Anahtar kelimeler: Burun Hastahanesinde Estetik Ameliyatı Ameliyatın Ameliyat Elden Anlaştığını Ayı Nisan
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 4. Tüketici Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; kendisinin 2021 yılı Nisan ayı içerisinde (estetik burun ameliyatı) olmak üzere Dr. ... ile anlaştığını, yaptıkları sözlü anlaşma uyarınca ameliyatın Dr. ... tarafından ... ... hastahanesinde yapılacağının kararlaştırıldığını bu ameliyat için davacının özel sağlık sigortasından alınacak ödeme dışında ek olarak 4.500,00 TL'nin elden ödeneceğini, bu ödemenin kendisi tarafından adı geçen doktorun banka hesabına gönderildiğini, sonrasında doktorla tüm görüşmelerinin ... ... hastahanesinde yapılmasına rağmen, doktor ...'ın telkinleriyle ... Tıp Merkezinde ameliyat edildiğini, bu ameliyattan sonra burnunda kayma olduğunu ve birçok komplikasyonlar meydana geldiğini, bunun üzerine revizyon ameliyatına alındığını ancak, tekrar revizyon şikayetlerinin artarak devam ettiğini, davalıların tümünün usulsüz ve özensiz davranışları sonucu ağır maddi ve manevi zararlara uğradığını belirterek şimdilik 1.000,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş, fazla haklarını saklı tutmuştur.
II. CEVAP
Davalı şirket cevabında kendisinin ... ... Hastahanesi ile hiçbir ilgisi olmadığını bu sebeple husumet itirazında bulunduğunu öncelikle kendisi yönünden davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince ████████ Esas sayılı dosyanın 21.11.2024 tarihli duruşmasının 1 numaralı ara kararı gereği davanın ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. husumet itirazında bulunması nedeniyle yönünden tefrik edilmesine karar verildiği bunun üzerine tetkik edilen davanın aynı mahkemenin İstanbul 4. Tüketici Mahkemesi ████████ Esasına kaydının yapıldığı, sonrasında ... ... Hastahanesinin ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. Bünyesinde olmadığı, ... ... Hastahanesinin ... Üniversitesine bağlı olduğu dolayısıyla davacının davalı şirketten sağlık hizmeti almadığı ve bu sebeple ... Sağlık Hizmetleri A.Ş'ye husumet yönetilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kendisinin davalı doktor ...'la sözlü olarak yaptığı anlaşma sonucu gerekli ödemeyi yaptığını ve davalı doktorun kendisini etkileyerek ... Tıp Merkezinde ilk ameliyatın 13.04.2021 tarihinde gerçekleştiğini bu ameliyat başarısız olunca, bu kez ... ... Hastahanesinden 12.12.2021 tarihinde revizyon ameliyatı yapıldığını, davalı şirketin de hastahanenin ait olduğu ... Üniversitesi ile bağlantılı olması sebebiyle tüm usulsüzlüklerden sorumlu tutulması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hatalı burun ameliyatı iddiasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı kendisinin burun estetiği yaptırmak üzere anlaştığı dava dışı doktor ... ve diğer sorumlularla birlikte davalı şirketin de yaptığı birçok usulsüzlük ve özensizlikler sonucu, ağır maddi ve manevi zararlara uğradığı iddiasıyla tazminat isteminde bulunmuş; eldeki davada davalı şirket yönünden İlk Derece Mahkemesince pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili bu karara yönelik istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle, taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebilmesi ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır.
Somut olaya gelince; yargılama sırasında davalı şirket husumet itirazında bulunmuş olup, İlk Derece Mahkemesince bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığının ancak davanın esası incelendikten sonra tespit edilebileceği ve bu durumda davanın ret ve kabul ile sonuçlanabileceği dikkate alınması gerekirken alınmadığı, davalı ...Ş.'nin tüm ticari sicil kayıtları ile ... ... hastahanesi olarak ismi geçen hastahanenin (resmi ismi Sağlık Bakanlığı yazısına göre ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi olan) tüm kayıtlarının ve tüm delillerin toplanıp değerlendirme yapılmadığı, aynı şekilde dosya arasında bulunan.... Noterliğinde düzenlenen 12.02.2024 tarih ve ... yevmiye no'lu adı geçen hastahaneye ait imza sirkülerinde A sınıfı imza yetkileri olan ...ve ... isimli kişilerin aynı zamanda davalı şirketin de ticari sicil kayıtlarına göre yönetim kurulu üyesi ve yönetim kurulu başkanı olduklarının anlaşıldığı, her iki tüzel kişinin aralarında organik bağ bulunup bulunmadığı tam olarak araştırılmadan, asıl dava dosyasında ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. yönünden davanın tefrik edilerek yeni bir esasa kaydının yapılmasına karar verilmesinin HMK 57. maddesine ve usul ekonomisine aykırı olduğu, yargılamanın HMK 57. maddesi uyarınca diğer davalılarla birlikte sürdürülmesinin tarafların sorumluluklarının tayini bakımından gerekli olduğu, eldeki davanın asıl dava dosyası ile bağlantılı olduğu da anlaşıldığından, HMK 166. maddesi uyarınca eldeki davanın asıl dava ile birleştirilmek suretiyle, davanın esası tüm davalılar yönünden incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, usul ve yasaya aykırı olarak davanın davalı şirket yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması uygun bulunmuştur.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!