Anahtar kelimeler: Geyve Sakarya Ret Hakkın İrtifak Şartı Eksiklikleri Sayisi Esastan Dayanan

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Geyve 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ███████ KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 38... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza belirlenen bedelin taşınmazın gerçek değerinin çok üstünde olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yörede yaygın olmayan münavebe ürününün alındığını ve bu durumun hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinden ayrılarak bedel belirlendiğini, bu durumun davacı aleyhine olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının %4,5 uygulanmasının yanında mükerrer olacak şekilde objektif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, üretim giderlerinin üretim gelirlerinin 1/3'ü oranında alınmasının doğru olmadığını, irtifak bedeli hesaplanırken değer azalışının taşınmaz eklentileri de dahil edilerek hesaplanmasının yerinde olmadığını, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olması sebebiyle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza ilişkin dosyaya gelen yazı cevapları dikkate alındığında taşınmazın arazi vasfında kabul edilmesinde isabetsizlik görülmediğini, arazi niteliğindeki ... köyü eski 1 38... parsel nolu taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediğini, buna göre hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre %4.5 oranında belirlenen kapitalizasyon faizi ile % 35 olarak belirlenen objektif değer artırıcı unsur oranlarının idarenin iddia ettiği gibi yüksek olmadığını, arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi gerektiğini, bunun için de münavebe ürünü olarak alınan ürünlere ilişkin bilgilerin İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü veri listesi esas alınmak suretiyle değerlendirme yapılması gerektiğini, dava tarihinin 12.04.2022 olmasına göre 2022 yılına ait üretim verileri esas alınması gerekirken 2021 yılına ait üretim verilerine göre hesaplama yapılmış ise de kararın davacı idare vekili tarafından istinafa getirilmiş olması ve bu husus idare lehine olduğundan eleştirilmekle yetinildiğini, davacı vekili seçilen ürünlere ve üretim miktarlarına itiraz etmiş ise de aynı yöreden olan dosyalarda bilirkişi heyetlerince iklim ve yağış durumuna göre enginar yetiştirilebildiği ziraat ilmi açısından açıklandığından ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden gelen yazlarda enginarın listede olduğu da gözetildiğinde uygulanan münavebe deseninin yöre için uygun görüldüğü, davacı idarenin üretim masraflarını brüt gelirin 1/3’ünden az olamayacağına ilişkin kuralın uygulanmaması gerektiği öne sürmüş ise de son dönemdeki Yargıtay uygulamalarına göre üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ü kadar olacağı ya da bu oranın altında kalmamak ve fahiş olmamak üzere makul tutarda olmak kaydı ile bu oranın bir miktarın da üzerinde olabileceği, bu haliyle hesaplama yönteminin doğru olduğunu, dosya kapsamına göre ... Genel Müdürlüğü lehine daimi irtifak hakkı sebebiyle değer azalışının yöntemine uygun tespit edildiğini, bu kapsamda kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalılara ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin █████████ başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı ile Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ve davacı kurum lehine vekâlet ücreti hükmedilmesi halinde Anayasa'nın 46 ıncı maddesinde düzenlenen "gerçek karşılığın ödenmesi" ilkesi ve dolayısıyla da mülkiyet hakkı ihlali söz konusu olacağından davanın niteliği gereğince davacı idare lehine vekâlet ücreti verilmemesi de doğru görülerek İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 38... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak bilimsel yolla değer biçilmesi, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve irtifak hakkına konu olan bölüm dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.