Anahtar kelimeler: Etiyopyadaki Bordroya Teknisyeni Şantiyesinde Laboratuvar Usd Anadolu Usule Başladığını Kesinlik

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 11. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde laboratuvar teknisyeni olarak 13.01.2015 tarihinde işe başladığını ve bu çalışmalarının 23.11.2018 tarihine kadar devam ettiğini, davacının, davalı işverenin Etiyopya'daki şantiyesinde çalıştığını, müvekkilinin bordroya göre ücretinin 3.500,00 USD olduğunu, taraflar arasında yapılan usule ve yasaya aykırı 23.11.2018 tarihli arabuluculuk anlaşmasının iptaline ve müvekkilinin ödenmeyen alacaklarından kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; olumsuz tespit davası niteliğindeki anlaşma belgesinin iptali talebi ile eda davası niteliğindeki işçilik alacağı taleplerinin aynı davada ileri sürülemeyeceğini, davacı ile davalı arasında yürütülen ihtiyari arabuluculuk görüşmeleri sonucunda anlaşma sağlandığını ve anlaşma belgesi imzalanmış olması nedeniyle işçilik alacaklarına dair açılan davasının tefrik edilmesi gerektiğini, davacının hukuken var olmayan işçilik alacaklarını belirsiz alacak davası ile ileri sürmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçinin 13.01.2015-23.11.2018 tarihleri arasında davalı Şirketin Etiyopya'daki şantiyesinde laboratuvar teknisyeni olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin taraflar arasında imzalanan 23.11.2018 tarihli arabuluculuk anlaşma belgesine göre işveren tarafından feshedildiği, dava dilekçesine göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 37. maddesi kapsamında korkutma sonucu arabuluculuk tutanağını imzaladığı iddiasında bulunduğunun anlaşıldığı, aynı Kanun'un 39. maddesinde korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan itibaren bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olunmadığı bildirilmez ise sözleşmenin kabul edilmiş sayılacağının düzenlendiği, dosya kapsamında bulunan yurda giriş çıkış kayıtlarına göre davacının 25.11.2018 tarihinde Türkiye'ye giriş yaptığının sabit olduğu, arabuluculuk tutanağının iptaline ilişkin işbu dava 20.03.2020 tarihinde açıldığından Kanunda öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine dair kararının usul ve yasa ile dosya içeriğine uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davanın irade fesadı iddiasına dayanmadığını,2. Yurt dışında davalı tarafından yaptırılan ihtiyari arabulucu görüşmesinin ibralaşma niteliğinde olduğunu, imzalatılan tutanağın kısmi ibra sözleşmesi hukuki niteliğini taşıdığını ve müvekkilinin alacağının imzalanan tutanaktaki miktardan çok fazla olduğunu iddia ederek açılan işçi alacağı davası olduğunu, işçi alacakları bakımından en kısa sürenin 5 yıl olduğunu ve bu nedenle davanın süresinde açıldığını,3. Yapılan işlemin ihtiyari arabulucuk işleminin yasal şartlarını da taşımadığını ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na ve uygulamalarına açıkça aykırı yönler taşıdığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, arabuluculuk anlaşma tutanağının geçerli olup olmadığı, davacının talep ettiği alacaklara hak kazanıp kazanmadığı konusundadır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.