Anahtar kelimeler: Pompa Marmaris Elemanıbenzin Yılının Denizli Sgk Başında Net Kurumu Kesinlik

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Marmaris İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.MAHKEMESİ
: Marmaris İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., 2018/6 K.Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin 1990 yılının başında satış elemanı/benzin pompa görevlisi olarak çalıştığını, sigorta kayıtlarında hizmetinin eksik gösterildiğini, hizmet tespiti davası açıldığını, 2015-2016 Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) denetimi sonrası 8.000,00 TL fazla çalışma ücreti ödendiğini, net ücretinin 1.450,00 TL olduğunu, benzin tanker şoförlüğü yaparak teknelere benzin dağıttığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesi ile iddialarının aynı olduğunu, açtıkları asıl davada yıllık ücretli izin ve asgari geçim indirimi taleplerinin dava şartı bulunmaması ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedildiğini ileri sürerek yıllık ücretli izin ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının çalışma süresine ilişkin iddialarını kabul etmediklerini, hizmet tespiti davasının beklenmesi gerektiğini, SGK Teftiş Kurulunca 23.07.2012-23.07.2015 tarihleri arası inceleme yapıldığını, eksikliklerin giderildiğini, 20.08.2015 tarihinde tutanak tanzim edildiğini, işçilik haklarının eksiksiz ödendiğini, 23.07.2015 tarihi sonrası fazla çalışma yapılmadığını, davacının kıdeme hak kazanmadığını, 3 vardiya hâlinde çalışıldığını, yıllık ücretli izin alacağının olmadığını, asgari geçim indirimi ödemelerinin düzenli yapıldığını, davacının iş sözleşmesinin feshinde haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kesinleşmiş mahkeme kararı dikkate alınarak davacının kıdeme esas hizmet süresinin 22... ay 21 gün olduğunun anlaşıldığı, ihtarname içeriğine göre davacının iş sözleşmesini ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle feshettiği, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalardan davacının ödenmeyen ücret alacaklarının bulunduğu anlaşıldığından iş sözleşmesinin, davacı tarafça haklı nedenle feshedildiğinin ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığının kabul edilmesi gerektiği, taraflar arasında davacının ücreti hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacının asgari ücret karşılığında çalıştığı, dinlenen tanık beyanları, puantaj kayıtları, teftiş raporu, taraf iddiları ve tüm dosya kapsamına göre davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarından 04.10.2012 tarihinden önceki alacaklarının zamanaşımına uğradığı, teftiş raporu nedeniyle 23.07.2015 tarihine kadarki çalışmalarının ödendiği, 2017 yılındaki çalışmalarında puantaj kayıtlarının dikkate alınması, kalan dönem için tanık beyanlarına göre hesaplama yapılması gerektiği, tanık beyanlarına göre davacının haftalık 48 saat çalışma yaptığı, haftalık 3 saat fazla çalışmasının bulunduğu, tanıkların beyanlarına göre ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, hafta tatili yönünden davacı asılın ████████ Esas sayılı dosyada 20.01.2016 tarihinde vermiş olduğu yeminli ifadesinin bağlayıcı olduğu, bu tarihten sonraki ve puantaj kaydı bulunmayan dönem yönünden tanık beyanlarının dikkate alınması gerektiği, tanık beyanlarına göre davacının haftanın 7 günü çalıştığının kabul edilmesi gerektiği, raporun davalı tarafın tanıklarının beyanları doğrultusunda hazırlandığı, tanık beyanlarının davalı tarafından sunulan yazılı kayıtlarla da örtüştüğü, tanıkla ispat ettiği dönemler yönünden indirim uygulanacağı, davacının çalıştığı son yıl 27 gün yıllık ücretli izin, bir önceki yıl 26 gün yıllık ücretli izin kullandığı anlaşılmakla davacının davalıdan son yıla ait yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığı, bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime de elverişli olduğu belirtilerek asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece davacının yıllık ücretli izin alacağının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, fazla çalışma ücreti hesabının hatalı olduğunu, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına indirim uygulanmaması gerektiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesabına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.