Anahtar kelimeler: Ocağının Demirbaşlarının Batı Esaskarar Nakit Danışmanı Yönlendirmesi Kambiyo Maden Ruhsat

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: █████████ Esas - ███████
T.C.Ankara Batı1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: █████████KARAR NO
: ███████BAŞKAN
:ÜYE
:YE
:KATİP
:DAVACILAR
:VEKİLİ
:DAVALILAR
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili; müvekkili davacının, emlak danışmanı ....'in yönlendirmesi üzerine ....'ta bulunan bir maden ocağının ruhsat devri, işletme hakkı ve demirbaşlarının devri için davalılarla sözleşmeler yaptığını, bu devir karşılığında nakit para, gayrimenkul, çek ve senetler verdiğini, ancak sözleşme gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle müvekkilin telafisi imkansız zararlara uğradığını ve ticari hayatının bittiğini, devir karşılığı verilen çek ve senetlerin bir kısmının kötü niyetli üçüncü şahıslara ciro edilerek müvekkil aleyhine haksız icra takipleri başlatıldığını, bu takiplerin iptali ve müvekkilin uğradığı zararların tazmini için daha önce farklı esas numaraları ile açılan davaların ... Esas numaralı dosyada birleştirilerek derdest olduğunu, davalıların mal kaçırma kastıyla sözleşme akdinden sonra....cılık ve Ltd Şti.'yi kurduğunu, alacaklı ve borçlu vekillerinin aynı kişiler olması gibi durumların ciroların ve icra takiplerinin muvazaalı olduğunu gösterdiğini, temel borç ilişkisinin ifa edilmemesi nedeniyle icra takibine konu çek ve senetlerin bedelsiz kaldığının tespitini, Yargıtay içtihatlarına göre temel alacak yoksa senedin de bedelsiz sayılması gerektiğini, müvekkilinin ekonomik olarak çöküntüye uğramasına neden olan haksız icra takiplerinin iptalini, verilen nakitlerin iadesini ve uğranılan maddi manevi zararların kötü niyet tazminatı ile birlikte tazminini talep ettiğini, ayrıca yargılama giderlerinden muaf olmak için adli yardım talebinde bulunduğunu, teminatsız ihtiyaten durdurma talebinde bulunduğunu ve mevcut davaların birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili aleyhine açılan davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, İİK'nun 72. maddesine göre menfi tespit davasında yetkili mahkemenin takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, icra takibinin ... ilçesinde başlatıldığını, bu sebeple yetki itirazında bulunulduğunu ve dosyanın yetkili ve görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edildiğini, ayrıca HMK madde 114 uyarınca davada hukuki yarar bulunmadığını, çünkü somut olayda kambiyo senetlerinden kaynaklı borç ilişkisinin tespitinin söz konusu olduğunu, kambiyo senetlerinin sebepden mücerret olması nedeniyle davacının borçlu olup olmadığı hususunda tereddüt duymasında hukuki yararın mevcut olmadığını, esasa ilişkin olarak davacıların borçtan kurtulmaya yönelik haksız bir dava açtığını, taraflar arasında maden ocağının devri konusunda sözleşmeler yapıldığını ve bu devir karşılığında davacı ... tarafından çekler ve senetler verildiğini, bu çek ve senetlerin bir kısmının kötü niyetli üçüncü şahıslara ciro edilerek haksız icra takiplerinin başlatıldığını, dava dilekçesindeki iddiaların hukuki mesnetten yoksun olduğunu, çünkü kambiyo senetlerinin doğumuna neden olan hukuki işlemle bağlı olmadığını, temel işlemin sakat veya geçersiz olmasının soyut kambiyo senedinin geçerliliğine zarar vermediğini, müvekkilin Erciş İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasıyla icraya konulan çekte en son ciranta olduğunu ve çekin müvekkile geçerli bir ciro silsilesiyle geçtiğini, bu sebeple müvekkilin sözleşmenin tarafı olmadığını ve çekin bedelsizliği ile ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığını, çekin bir ödeme aracı olduğunu, davacının çekleri avans olarak verdiğini ve bedeli kadar mal teslim almadığını iddia ediyorsa bu iddiasını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, menfi tespit davasında ispat yükünün davacıda olduğunu ve davacının borçlu olmadığının ispatını yazılı delille yapması gerektiğini, dava dilekçesinde somut ve akılcı delil bulunmadığını, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, tedbir taleplerinin reddedilmesi gerektiğini ve bu nedenlerle davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden, aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı .... vekili dilekçesinde özetle
: işbu menfi tespit davasının yetkili mahkeme İİK m. 72 uyarınca takibin yapıldığı Ankara .... Genel İcra Dairesi'nin bulunduğu yer mahkemesi olması nedeniyle mahkemenizin yetkisiz olduğunu, yetki itirazının kabulü ile dosyanın Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiğini, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını çünkü müvekkilinin davacılardan ... Ltd. Şti.'nden kambiyo senedine değil faturaya dayalı alacağı bulunduğunu, ilamsız icra takibi sonrası davacı tarafça yapılan itirazın Ankara .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. Sayılı dosyası üzerinden iptaline karar verilmiş olup icra dosyasının kesinleşmesine rağmen ödeme yapılmadığını, bu nedenle işbu davanın müvekkiline yöneltilmesinde hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesini istediğini, ayrıca huzurda ikame edilen davanın ve usulden reddi gerekse de davacıların tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığından reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin davacı şirket ile Isı Geri Kazanım Cihazı ve ilgili hizmetlerin montajı konusunda anlaştığını ve işin 07.10.2017 tarihinde tamamlanıp teslim edildiğini, müvekkil şirketin buna karşılık 25.12.2017 tarihinde 20.001,00 TL tutarlı faturayı düzenleyip gönderdiğini ancak davacı yanca ödeme yapılmadığı gibi faturaya itiraz edilmediğini, müvekkil şirketin 30.05.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığını, davacı şirketin 14.06.2019 tarihinde borcun tamamına itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, bunun üzerine müvekkil şirketin Ankara .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası nezdinde itirazın iptali davası açtığını ve bu davanın 21.01.2021 tarihinde sonuçlanarak itirazın kısmen kabulü ile icra takibinin 20.000,00TL üzerinden devamına karar verildiğini, davacının müvekkil aleyhine 17.05.2018 Tarihli .... Seri Numaralı 34.000 TL'lik Çek üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını zira müvekkil şirket ile davacı arasında yalnızca fatura alacağı ve cari hesaptan kaynaklı alacak söz konusu olduğunu ve çek alımı olmadığını, davacının dayandığı sözleşmede müvekkil şirket taraf olmadığını ve sözleşmeyi imzalamadığını, bu nedenlerle davacının tüm taleplerinin usulden ve işin esasına girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacılar .... , .... Limited Şirketi,....t Limited Şirketi .... Ltd.şti. Vekili cevap dilekçesinde özetle: davacıların dava türünü Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) olarak açmış olmasına rağmen sonuç ve istem kısmında icra takiplerinin iptalini, kambiyo senetlerinin bedelsizliklerinin tespitini, maddi ve manevi tazminat ile kötü niyet tazminatı talep ettiğini, bu durumun dava konusunu anlaşılmaz kıldığını, davacıların Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açtığı davada Ankara İcra Dairelerinde bulunan takipler nedeniyle yetkisizlik itirazında bulunduklarını, ayrıca davacının ikame ettiği davaların literatürde karşılığı olmayan bir dava türü teşkil ettiğini ve derdestlik nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacı ...'ın taş ocağı işletmesini devralma sürecinde müvekkile ödeme taahhütlerinde bulunduğunu ve bu taahhütleri karşılıksız çek ve senetlerle yerine getirmediğini, müvekkilinin bu nedenle ekonomik olarak zor duruma düştüğünü, davacının kendi borçları için verdiği senetlerin karşılıksız çıkması nedeniyle başlatılan icra takiplerinin hukuka uygun olduğunu, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olması ilkesi gereği bedelsizlik iddiasının geçersiz olduğunu, davacıların adli yardım taleplerinin ekonomik durumları dikkate alındığında kötü niyetli kullanıldığını ve reddi gerektiğini, dava şartları ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:Tarafların ticaret sicil dosyası, Hasar Dosyası, Ankara ... İcra Dairesinin ... esas, ... esas, ... (eski ....) esas ve ... esas sayılı takip dosyaları, Ankara .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası, Erciş İcra Dairesinin .... sayılı takip dosyası, Ankara ... Genel İcra Dairesinin ... esas, Kapatılan .... İcra Dairesinin ... ve Kapatılan ... İcra Dairesinin ... takip dosyaları, Ankara ... Genel İcra Dairesinin ... takip dosyası, Ankara .... Genel İcra Dairesinin ... (Kapatılan ... İcra Dairesinin ...) esas takip dosyası, Kapatılan Ankara .... İcra Müdürlüğünün .... esas takip dosyası, Ankara ... Asliye Hukuk Mahkemesi ....esas sayılı dosyası, Ankara.... Ağır Ceza Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası ile tüm dosya kapsamı.GEREKÇE
:Dava; davaya konu çeklerden dolayı davacının davalılara borçlu olup olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı taraf davalıya verilen çeklerin davalılardan ....ve ....Gıda şirketinin sözleşmeye aykırı davranmasından dolayı bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit ve istirdat talebinde bulunmuştur.Davaya konu çeklerin kambiyo senedin olması karşısında bedelsizlik bakımından açılan menfi tespit davasında da ispat yükü davacı borçludadır. Bedelsizlik iddiası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı TTK) 687. maddesi anlamında bir kişisel def’idir. Bedelsizlik bir kişisel def’i olduğundan lehtar tarafından hamile karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin çekleri bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’ini ileri sürebilir.Ancak somut olayda davacı taraf bu çeklerin -çekin bir ödeme aracı olmasına rağmen- bu sözleşme karşılığında verildiğini, çeklerin sözleşmenin hükümlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle bedelsiz kaldığını ve ... ve ... dışındaki cirantaların ve hamilin çekleri bilerek kendi zararına devraldığını yazılı ve kesin delillerle kanıtlayamamıştır.Dolayısıyla davacı tarafın bedelsizlik iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş , Mahkememizce verilen tedbir kararının infaz edilmediği gözetilerek İİK'nun 72/5.maddesi gereğince davalılar yararına tazminata hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı ile 732,00 TL başvurma harcının davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.520,00 TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.555,00 TL tebligat ve posta giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,4-Davalıların kendilerini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 200.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,Dair, davacı vekili ile davalı ... vekili, davalı .... ve bir kısım davalılar vekili ile davalı.... vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026Başkan ...e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye .... e-imzalı Katip .... e-imzalı