Anahtar kelimeler: Çağırması Denizli Tarafı Görüşmeye Çağrı Hükümsüzlüğünün Sürede Yetki Kesinlik Belgesinin

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.MAHKEMESİ
: Denizli 2. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; yetki belgesinin alındığı tarihten itibaren Sendikanın, işveren tarafı 15 gün içerisinde toplu görüşmeye çağırması gerektiğini, söz konusu sürede davalı Sendika tarafından başvuru yapılmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle süresinde toplu görüşmeye çağrı yapılmadığının ve yetki belgesinin hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep etmiştir.2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; somut olayda taraflarca 12.08.2024 tarihinde arabuluculuk anlaşmama tutanağının düzenlendiğini, söz konusu tutanağın ... Sendikasına (... Sendikası) 26.08.2024 tarihinde tebliğ edilmiş ise de 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun (6356 sayılı Kanun) 60. maddesi gereği uyuşmazlık tutanağının tebliğinden itibaren 60 günlük süre içinde greve ilişkin bir karar alınmadığı gibi bu süre içerisinde 6 iş günü önceden de taraflarına bildirim yapılmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle süresinde grev kararı almayıp uygulamaya koymayan davalının 30.05.2024 tarihli yetki belgesinin 6356 sayılı Kanun’un 60. maddesi gereğince hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, müvekkili tarafından yasal sürede çağrı yapıldığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.2. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; 6356 sayılı Kanun'un 60/1 hükmüne göre müvekkili Sendikanın yetkisinin düştüğünü, yetkisi düşen bir sendikaya karşı, Sendikanın hiçbir girişimi olmadan açılan işbu davanın konusuz ve mesnetsiz olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 21.01.2025 tarihli kararı ile; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 21.01.2025 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl dava bakımından davacı vekili, birleşen dava bakımından davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairenin 17.04.2025 tarihli kararı ile; başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 17.04.2025 tarihli kararının süresi içinde birleşen dava bakımından davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 6356 sayılı Kanun'un 60/1 hükmü gereğince davalı Sendika tarafından yasal süre içinde grev kararı alınmadığından yetki belgesinin kendiliğinden hükümsüz hâle geldiği, bu konuda davalının bir itirazı olmadığı gibi davacı tarafından, dava açılmasını gerektirecek hukuki yararının bulunduğunun da kanıtlanamadığı, bu itibarla birleşen dava bakımından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyulan bozma ilâmı doğrultusunda asıl davanın reddine, birleşen davanın usulden reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; dava açılmasında hukuki yararın bulunduğunu, kararın hatalı olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, yetki belgesinin hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeple;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.