Anahtar kelimeler: Manavgat Tapulama Aplikasyon Harici İli Arazi İlçesi Yerlerde Antalya Yapılıp

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RDava konusu taşınmazın bulunduğu Antalya ili Manavgat ilçesi ... Mahallesinde 02.04.1967 tarihinde kesinleşen tesis kadastrosu, 6831 sayılı Orman Kanunu’na (6831 sayılı Kanun) göre yapılıp 06.07.1972 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu, 13.11.1992 tarihinde kesinleşen aplikasyon, sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu ve 2/B çalışması ile 28.02.2013 tarihinde kesinleşen uygulama kadastrosu bulunmakta olup, arazi kadastrosunda dava konusu taşınmaz tapulama harici, orman kadastrosunda ise orman sınırları dışında bırakılmıştır.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kadastro tespiti sırasında tescil harici bırakılan, Manavgat ilçesi ... köyünde bulunan tahminen 5.000 metrekare miktarında, sınırları itibarıyla, doğusu tapulama harici yer, güneyi kısmen tapulama harici yer kısmen ... köyü 1 99... parsel sayılı taşınmaz, batısı yol ve kuzeyi tapulama harici yer ile çevrili olan taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmaz sınırlarında muhtelif sayıda ve yaşta ağaç bulunmakla beraber taşınmazda tarımsal faaliyette bulunulduğuna dair herhangi bir emarenin bulunmadığını, taşınmaz sınırında bulunan ağaçların kendiliğinden yetişen ve imar ihya gerektirmeyen bitkiler olduğunu, taşınmazın hali hazırda taşlarla ve kendiliğinden yetişen bitki örtüsü ile kaplı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini ve taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın niteliği gereği zilyetlikle edinilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, imar-ihya suretiyle kazanım şartlarının gerçekleşmediğini ileri sürerek, davanın reddinisavunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2014 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.10.2016 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; ... Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmesi gerektiği ve Hazinenin tescil talebi hakkında karar verilmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş; İlk Derece Mahkemesinin 29.11.2017 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; fen bilirkişisi raporunda (C) harfiyle gösterilen kısmın orman sayılan yerlerden olduğu, (A) ve (B) harfleriyle gösterilen kısımların imar ve ihyasının tamamlandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, Antalya ili Manavgat ilçesi ... Mahallesi ... mevkinde bulunan 24.10.2014 tarihli fen bilirkişileri raporu ve ekindeki krokide sarı renkle (A) harfiyle gösterilen 1.391,44 m²lik kısmın ve mavi renkle (B) harfiyle gösterilen 1.208,83 m²lik kısmın davacı ... adına tesciline, pembe renkle (C) harfiyle gösterilen 2.336,54 m²lik kısım açısından açılan davanın reddine ve bu kısım yönünden Hazinenin tescil istemi olduğundan (C) harfiyle gösterilen kısmın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; karara karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 16.04.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığının usulünce araştırılmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın (A) ve (B) harfleriyle gösterilen kısımları üzerinde 20 yılı aşkın bir süredir hem ekim yapmak hem de üzerinde konut inşa ederek zilyetliğinin bulunduğu, kesinleşen orman sınırları dışında bulunduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesinde aranan şartların sağlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, Antalya ili Manavgat ilçesi ... Mahallesi ... mevkinde bulunan 20.02.2023 tarihli fen bilirkişileri raporu ve ekindeki krokide sarı renkle (A) harfiyle gösterilen 1.203,53 m²lik kısım ile mavi renkle (B) harfiyle gösterilen 1.396,74 m²lik kısmın 199 ada son parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına tapuya tesciline, pembe renkle (C) harfiyle gösterilen 2.336,54 m²lik kısım açısından açılan davanın reddine, bu kısım yönünden Hazinenin tescil istemi olduğundan (C) harfiyle gösterilen kısmın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamında değinilen eksik hususların giderilmediğini, bilirkişilerce düzenlenen eksik raporlara istinaden hüküm tesis edildiğini, komşu parsel kayıtları ve dayanaklarının tanık ve bilirkişiler marifetiyle tam olarak uygulanmadığını, orman kadastrosuna ilişkin belgeler yeterince incelenmeden hüküm kurulduğunu, davacı tarafın murisin zilyetliğine dayanmış olmakla geçmişten gelen murisin zilyetliği hakkında yeterli delillendirme yapılamadan hüküm kurulduğunu, aynı tapulama birliği içerisinde davacı tarafın senetsizden iktisap ettiği taşınmazların kanunun ön gördüğü miktarın üstünde olmasına rağmen bu hususun atlanarak hüküm tesis edildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.Dava, 4721 sayılı Kanun'un 713. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddeleri gereğince imar-ihya sebebine ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tescil talebine ilişkindir.1. 20.02.2023 tarihli fen bilirkişileri raporu ve ekindeki krokide sarı renkle ve (A) harfiyle gösterilen 1.203,53 m²lik kısım yönünden yapılan temyiz incelemesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.2. 20.02.2023 tarihli fen bilirkişileri raporu ve ekindeki krokide mavi renkle ve (B) harfiyle gösterilen 1.396,74 m²lik kısım yönünden yapılan temyiz incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince her ne kadar 20 yılı aşkın süredir zilyetliğin bulunduğu gerekçesiyle (B) harfiyle belirtilen kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmişse de ulaşılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 22.12.2022 tarihli keşif sonucu düzenlenen bilirkişi heyeti raporunda 25.04.2005 tarihli uydu fotoğrafında dava konusu taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümünün hali arazi (çalılık) vasfında olduğu yönünde görüş bildirildiği, davanın 2014 yılında açıldığı, eldeki verilerle 2005 yılında hali arazi olan taşınmaz bakımından dava tarihi itibariyle 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı ve imar ihya şartlarının oluşmadığı anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca, davalı Hazinenin 4721 sayılı Kanun'un 713/6. maddesi gereğince tescil talebi olduğu da değerlendirilerek, (B) harfi ile gösterilen bölüm yönünden davanın reddine ve taşınmazın tarla vasfıyla Hazine adına tescil edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ
: Açıklanan sebeplerle;(1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının reddi ile hükmün (A) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümü yönünden ONANMASINA,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (B) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümü yönünden BOZULMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.