Anahtar kelimeler: Görüp Mazeret Mazeretinin Alabilecek Esasa Olmayacağı Güveni Edenin Görüşü Etkili

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜM
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onamaİlk duruşmada şikâyetçi vekilinin mazeret talebinin mazeretinin kabulünün esasa etkili olmayacağı gerekçesiyle reddine karar verilerek beraat kararı verilmiş ise de, şikâyetçi şirketin sanığa yüklenen suçtan zarar görüp kamu davasına katılma hakkı bulunduğu ve vekilinin sanığın cezalandırılması gerektiğine dair temyiz dilekçesi verdiği anlaşıldığından, katılan sıfatını alabilecek olan şikâyetçi şirketin, 5271 sayılı CMK'nin 260/1. maddesi gereğince yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğu kabul edilip aynı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanığa ait ...Lojistik Uluslararası Taşımacılık Gümrük Depolama ve Lojistik Ticaret A.Ş. ile katılanın yetkilisi olduğu ... Ambalaj Kağıt Makine Gıda ve İnşaat Tic. Ltd. Şti. arasında katılan şirkete ait malların Bulgaristan'a gönderilmesi üzerine 07.08.2013 tarihinde katılan şirketin işveren, sanığın ise nakliyeci olarak imza attıkları sözleşme imzalandığı, sözleşme gereğince sanığın hesabına 2.000,00 TL nakliye parası yatırıldığı halde sanığın katılan şirketin mallarını taşımadığı, malların yüklendiği kamyon şoförünün şikayetçi şirkete nakliye ücreti ödenmez ise taşımacılık yapmayacaklarını bildirmeleri üzerine sanığın arandığı, ancak sanığa ulaşılamadığı iddia edilen olayda,1..... Sicil Müdürlüğünün 24.07.2015 tarihli yazısı ile; ...Lojistik Uluslararası Taşımacılık Gümrük Depolama ve Lojistik Ticaret A.Ş. unvanlı şirketin kayıtlarında olmadığının bildirildiği, sanığın 30.03.2015 tarihli ifadesinde şirketin halen faal bir şekilde çalışmakta olduğunu, şirketin yerinin..... yolu Anadolu ....sitesi No:... B blok daire:1 ..../ İstanbul adresine taşındığını beyan ettiği anlaşılmakla, sanığın tacir veya şirket yöneticisi ya da şirket adına hareket eden kişilerden olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nin 158/1-h maddesinde düzenlenen tacir veya şirket yöneticisi olan yada şirket adına hareket eden kişilerin ticarî faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına,2.Katılan şirket ile sanık arasındaki iletişimin bilişim sistemi sayılan internet sitesi üzerinden verilen nakliye ilanı üzerine kurulup kurulmadığı, taraflar arasında imzalanan 07.08.2013 tarihli sözleşmenin ne şekilde imzalandığı, tarafların yüz yüze görüşmelerinin olup olmadığı, taraflar arasında kurulan iletişimde ve sözleşmenin imzalanması sırasında bilişim sisteminin sağladığı kolaylıktan faydalanılıp faydalanılmadığının tespiti ile sonucuna göre yüz yüze gelinmediği durumda 5237 sayılı TCK'nin 158/1-f maddesinde düzenlenen bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına,3.Katılan tarafa sanık tarafından şirkete ait kayıt belge ya da nakliye aracına ait ruhsat bilgilerinin gösterilip gösterilmediğinin tespiti ile sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nin 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına,İlişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hüküm kurulması,Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.