ay 10 gün hapis cezasına hükmolunduğu halde 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmesi,
4. Suça konu tüm eşyanın müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur,
Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!