Anahtar kelimeler: Dahili Bozulmuştur İlçesi Köyü İlamına Kesinlik Şartı Eksiklikleri Uyularak Kısım
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı bir kısım dahili davalılar vekilleri, davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Uygulama kadastrosu sırasında, dava ve temyize konu ... ilçesi ... köyü çalışma alanında ve tapuda ... ve arkadaşları adına kayıtlı bulunan eski 156 parsel sayılı 35253 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 133 41... parsel numarasıyla ve 33.108,47 metrekare yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 652 parsel sayılı 11.350 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 133 41... parsel numarasıyla ve 33.108,47 metrekare yüzölçümlü olarak; ... ve ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 193 parsel sayılı 17.850 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 133 41... parsel numarasıyla ve 16.718,02 metrekare yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 651 parsel sayılı 11.350 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 133 41... parsel numarasıyla ve 11.251,63 metrekare yüzölçümlü olarak; ... ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı bulunan eski 155 parsel sayılı 37.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 133 41... parsel numarasıyla ve 36.867,99 metrekare yüzölçümlü olarak; ... Konut Yapı Kooperatifi adına tapuda kayıtlı bulunan eski 653 parsel sayılı 12.498 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 133 41... parsel numarasıyla ve 12.390,18 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları, uygulama kadastrosu sırasında kendilerine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin davalıya ait 133 41... parsel sayılı taşınmazdan ve keşif sırasında tespit edilecek komşu taşınmazlardan kaynaklandığı iddiasına dayanarak, dava açmışlardır.
İlk Derece Mahkemesinin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; "davacılar dava dilekçesinde, davalı ...'e husumet yöneltmek suretiyle, uygulama kadastrosu sırasında kendilerine ait 133 41... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 35.253 metrekare iken 33.108,47 metrekare olarak belirlendiğini ve taşınmazda meydana gelen yüzölçümü eksikliğinin komşu parsellerden kaynaklandığını ileri sürerek, yalnızca tespit edilebilen bir kısım komşu parsel malikinin davalı olarak gösterildiğini, bilahare de taşınmazdaki eksilmeye neden olan diğer parsel maliklerinin de davaya dahil edileceğini belirtmek suretiyle dava açtıkları, Mahkemece; davacıların iddiasının dava konusu taşınmaza komşu hangi parsellere yönelik olduğu belirlenmeksizin, bir kısım komşu taşınmazların maliklerinin davaya dahil edildiği, ancak bu taşınmazların tutanakları davalı hale getirilmediği, diğer taraftan, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin davalarda uygulanan ilke ve esaslar çerçevesinde inceleme ve araştırma da yapılmadığı, davalıya ait taşınmazın öncesinin 156 parsel sayılı taşınmaz olduğu, ifraz işlemi neticesinde bu parsel numarasını aldığı anlaşıldığı halde, ifraz krokisinin tesis kadastrosu paftasına uygun olup olmadığı araştırılmaksızın, ifraz krokisine değer veren bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesinin de hatalı olduğu açıklanarak, doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece öncelikle, iddiaya konu olan parsel maliklerini davaya dahil etmesi için davacı tarafa süre ve imkan tanınması, iddiaya konu parsellerin uygulama kadastro tutanaklarının davalı hale getirilmesi, bundan sonra davanın uygulama kadastrosuna itiraz davası niteliğinde ve dava konusu taşınmazın öncesinde 156 parsel sayılı taşınmaz olduğu göz önünde tutularak, ifraza ilişkin bilgi ve belgeler, ifraz krokisi, haritası, tescil bildirim evrakları, dava konusu 156 parsel sayılı taşınmazın tesis kadastrosuna ilişkin ölçü çizelgesi, ölçü krokisi ve hesap cetveli, uygulama kadastrosuna ait ada raporu, eski tarihli hava fotoğrafları ve uydu fotoğrafları, tesis kadastro paftası getirtilerek dosyanın keşfe hazır hale getirilmesinden sonra, mahallinde yöntemine uygun keşif yapılarak, harita mühendisi bilirkişiden uygulama kadastrosu ilkelerine uygun rapor ve eki haritaları düzenlemesi istenmesi; bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "Bilirkişi kurulunca dava konusu 156 parselin 1/5000 ölçekli tesis kadastrosunda oluşturulan
paftaya göre; kuzey sınırında bulunan 155 numaralı parsel numarası ile 22/a sonucu oluşturulan sınırın
uyumsuz olduğu, doğu sınırında bulunan 1 93... numaralı parsellerin 22/a sonucu oluşturulan sınır ile uyumlu olduğu, güney sınırında bulunan eski 333 ifrazen oluşan 651, 6 52... numaralı parsellerin (ifraz krokisi
ile de) 22/a sonucu oluşturulan sınırı ile uyumsuz olduğu, batı ve kuzeybatı sınırında bulunan 1 50... numaralı parsellerin 22/a sonucu oluşturulan
sınır ile uyumlu olduğu,
1953 tarihli hava fotoğrafına göre; doğusunda ve batısında bulunan 1 93... numaralı parseller ve 1 50... numaralı parsellerin
22/a ile oluşturulan sınırlarının uyumlu olduğu, güney ve kuzeyinde bulunan eski 333 ifrazen oluşan 651, 6 52... numaralı parseller ve 155
numaralı parsellerin 22/a ile oluşturulan sınırlarının uyumlu olmadığı,
1963 tarihli hava fotoğrafına göre; doğusunda ve batısında bulunan 1 93... numaralı parseller ve 1 50... numaralı parsellerin
22/a ile oluşturulan sınırlarının uyumlu olduğu, güney ve kuzeyinde bulunan eski 333 ifrazen oluşan taşınmazlar ve 155
numaralı parselin 22/a ile oluşturulan sınırlarının uyumlu olmadığının açıklandığı, dava konusu parselin komşuları ile olan 150, 151, 1 93... numaralı parseller ile 1/5000 ölçekli
fotogrametrik haritadaki sınır, 19 53... tarili hava fotoğraflarındaki sınırlar ile uyumlu
olduğu,
dava konusu parselin komşuları ile olan eski 333 ifrazen oluşan 651, 6 52... numaralı parseller
ve 155 numaralı parsel ile 1/5000 ölçekli fotogrametrik haritadaki sınır, 19 53... tarili hava
fotoğraflarında ki sınırlar ile uyumsuz olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunda dava konusu parselin güney, kuzey ve batı kısmındaki
değerlendirmeleri esas alınmış olup, doğu sınırında pafta ve hava fotoğrafları uyumlu
olduğundan bu sınır yönünden hükme esas alınmadığı, dava konusu 406 numaralı parselin güney sınırında ise, eski 333 numaralı parselin talebe bağlı
olarak 07.11.1997 tarih ve 1061 yevmiye numarası ile ifraz işlemine tabi tutulduğu ifraz işleminde
oluşan sınır ile 333 numaralı parselin tesis kadastro paftasındaki sınır ile uyumlu olduğu, 29.04.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre, dava konusu ... ilçesi ... köyü 133 41... numaralı parselin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi ile 26.11.20 06... sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde düzeltmelerin yapılmasında uyulacak usul ve esaslara ilişkin yönetmelik hükümlerine uygun yapılmadığı" gerekçesiyle davacıların davasının kısmen kabulüne, dava konusu 133 41... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine, dava konusu 133 41... parsel sayılı taşınmazın uygulama tespiti gibi tesciline, dava konusu 133 41... , 390, 391, 4 01... parsel sayılı taşınmazlar yönünden 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca düzenlenen uygulama tespitlerinin iptaline, 14.04.2022 tarihli bilirkişi heyet raporuna ekli krokide (A) harfiyle işaretli 542.00 metrekarelik kısmın 133 41... parsel sayılı taşınmaz yüzölçümünden düşülerek 133 41... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümüne ilave edilmesine, (C) harfiyle gösterilen 95,09 metrekarelik bölümün 133 41... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünden düşülerek 133 41... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümüne ilave edilmesine, (D) harfiyle gösterilen 406,29 metrekarelik bölümün 133 41... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünden düşülerek 133 41... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümüne ilave edilmesine, (E) harfiyle gösterilen 27,75 metrekarelik bölümün 133 41... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünden düşülerek 133 41... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümüne ilave edilmesine, eski 1 56... ada 406 parsel sayılı taşınmazın 34.179,6 metrekare yüzölçümüyle, eski 6 53... ada 389 parsel sayılı taşınmazın 12.295,09 metrekare yüzölçümüyle, eski 6 52... ada 390 parsel sayılı taşınmazın 11.832,44 metrekare yüzölçümüyle eski 6 51... ada 391 parsel sayılı taşınmazın 11.223,88 metrekare yüzölçümüyle, eski 155 parsel yeni 133 41... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 36.325,99 metrekare olarak tesciline karar verilmiş; hüküm, bir kısım dahili davalılar vekilleri, davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup bir kısım dahili davalılar vekilleri, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ
: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesi gereğince ONANMASINA,
269,80 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,60 TL'nin temyiz eden davalı ...'den alınmasına,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacı ...'den alınmasına,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davalı ...'den alınmasına,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davalı ...'nden alınmasına,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden dahili davalı ...'nden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!