Anahtar kelimeler: Tarafı Bünyesinde Kadrosuna Khk Bakırköy Üyesi Kararname İken Kesinlik Şartı
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 52. İş Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına (Bakanlık) bağlı işyerinde çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, ... Sendikası üyesi olup, Sendikanın tarafı olduğu toplu iş sözleşmelerinden yararlandığını, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek 18.01.2021 tarihi ile arabuluculuk başvuru tarihi arası dönemde ödenmeyen fark ücret, fark ilave tediye, fark ikramiye, fark ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve fark fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak veya kısmi alacak davası türünde açılmasının mümkün olmadığını, zamanaşımı definde bulunduklarını, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin Yüksek Hakem Kurulu tarafından düzenlenen toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, 2021 yılı ve sonrasında ... Sendikası ile Bakanlığın üyesi olduğu ... İşverenleri Sendikası (...) arasında 08.09.2021 tarihinde imzalanan 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin 33. maddesi gereği taban ücret uygulaması ile günlük brüt 136,67 TL’nin altında olan ücretlerin bu tutara yükseltilerek üzerine toplu iş sözleşmesinde öngürülen zamların uygulanmış olduğunu, ayrıca 01.01.2021 tarihinden itibaren olmak üzere geriye dönük ücret farklarının da ödenmiş olduğunu, bu nedenle 2021 yılı ve sonrası için hesaplama yapılmaması gerektiğini, toplu iş sözleşmelerinin bireysel iş sözleşmelerini ortadan kaldırmış olduğunu, bireysel iş sözleşmesinde ücrete ilişkin bir oran yazılı olsa dahi bunun geçersiz sayılacağını, davacının bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretin esas alınmasını bir yandan da toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını istemesinin mümkün olmadığını, bu durumda işçilere hem asgari ücrete yapılan zammın hem de toplu iş sözleşmesinden kaynaklı zammın yapılması gibi (çifte zam) bir durum oluşacağını ve ücretlerin fahiş bir hâl alacağını, davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını, yanı sıra talep edilen faiz oranı ile faiz başlangıç tarihlerinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair açık düzenleme olduğu ve sözü edilen kuralın her asgari ücret artış döneminde işvereni bağlayacağından hareketle davacının 2021-2022 yıllarına ilişkin fark ücret alacakları talebinin 07.01.2025 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında imzalanmış belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve uygulanan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri dikkate alındığında ücret alacak kalemlerinin belirlenmesinde hata tespit edilmediği, talep edilen dönem dikkate alındığında dava ve ıslah tarihlerine göre zamanaşımına uğrayan alacak bulunmadığı, incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dava konusu alacakların zamanaşmına uğramış olduğunu,
2. Davalı Bakanlığın harçtan muaf olduğunun gözetilmediğini,
3. Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerin ücreti ile diğer mali ve sosyal haklarının belirlenmesinde, işçilerin kadroya geçirilmeden önceki bireysel iş sözleşmelerinin yanı sıra alt işveren işçilerini kapsayan Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesi hükümlerinin dikkate alındığını, İdare tarafından bu düzenlemelere uygun bir şekilde ücretin belirlendiğini ve yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını,
4. Toplu iş sözleşmelerinin imzalanmasıyla birlikte davacıya geçmişe dönük olarak toplu sözleşmeden kaynaklanan toplu iş sözleşmesi farklarının ödendiğini,
5. İşçilerin sözleşmelerinde belirli bir oran yazılmış olsa dahi bu oranın geçersiz olduğunu,
6. Talep edilen faiz türleri ve başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret,fark ikramiye,fark ilave tediye, fark fazla çalışma ücreti ve fark ulusal bayram ve genel tatil alacağının bulunup bulunmadığı ile faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.01.2021 ile arabuluculuk başvuru tarihi arasındaki döneme ilişkin ücret farkı alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince 07.01.2025 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmuş ise de hükme esas alınan rapordaki hesaplamalar 01.01.2021-14.12.2022 tarihleri arasındaki dönemi kapsamaktadır. Dava dilekçesinin "sonuç ve istem" kısmında talebin, 18.01.2021 ile arabuluculuk başvuru tarihi (14.12.2022) arasındaki dönemle sınırlandırıldığı gözetilmeksizin karar verilmesi taleple bağlılık kuralına aykırıdır.
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/(j) hükmünde, genel bütçeye dâhil İdarelerin bu Kanun'un 1 ve 3 sayılı Tarifeleri'ne giren bütün işlemlerinin harçtan muaf olacağı belirtilmiştir. Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesi tarafından davalı ... Bakanlığının harçtan muaf olduğu belirtilmiş ise de (4) numaralı bentte çelişkili şekilde başvuru harcının, peşin harcın ve ıslah harcının davalı Bakanlıktan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olması isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!