Anahtar kelimeler: Vasisinin Görmüş Alabilecek Surette Gören Düşme Yollarına Haberdar Milli Görüşü
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Çocuk Mahkemesi
(İstanbul Anadolu 3. Çocuk Mahkemesi)
SAYISI
: ████████ E., ████████ K. (████████ E, █████████ K.)
SUÇLAR
: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER
: Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, düşme, bozma
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca hükümleri temyiz hakkı bulunduğu belirlenen suçtan zarar gören Milli Eğitim Bakanlığının, duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, Dairemizce yapılan iade işlemi üzerine Bakanlık vekilinin 14.06.2024 tarihli dilekçesi ile hükümleri temyiz ettiği anlaşılmakla, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Kanun'un 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I. Suça Sürüklenen Çocuk ... ve Vasisinin Temyiz İstemleri Yönünden
Suça sürüklenen çocuğun 18.03.2015 tarihli dilekçesindeki anlatımından temyiz başvurusu ile birlikte eski hâle getirme isteminde de bulunduğunun anlaşılmasına, eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Kanun'un 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olmasına göre, Mahkemenin 27.03.2015 tarihli, ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ek kararının kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Yokluğunda verilen kararın, suça sürüklenen çocuğun kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine MERNİS şerhi yazılmaksızın tebliğ yapılması gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun doğrudan ifade adresi ile aynı olan MERNİS adresinde suça sürüklenen çocuğun annesi imzasına 13.10.2014 tarihinde karar tebliği işleminin yapıldığı anlaşılmış ise de, suça sürüklenen çocuğun 18.03.2015 tarihli temyiz dilekçesinde, gerekçeli kararın annesine tebliğ edilmesinden 20 gün sonra kararın eline ulaştığını beyan ettiği belirlenmekle, her ne kadar suça sürüklenen çocuk 18.03.2015 tarihli dilekçeyle ve suça sürüklenen çocuk vasisi de 16.11.2023 tarihli dilekçeyle temyiz ve eski hâle getirme istemlerinde bulunmuş iseler de, en geç 03.11.2014 tarihi itibariyle öğrendikleri kararı, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 18.03.2015 tarihinde temyiz eden suça sürüklenen çocuğun ve 16.11.2023 tarihinde temyiz eden ve temyiz tarihi itibarıyla kesinleşmiş vasilik kararı da bulunmayan suça sürüklenen çocuk vasisinin temyiz istemleri ile yerinde görülmeyen eski hâle getirme istemlerinin, aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Suçtan Zarar Gören Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
14.04.2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından suçtan zarar gören Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
III. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Hırsızlık, İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçlarından Verilen Beraat Kararları ile Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Suçtan Zarar Gören Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Dosya içeriğine göre, suça sürüklenen çocuk ...'un açık kimlik bilgileri bilinmeyen bir başka kişiyle birlikte suç tarihinde gece vakti, ...Kurs Merkezinin pencere korkuluk demirini kırarak içeriye girip işyerinden bilgisayar kasalarını çalmaları şeklinde iddia olunan eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-a, 143, 31/3 ve 116/4, 119/1-c, 31/3. maddelerinde belirtilen suçlar için öngörülen cezaların üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-d, 66/2. maddeleri uyarınca belirlenen 10 yıllık dava zamanaşımı ile aynı Kanun'un 151/1, 31/3. maddelerinde belirtilen suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2. maddeleri uyarınca belirlenen 5 yıl 4 aylık dava zamanaşımının, suça sürüklenen çocuk ...'un sorgusunun yapıldığı 01.04.2014 tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
2. Suça sürüklenen çocuk ...'ın tek başına işlediği iddia olunan yargılama konusu eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4, 31/3. maddelerinde belirtilen suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde belirtilen 7 yıl 12 aylık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 11.01.2011 tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suçtan zarar gören Bakanlık vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
IV. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Suçtan Zarar Gören Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, suça sürüklenen çocuğun hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 2 33... . maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suçtan zarar gören Bakanlık vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, Mahkemece 10.11.2014 tarihinde suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki hükümlerin kesinleştirilmesinin yapılarak infazı için İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Dairemizin noksan ikmali kararı üzerine temyiz isteminde bulunan suçtan zarar gören Bakanlık vekilinin temyiz isteminin Dairemizce süresinde kabul edildiği, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen kararların suça sürüklenen çocuğun hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu hükümlerin bozulmasına ilişkin olması ve cezaevinde kaldığı süre de dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk ...'in hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhâl salıverilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!